clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Obezite ve korunma çareleri
14 Aralık 2017 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Önemli bir tehlike ile karşı karşıyayız!
Hangi iş ile uğraşıyor olursak olalım bu mesajımızı mutlaka okumalı ve hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için gerekli tedbirleri bir an önce almalıyız.

Hastalıkların yarıdan fazlasının temel nedeni beslenme ile ilgilidir. Ya düzensiz ya da dengesiz beslenme sonucu şekerden tansiyona, kalp krizinden solunum rahatsızlıklarına kadar pek çok hastalık ortaya çıkmaktadır. Aşırı kilolu olmak ya da kilo alamamak başlı başına bir hastalıktır. Ülkemizde köyden kente göç sonucu yaşanan fastfood alışkanlıkları bunları tetiklemektedir. Çocuklarımızı ya da kendimizi ödüllendirmek için yediğimiz fasfood ürünler aslında ödülden ziyade bir cezadır. Bir de bunun üzerine aşırı hormonlu, suni gübreli hızlı yetiştirilmiş sebze ve meyvelerin sebep olduğu kanserojen etkiyi ekledik mi karşımıza bugünün Türkiye’sinde yaşanan gerçekler çıkmaktadır.

TÜRKİYE, OBEZİTEDE AVRUPA 1. Sİ DÜNYA 8. Sİ OLMUŞ !

Sağlık Örgütlerinin verilerine göre TÜRKİYE AŞIRI ŞİŞMANLIKTA AVRUPA 1. Sİ DÜNYA 8. Sİ olmuş durumdadır. Ülkemizin nüfusunun hızla yaşlandığı düşünüldüğünde bu durum daha fazla hastalıklara sebep olacaktır. Ayrıca ekonomiye getireceği yük de cabasıdır. Çare doğru beslenme bilincinin yaygınlaştırılmasıdır. Dengeli ve düzenli beslenmeyi devamlı bir şekilde sağlayabilmektir. Torunlarımızla sağlıklı bir şekilde uzun ve mutlu bir ömür geçirmek istiyorsak yapmamız gereken temel iş beslenmemize dikkat etmektir.

Akdeniz tipi beslenme, pek çok bilim adamına göre en sağlıklı beslenme tarzlarından biridir. Akdeniz tipi diyetin en önemli özelliği ise sebze ve meyve yönünden zengin olmasıdır. Kanserden korunmak için Akdeniz tipi beslenmenin ana ögesi olan sebze ve başta Elma olmak üzere meyvenin bol miktarda tüketilmesi ve yağ olarak da sızma zeytinyağı tüketilmesi konusunda toplum teşvik edilmeli, bilinçlendirilmelidir.

Ayrıca okullarda başta Elma olmak üzere meyve, salata ve süt gibi gıdaların öğrenciler tarafından bol miktarda tüketilmesini sağlayacak çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu da önemle vurgulamalıyız.

Nüfusumuzun %35’i obezite tehdidi altında yaşıyor. Bu hastalıkların oluşmasında %70 modernitenin sunduğu başta margarinli ve trans yağlı katkı maddeli gıdalar oluşturmaktadır.

DİNİMİZ İSLAMIN MESAJINA KULAK VERMELİYİZ

İslam, dünya hayatımızın her noktası için mesajı olan bir dindir. Dolayısıyla müntesiplerini çizgileri, sınırları belli bir yaşam tarzına uymayı istemektedir. Böyle bir istek söz konusu olunca, günlük yaşantımızda önemli yer tutan gıdalarımıza dikkat etmemiz de dinin bir emri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Öncelikle boş ve aldatıcı reklamlara aldanmadan, Müslüman olarak biz demeliyiz ki "Arkadaş! Yiyen yesin, satan satsın, ama ben yemek istemiyorum. İrademin dışında, bilgimin dışında, beni aldatarak kimse bana dinimde haram kılınan gıda maddesini yedirme hakkına sahip değildir."

Tüketiciler olarak bu hakkımızı almak istiyorsak önce "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" kavlince bilgimizi ve şuurumuzu artırmak zorundayız. Alışveriş yaptığımız, market, bakkal ve büfe sahiplerini ikaz edeceğiz. Bir yandan bilmediğimiz, tanımadığımız gıda maddelerini satın almaya paydos diyeceğiz. Ambalajların üzerindeki etiketleri dikkatlice okuyacağız. Bu aldatmacaların olduğu bir ortamda etiketleri okumak da yeterli olmayacaktır. En iyisi imalatçılar, irili ufaklı marketçiler, bakkallar, büfeciler, lokantacılar ve resmi görevliler ikaz oluncaya kadar bu tür ürünleri boykot etmek en tesirli silahımız olacaktır.

Ebu Hureyre (r.a.) rivayet ettiğine göre; Resul-û Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 
"Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam ellerini göklere uzatarak ‘Ya Rabb, ya Rabb!’ diye yalvarıyor. Halbuki onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böylesinin duası nasıl makbul olur?” (Müslim)


EN İYİSİ HELAL VE TAYYİB SERTİFİKALI ÜRÜNLERLE BESLENMEK

Helal ve Tayyib sertifikalama nedir? Niçin Helal sertifikasına İhtiyacımız vardır?


Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, Helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntemdir. Gıdalarda Helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlardır. Ayrıca Helal Sertifikalama Ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlar. Helal sertifikalama, Müslüman tüketici için, kabul edilebilir gıdanın ve tüketilebilir ürünün üretilmesi için gereklidir. Bu husus dünyadaki 2 milyar Müslüman'ı ve de Helal ürün yemeği tercih eden diğer milyonlarca insanı kapsamaktadır.

Bu gün ülkemizde bu fonksiyonu garantili bir şekilde gerçekleştiren kurum GİMDES’dir. GİMDES’i yakından inceleme ve tanımanız menfaatiniz için elzemdir. Yine bu kurumun kontrolunda olup çeşitli şehirlerimize yayılmış 50’ye yakın HALAL DUNYA MARKET şubelerini ziyaret edip sırf GİMDES’in kontrolunden geçmiş ürünleri satın almanız inancınız ve sağlığınız için önemlidir.

Helal Sertifika, isteğe bağlı olabilecek bir belgedir. Müslüman tüketici Helal Sertifikalı ürün talebinde ne kadar samimi, ne kadar istekli ve ne kadar ısrarlı olabilirse uygulama o kadar yaygın ve güçlü olabilecektir.

Siz siz olun maddi ve manevi sağlığınızla yakından ve bilinçli bir şekilde ilgilenin.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.