Doç. Dr. Ali AKBEN
Doç. Dr. Ali AKBEN
İkinci doz aşılama
8 Mart 2021 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Covid belasına çare ve çözüm umudu olarak gördüğüm  aşılanmanın ikincisini geçtiğimiz hafta sonunda   yaptırarak vatandaşlık görevimi  bir kere daha yerine getirdim.
 
Virüs illetine karşı aşının faydalı olabileceğini  ümüt eden bir hekim olarak sırası gelen kardeşlerimin aşılarını yaptırarak hem kendilerine hem de devletimizin virüs mücadelesine katkıda bulunmalarını öneriyorum.
 
Yakın tarihlerde kitlesel ölümlere sebep olan birçok viral ve bakteriyel  hastalıktan aşılama sayesinde kurtulmanın verdiği bir umut bu.
 
Aşılanma  hakkında çok spekülasyon olsa da önümüzdeki günlerde aşının  olumlu sonuçları ile karşılaşarak daha doğru ve objektif gerçekleşmeler göreceğimize inanıyorum.
 
Dünyanın çeşitli ülkelerinde ard arda açıklanan mutand ve mutasyon ile ilgili haberleri izledikçe , virüslerin sık baş vurduğu bu taktik ile ilgili yaşanmışlıkları hatırlıyorum. 
 
Virüsler zaten sık mutasyona uğrarlar. 
 
Virüsün diş çeperinde bulunan bazı proteinlerin aminoasidleri değişime uğrar ve yeni bir taçla taçlanarak savunma ordumuza  karşı kendini kamufle etmeye çalışır.
 
Böyle bir hüner ile kılıktan kılığa giren virüse karşı mücadelede elbette çeşitli zorluklar var. 
 
Eller yaya biz aya çok şükür.
 
Azgın azınlık pek hoşlanmasa da gerçek bu.
 
Ama biz şimdilik bir sıfır öndeyiz. 
 
Dünya bu gerçeği görüyor ve  virüse karşı verdiğimiz mücadele  ile ilgili proğramlar yapa dursun, bizdeki gezici kaz kafalılar  ve malum zihniyetin trolleri ha bire üflemeye devam ediyor.
 
Fitne, fesat ,hıyanet , ihanet aklınıza gelen her türlü kötü sıfatı üzerinde taşıyan troller ellerinden  gelen kötülükleri   var güçleri  ile yapmaya devam edecekler gibi.
 
Sırca köşklerinde bir eli yağda bir eli balda olanlar  yokluk edebiyatı üzerinden timsah göz yaşları ile ağıt dökmeler  hep olmuş ve olmaya devam edecek. 
 
Devletimiz nasıl pandemi sürecinde ciddi bir yanlış yapmadan bugünlere gelmemizi sağladı ise  ,aynı şekilde aşılama proğramını da aynı hassasiyet ve titizlikle yerine getirerek fırsatçı fesatçılara pabuç bırakmayacaktır.
Bu güne kadar 10 milyona yakın vatandaşımız sorunsuz aşılandı. Aşılanmada dünyada ilk on ülke arasındayız.
Devletimizin en yetkili organları ard arda bu gerçekliği tüm yönleri ile  açıkladığı halde hala öküz altında buzağı arayışında olan ahmaklar sağda solda çamur atmaya devam ediyor.
 
Amaç belli.
 
Çamur at izi kalsın.
 
Vatandaşın kafasını bulandırmak için her gün yeni bir hezeyan ve kırıla giden  asparagaslar…
 
Çatlasanızda patlasanızda devletimiz bu süreçten galip çıkacak ve tüm dünyaya örnek olmaya devam edecek.
***
28 şubattan akılda kalanlar
 
Bin yıldan fazla süreceği iddiası ile yola çıkan bizim(!) çocuklar ,daha birkaç yıl geçmeden taru mar oldular ve kaçacak delik aradılar. 
 
Muhtar bile olamayacağı söylenen Erdoğan,  ülkemizi 20 yıla yakın bir süredir idare ediyor. Düşmana korku dosta müşfik duruşu ile milletimizin teveccühünü kazanmaya devam ediyor.
 
Deliklerinden arada bir kafasını çıkartan beşinci kolcularda buldukları her fırsatı gole çevirme peşinde. İnandım inat 
Ne ar. 
 
Ne namus. 
 
Dost(!) hançeri
 
Değerli okurlarım dost meclisinde dost bildiğim bazı kişilerin ağzından çıkanlar bendenizi ziyadesi ile üzdü.
 
Görev dışı kalmış bazı kardeş bildiklerimizin  Cumhurbaşkanımız ile ilgili ağızlarından  çıkan cümlelere insaf diyesi geliyor. 
 
Bir dost zalim sıfatını kullanınca yanımdaki başka bir dost  yüksek sesle insaf dedi. 
 
Demese ben diyecektim ki, başka bir dostta İstanbul belediye başkanını yağlama girişiminde ölçüyü kaçırınca bu kez de  ben insaf dedim.
 
İnsaf ki , ne insaf.
 
Yağlayıp  ballandırdığın kişi pandeminin zirve yaptığı günlerde çok zırvalamış ve  Başakşehir Çam ve Sakura hastanesinin yollarını yapacak ekonomik gücünün olmadığını beyan ederek hastanenin açılışını geciktirmişti dedim ve sustum.
 
Sayılacak onlarca yüzlerce başka ucube açıklaması var hazretin. Neresini yağlayıp ballıyorsun bu acezenin  be dost bildiğim kardeşim. 
 
Suçlu arıyorsa bir insan , önce kendini bir yoklasın. 
 
Kalbinin künhüne  şöyle bir baksın. 
 
Görürse ne ala. 
 
Hala görme özrü ile sağa sola sataşıyorsa o zaman da aynaların karşısına geçerek içindeki ben ile kendi benliği arasındaki bozulmuş ayarı düzelttikten sonra konuşacak takati kaldı ile konuşsun.
 
İşkembeden atıp tutmanın sadece bu dünyada  değil,  hesabın hasbi olduğu dünyada da bedeli var.
 
Bu haftalık da  bu kadar.
 
Kalın sağlıcakla.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.