Doç. Dr. Ali AKBEN
Doç. Dr. Ali AKBEN
Sabere zafere
30 Temmuz 2020 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Tarihe tanıklık ettiğimiz en önemli günlerden bir tanesini   ümmet olarak geçtiğimiz Cuma günü  yaşadık. Bugünlerin özlemi ile yanıp tutuşan  yüzbinler  covid-19  şartlarında Ayasofya-i  kebir camiine akın eyledi. Yaşadığımız bu bayram nedeni ile kuduranlar çatlayanlar patlayanlar ve hırsından kafasını gözünü paralayanlar  olsa da şükür kazasız belasız sevinç göz yaşları ile tüm dünyada ümmet bilincini yeniden perçinledik.

Bugünü bizlere yaşatan başta cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm emeği geçenlere kalbi teşekkürlerimi arz ediyorum.

Gençlik yıllarımızda her 29 mayısta ettiğimiz dualar kabul oldu . O günlerde  fiili duaları nedeni ile idamla yargılanan, zindanda çürüyen itilip kakılan yerlerde sürüklenen tüm kardeşlerimizden ölenlere rahmet yaşayanlara sağlıklı hayırlı ömür diliyorum.

Bu özel bayram gününü karartmaya çalışan şer güçlerinin hevesleri  kursaklarında kaldı. Şu gerçekliği hiç unutmamalıyız. Su uyur düşman uyumaz. Azgın azınlığın fosilleşmiş beyinlerinde dolaşan tilkilere ve şeytanın aklına gelmeyecek desiselere karşı her zamankinden daha uyanık olmamız gerek.

Bu güruh her zaman patlamaya hazır bir volkan gibi . Ağababaları da ülkemizi film stüdyosu olarak kullanamasa da eski alışkanlıkları ile arada bir başı kesilmiş koyun gibi refleks kasılmalarla hala umut tacirliğine devam ediyor.

Çıkmayan candan umut arayan malum zihniyet,  halkımızın  bir zincirin daha kırılmasından duyduğu memnuniyetten korktukları için seslerini kısarak bayram günümüzün zehir edilmesinden medet umarcasına suikasttan,  covid-19 dan  bahsederek kendilerini bir nebzede olsa rahatlatmaya çalıştılar.

Çok şükür eski Türkiye de yaşamıyoruz.

Yeni Türkiye’mizde devletimiz dim dik ayakta. Kem gözlere şiş olmaya başladı beri çok şükür huzur ve güven içerisinde yaşıyoruz.

Daha güzel günleri görme arzumuz elbette duaların arşı alaya ulaşması ile mümkün olacak. Daha kırılacak çok zincir var. Ülkemizi önce işgal edip ölümü gösteren zihniyet,  sonra sıtmaya razı etmek için kullandığı zincirlerin bir kısmı hala kırılmadı.

Paslanmış ve çürümüş  olsa da kalan çağ dışı  zincirleri  bir bir kıracağız. Vurmadan devirip dökmeden sabır ile önümüzü açanlara dualar eşliğinde  yolumuza devam ederek bunu da başarırız inancındayım.

Yakın geçmişe bakarak kat ettiğimiz mesafeyi göz ucu ile süzdüğümüzde yolun yarısını geçtiğimiz anlaşılıyor.  Sabere zafere derken kast ettiğimde bu zaten.

İyice olgunlaşmamış bir apse patlatılmaz. Dünyaya yeni gelen bir yavrunun yürümesi konuşması için birkaç yıl beklenir. Anne rahmine yapışarak ruhu üflenen bir cenin dokuz ay sonra dünyada yaşama şansı olduğu için bu sürede anne karnında bekletilir.

Örnekler her alanda olduğu gibi sosyal olaylarda da zaman ve zemin ister. Sabır ve sebat ister. Bu süreçlerde yol kazaları hep olabilir. Bizdeki gezi zekalıları, kaz kafalıları  ve 15 temmuzu ,hatta 2018 rahip olayı bahanesi ile ekonomik saldırı ile birlik hamurumuza su katmayı böyle yol kazaları olarak yorumlayarak tedbir babından dikkatli olmak ve azami tedbirlerden sonra takdire boyun eğmek durumunda olmalıyız.

Makalemi sonlandırırken Ayasofya’yı cami yapıp vakfiyesi ile ümmete yani bizlere koruma görevi veren çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Muhammed han hazretlerine rahmet ,  86 yıl zincirlerle bağlanarak ümmeti malum  bedduaya muhatap edenlere lanet ve  içeriden dışarıdan tüm engellemelere rağmen kararlı duruşu ve onurlu davranışı ile ümmetin yıllar içerisinde özlemini giderek fazla hissettiği Ayasofya’yı asli hüviyetine tekrar kavuşturan cumhurbaşkanımıza teşekkür ederek tamamlıyorum.

Bugünlük de bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Doç. Dr. ALİ AKBEN - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.