Doç. Dr. Ali AKBEN
Doç. Dr. Ali AKBEN
İki Özür
10 Mayıs 2020 Pazar / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
15 temmuz darbe girişiminin olacağı zamana kadar gençlerimizle ilgili ulu orta makaleler yazmış ve ülkemiz adına gençlerimizden umudumun giderek azaldığından bahseder olmuştum. Alçak darbe girişimi oldu .Aman Allah’ım gördüklerim gerçekti. Her kesimden gençlerimizi fevç fevç alçak darbecilere karşı cihada koşuyorlar. Hele bir tanesinin şu sözleri var ya.” Biz arkadaşlarla kafede oturuyorduk. Gözüme televizyondan kalkışma ile ilgili haber ilişti. İşin ciddi olduğunu anlayınca hep beraber köprünün yolunu tuttuk” Benzer onlarca yüzlerce birbirinden habersiz grupların aynı hedefe doğru yönelişleri bunlar. Gençleri en ön safta saf tutmuş olarak görünce yanıldığımı anlamış ve gündeme getirip özür dilemiştim.
 
Şimdide aynı şekilde sağlık ordumuzdan özür diliyorum. Bu ordunun bir mensubu olarak son yıllarda üzerimize dökülen ölü toprağının etkisi ile yaşadıklarımızdan yola çıkarak makaleler yazmış yerine göre sebep olanlara ,yerine göre de kendi meslektaşlarıma yönelik duruş sergilemiştim.
 
Bizzat bakan ve yönetim kadrosuna uygulamada yaşanılan aksaklıkları, acillerden yansıyan olumsuzlukları makalelerimde açık yüreklilikle belirtmiştim. Hem bakanlık hem de meslektaşlarımdan aldığım tenkitler olmuştu.
 
Covid19 savaşı ve bu savaşta verdiği destansı mücadele sağlık ordumuzun ne kadar güçlü ve yeri geldiğinde canını hiçe sayarak düşmanla nasıl mücadeleye tutuştuğunun örneklerini gördükçe bir yandan içim kabarırken diğer yandan da bir özür borcu olduğumu hatırlıyor ve özür diliyorum.
 
Etrafa saçılan trilyon dolarların çer çöp kadar değerinin olmadığını , fedakarlığın destanımsı duruşun birlik ve bütünlük içerisinde sırt sırta vererek dayanışmanın önemini bir kez daha anladıysak bu zor imtihandan ders alanlardan oluruz.
 
Kasabın et derdinde
 
Dostlar nerede ise her ramazan ayında gündem dönüyor dolaşıyor milletin değerleri ile savaşıp Müslüman mahallesinde salyangoz satıcısı azgın güruhun zırvaları ile rahmet ve mağfiret ayımız heba ediliyor. Bunun tesadüf olduğunu ve bilinçsizce yapıldığını söyleyecek darvinist beyinsizler elbette olacak. Ancak ben şahsen böyle düşünmüyorum. Çok bilinçli amaçlı ve planlı programlı bir hareket bu. Böyle bir savrulmayı milletimize reva gören felahı zor bu azgın güruha Allah müstehakını versin diyorum.
 
Bazı kardeşler, hocam mesleğinizle ilgili makaleler yazmanı istiyoruz diyerek haklı bir talepte bulunuyor. Çok yerinde ve doğru olan bir talep olmasına rağmen , ülkemizin içinden geçtiği zor günlerde öncelik gündemi sık değişen yaşanmışlıklar olunca , önce vatan duygusunun galebesi ister istemez farklı konulara önemi nedeni ile değinmemi gerektiriyor.
 
Makalelerimi düzenli olarak takip edenler bilirler. Hakaret ,kişiye saygısızlık gibi yakışıksız polemiklerden çok , zihniyet üzerinden meseleleri ele almaya çalışıyorum . Yazdıklarım yakın tarihimizde yaşanılan ve bizzat yaşadıklarımdan özetler şeklinde olup , hafızayı beşerin nisyanı nedeni ile hatırlatmalarım şeklinde algılanmalı.
 
Doğrusunu yaptığıma inancımdan olsa gerek , görüşlerimi ön yargısız olarak okuyup değerlendirenlerin vereceği nottan çok ,hesabın hasbi olduğu günde alacağım nota yönelik bilgileri paylaşmaya gayret ediyorum.
 
Bu günlerde yine örnekler çoğaldı. Mesela malum bir partinin il başkanı , ülkenin onlarca yüzlerce sorunu varken meseleyi dallandırıp budaklandırarak darbe imasına taşıyabiliyor, bu yetmiyormuş gibi yine aynı zihniyetin meclisteki sözcüsü de aynı minval üzere ağzından çıkanları kulaklarının duymadığı tarzda ulu orta konuşarak yaktığı ateşe benzin taşıyabiliyor. Ben şahsen böyle bir zamanda bile durumdan vazife çıkarılmasını anlamakta zorlanıyorum.
 
Zihniyetin dününü çok iyi bilmeme rağmen bu zorlanmalarımın ana sebebi, köprünün altından bu kadar su akmasına rağmen hala aynı kafa , aynı tas , aynı hamam, aynı çunur olunca irticanın ve irticacılığında bir sınırı olmalı diyesim geliyor.
 
Kafaları hala otuzlu kırklı yıllarda. Kafa bu kadar geride olunca ister istemez düzelmelerine yönelik umudumda kıt. Allah’tan gürültü patırtıları fazla olsa da sayıları çok şükür artmadığı gibi giderek de azalıyor.
 
Milletimiz hiçbir dönemde bu zihniyete zaten prim vermemiş. Allem edip kallem ederek kimi zaman açık oy gizli sayım hilesi garabetli seçimle kimi zaman askeri, kimi zamanda ekonomik darbelerle milletin başına kısa süreli bela olmuşlukları var. Her bela oluşlarında da maddi ve manevi olarak geriye milletimiz götürülmüş.
 
Son günlerde dine , diyanete yeniden saldırmaları, devletimizin kurumlarını yıpratma girişimleri yeni bir düğmeye basma mı acaba dedirtiyor. Çünkü bu zihniyetin genetik hastalığı bu olunca akla gelmesi mümkün.
 
Covid19 üzerinden Pazar oluşturan malum zihniyet, ibneler ve vatan hainlerinden medet umacak kadar savrulup ağızlarından çıkanları sağır olmuş kulakları da duymayınca salyangoz satıcılığının pirim yapacağına inanma gafleti ile daha bir süre tozu dumana katmaya devam edecekler gibi.
 
Milletimize düşen görev yine sabır…
 
Yine sabır.
 
Sabredenlerden olunuz tavsiyesi ile bu günler kast edilmiş olabilir.
 
yoksa sabretmek gerçekten zor.
 
Adam öyle bir uçmuş ki, ölüm üzerinden mal toplama sevdasına düşmüş. Ülkemizde salgından kaybettiğimiz canlar üzerinden pazar oluşturma çabası bile pirim yapmak için kullanılıyor. Hiç ölüm üzerinden pirim yapılır mı?
 
Bu zihniyet için koyunun can derdinin hiçbir önemi yok . Yeter ki, bir lokma etrafa fitne fücur yayılsın. Birkaç zihin daha bulandırılsın.
 
iBB başkanı çıkmış virüsten ölenler üzerinden hem de televizyonda milletin gözünün içine baka baka hesap kitap yapıyor .İşi gücü mış…muş… mış .
 
Hep sonu mışlı cümleler…
 
İl başkanı çıkmış darbenin yollarının açıldığı ile ilgili zırvalarla geviş getirip duruyor . Yine ne peşindeler demiyorum.
 
Çünkü neyin peşinde oldukları açık seçik meydanda.
 
Malum zihniyetin ana temsilcisi partinin yetkili sözcüsü de utanmadan sıkılmadan tüm bu kepazelikleri savunarak savrulanlara rahmet okuturcasına atıp tutuyor.
 
Ya Rab aziz mübarek günlerde yine üzerimize doğru yürütülmeye çalışılan kara bulutları def eyle. Kalbi ve zihni kararmış güruhun şerlerinden milletimizi koru .İçimizdeki günahsız sabiler ve mazlumlar hürmetine.
 
İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak eyleme.AMİN.
 
Bugünlük de bu kadar.
 
Kalın sağlıcakla.
 
Doç.Dr. ALİ AKBEN - NAME HABER
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.