hilmisag
Doç. Dr. Ali AKBEN
Doç. Dr. Ali AKBEN
Ah İran Ah
13 Ocak 2020 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
İran  devriminin  olduğu yıllarda İstanbul’da tıp tahsili yapan bir öğrenciydim. Gençlik yıllarının heyecanı ,yakın arkadaşların devrimle ilgili olumlu duruşları , dünyada yükselen İslam algısı ve adı İslam olan bir cumhuriyet hepsinden önemlisi de Amerikan emperyalizminin bugünkü kadar olmasa da dünyamızı yaşanmaz hale getirmesinin biz gençler üzerinde oluşturduğu farklı bir duruş tarzı. Hepsinin ortak paydada sebebi olarak o yıllarda İran’cı olmak inn idi. 
 
Her akşam arkadaşlarla oturup İran İslam Cumhuriyetinin sesi radyosunu dinleyerek mevcut heyecanımızı  kat be kat artırmak bir çok arkadaşımız için birinci derece öncelik idi.
 
Irak savaşı yıllarında bir nebze olsun içimde  acaba ile başlayan duygular belirmeye başladı. O yıllarda ölen ve öldürenin Müslüman olmasını anlamak belki biraz zordu ancak son yıllarda sahneye çıkan yeni figüranlarla bunun ne demek olduğunu elbette çok iyi anlıyor  ve  gençlere anlatıyoruz. 
 
İslam alimi olmadığım için sıffin savaşından başlayarak günümüze kadar süreci kronolojik olarak aktaracak değilim. Ancak  İran islam alemi için güvenilir sirt-sırta  dayanılacak bir ülke değil ve her geçen gün de bunun emarelerini   açık seçik olarak gözlemliyoruz.
 
Son günlerin İran figürünü hep beraber gözlemliyor ve tarihe not olarak düşüyoruz. Takiyye kültürü şia geleneğinde ibadet olarak algılandığı için olsa gerek Allah birdir sözleri  dışındaki her türlü söylem ve eylemine kuşku ile bakmak gerekiyor.
 
Suriye ve Yemen’de İran’ın yediği  herzelerin baş sorumlusu olan komutanlarının  garip bir şekilde büyük şeytan  tarafından ortadan yok edilmesi  önümüzdeki günlerde daha çok tartışılıp kafaları daha da bulandıracak gibi.
 
Amerika üssüne attığı füzelerle buhar olan onlarca küçük şeytanı  (!)  şu ana kadar izini tozunu gören olmadı ancak kendi uçağını füze ile vurarak 180 masum insanı diri diri yakmasını tüm dünya hayret ve ibretle takip etti. Özür dilemek vs hepsi boş şeyler. Mazlumlardan aldığı ahlar ve yüzbinlerce  Müslümanın canına namusuna tasallut etmenin vertikal cezası bu olsa gerek. 
 
 Konuştukça batmak 
 
İBB başkanı aklını kullanıp medyadan uzak kalarak kaybettiği itibarını yeniden kazanmaya çalışıyordu. Bugüne kadar herhangi bir icraatını  görmedik ama yazılı ve görsel basını böyle ulu orta kullanarak  çamlar yarmaya devam ederse kendine güvenerek rey verenlerin umudu olmaktan çıkacak.
 
Geçen hafta  bir televizyonda arzı endam edince proğramı pür dikka izledim. Huyunda suyunda bir değişim olmuş mu  diye merak ediyordum.  Eski tas eski hamam maalesef. Huylu huyundan vaz geçmiyor.
 
Bir dakika önce söylediğini unutup (!)dakikasında yalanlayarak seçim sürecinden hafızalarda kalan garabetlerini tazelemiş oldu. Dedi demedi. Oldu olmadı. Tetikler tetiklemez…… 
 
Mübarek 180 derece kıvırmak dansözlere bile zor gelen bir hareket. Bu milletin kahır ekseriyetini cahil gerici bir şeyden anlamaz görebilirsin. Ama milletin ferasetinden korkulması gerektiğini de ağababaların çok iyi bilirler.
 
Göbeğini  kaşıyıp dursa , makarna ile doysa ve   yan gelip yatmayı da sevse sandık başına gittiğinde ne yapması gerekiyorsa onu yapıyor ve bir ayağı balda diğer ayağı yağda sırca köşk sahiplerini yanıltmaya devam ediyor.
 
Sen şehreminisin. Yani hadim-hademesin. Böbürlenmek kibirlenmek senin neyine. Bu kibir bu afra tafra kime ve ne için?
 
Bu milletin kül yutmayacağını bilmenizde fayda var. Verdiğin onlarca ciddi söz var. Ben en basitinden sormak isterim. Sömestre tatili geldi hala vaat ettiğin bursların dağıtımına başlayamadın. Yaptığın örtülü zamların adını fiyat ayarlamak olarak değiştirmek dışında  seçildiğin günden bugüne cek cak dışında  vatandaşlar bir icraatına şahit olmadı.
 
Güvendiğin dağlara kar yağmış olmalı ki, mal bulmuş mağribici  gibi kanal İstanbul’a sarıldın.
 
Ağababaların köprülere takılmış ve yaptırmamda yaptırmam nakaratı ile tuzu kuruları uzun süre  uyutmuştu. Sende kötü bir taklit ile kanalı yaptırmamda yaptırmam şarkısı ile aynı hatayı yapıyorsun.
 
Bırak da konunun uzmanı   insanlar enine boyuna bu meseleyi tartışıp milletin hayrına en doğru  kararı versinler.
 
Başkan demek her şeyden anlayan  demek değil ve olmamalı da. Böyle önemli bir konuda referandum  gibi kafa bulandırıcı yollar zaten paramparça olmuş vatandaşımızı daha da parçalar ve böler. Dünyanın çivisinin çıktığı bu günlerde daha fazla  bölünüp parçalanmamızdan  medet uman gözler üzerimizde ve zaman kolluyorlar.
 
Böl parçala ve yut güruhunun piyonu olmak istemeyenler birlik hamurunun mayasını bozmasın. Pişmiş pilava su katmasın. Şerre fren hayra gaz olmak temennilerimle …
 
Bugünlük de bu kadar.
 
Kalın sağlıcakla.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.