Doç. Dr. Ali AKBEN
Doç. Dr. Ali AKBEN
Yemenli Ahmet
17 Haziran 2019 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Dostlar yolculukları sevdiğimi söyler ve arada yaşadıklarımı yazarak sizlerle paylaşırım. Muayenehaneme gelen yerli ve özellikle  yabancı hastalarla sohbet bazen öyle koyulaşır ki,  bekleyen hastalarımın uyarısı ile sohbeti sonlandırırım.
 
Geçtiğimiz hafta içerisinde Suriye ve Yemen’den muayene olmak için hastalar geldi. Her iki kardeşimin ortak paydasında  ülkemiz ve Erdoğan vardı. Kendi ülkelerinde kan gövdeyi götürmesine rağmen umutlarının ülkemiz olması ve Erdoğan’ı bizlerden daha iyi anlamış olmalarına duygulanmadım desem yalan olur.
 
 Bu haftaki makalemi Yemenli Ahmet ‘ e ayırmak istiyorum. Haftaya da inşallah diğer kardeşimle olan sohbetimi sizlerle paylaşırım.
 
Yemeli Ahmet  ellili  yaşlarda evli ve 9 çocuklu memleketinde ticaretle uğraşan bir Müslüman.  Ülkemize geliş amacının  ticari faaliyet olduğunu söyledi mütercim arkadaş.  
 
Uzun yıllar çektiği  boyun fıtığı nedeni ile muayene oldu. Tedavisini düzenlerken  benim sormama gerek kalmadan  Erbakan ve Erdoğan hayranlığından anlatmaya başladı . Mobil telefonundan her iki liderin  videolarını arapça alt yazılı olarak bana izlettirirken benden daha fazla heyecanlı olduğunu gözlemledim ve bu iki lidere  düşmanlık edenler adına üzüldüm. Heyecanı beni utandırdı .  Erdoğan’ın yeni kapı mitingini ve  okuduğu kur’an ayetlerini  Erbakan’ın 1992 de yaptığı meclis konuşmalarının arapça alt yazılı videolarını onun  telefonundan izledim.
 
 Dünyamızdaki  savrulmayı ve  dünyanın  hali pür melalini benden daha iyi tasvir etmesi doğrusu  düşündürücü. Saddam’ı Mursiy’i ve Erdoğan’ı mücahit olarak görüyor. Amerika İran ve Suudları ise İslam düşmanı olarak tanımlıyor .Yemen savaşında İran tarafından desteklenen hûsilerle ailecek savaştıklarını aktarırken 3  yaşındaki çocuğu   kızları ve oğullarının video kayıtlarında nasıl silah kullandıklarını gösterirken de duruşundaki dikleşme dikkatimden kaçmadı.
 
 Dostlar üniversite okumamış ama dünyanın hal ve gidişini yorumlarken beni bile utandıran vakarlığı karşısında pes dedim. Erdoğan derken  beden dilindeki duruştan etkilenmemek mümkün değil .
 
Erdoğan sevgisini gittiğim başka ülkeler dede görüyordum ama burası Yemen . Savaş kıtlık çaresizlik her türlü olumsuzluğun zirve yaptığı  bu ülkede bile  Erdoğan aşkı doğrusu yerli halkımızda bunun bir karşılığı olmalı. Nedeninin niçinini ve sosyolojik altyapısını  sorgulamalıyız
 
Yerlilerdeki Erdoğan düşmanlığını şimdi biraz daha iyi anlamaya başladım.
Bu kadar kin ve garazın sebepleri üzerinde kafamı yorarken artık biraz daha berrak düşünüyorum. Mesele ekonomiden yönetilme şeklinden ve hatta damat bahanesinin çok ötesinde daha deruni sebepler söz konusu.
 
Cennet mekan Abdülhamit Han,  rahmetli Menderes , Özal ve Erbakan bu liderlerin  suçlarının ortak paydasında yerlilik ve millilik var. Koca hakanın 33 yıllık idaresini yıkmaya yemin eylemiş bir avuç çapulcunun yediği naneleri ve devletin nasıl yıkılıp tar umar edildiğini hafızalarımızdan hiç silmemeliyiz. Hürriyet  ve özgürlük adı altında başlayan bu hareket ile özgürlük ve hürriyetin adı bile yasaklandı. Koca bir imparatorluktan küçücük bir parça toprağa razı edildik.
 
Rahmetli Menderes gençleri kıyma makinasında doğradı yalanı ve köpek, bebek gibi hayali yaftalarla tüm dünyanın gözü önünde hunharca katledildi. Rahmetli Özal alışamayanların   ve ailevi sorunları dev aynasında büyütenlerin iftiralarına cevap vermekle ömrünü tüketti.
 
Rahmetli Erbakan hocamız ise aynı mantıktan menkul mantıksızların dipçikleri ile itibarsızlaştırıldı.
 
Erdoğan’a gelince durum inanın farklı değil. Bizim  gezi zekalılara ve köhne CHP zihniyeti virüsü ile hastalanmış  ve beyni sulanmış acezeler Yemenli Ahmet’ten ders alsalar iyi olacak.
 
Yemenli Ahmet Erdoğan’a dua etmekte mahir. Mursi ve  Saddam’ı yediler bitirdiler.  Erdoğan ı götürmek içinde denenmedik yol kalmadı diyerek benden daha net ifadelerle  fetodan, pkkdan ve Amerika’nın ticaret savaşlarından anlattıkça anlattı. 
 
Fetonun çirkin bir resmini göstererek büyük hain bu arkasında sadece Amerika değil İsrail’de var dedi. İstanbul hava limanının  adının Erdoğan olmamasına bir anlam veremediğini aktarırken  anlaşmamıza yardımcı olan tercüman arkadaş  hocam ben Ahmet’i iyi tanırım. Gerçekten çok doğru ve isabetli tespitleri var diyerek sohbetin uzamasını  engelledi.
 
Ahmet ise Erdoğan a sahip çıkmamız gerektiğini örnekler vererek biraz daha devam etti ve reçetesini alarak  Erdoğan hava alanına döğru tercümanla birlikte gittiler.  Özetle bir yabancının gözü ile Erdoğan belgeseli izledim 
 
Çıkarken İstanbul seçimlerini muhakkak Erdoğan kazanmalı deyince bakışıp kaldım.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.