Doç. Dr. Ali AKBEN
Doç. Dr. Ali AKBEN
Sefası ve şifası ile hoş geldi
29 Mayıs 2017 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Ömrü olana aylar yıllar vızır vızır  geçiyor . Yine öyle oldu ve mübarek sessiz sedasız  geliverdi. Sessiz sedasız diyorum çünkü büyük şehirlerin kargaşalı kaotik ortamı içerisinde çoğumuza geldiğini bile farkettirmedi. Ramazan ayı ne gün başlıyor diye sorsan Google baba bilir diyenlerimiz var maalesef.

  Hatta bir dostumuz Cuma mı cumartesi mi gelecek onun bile farkında olmadığını ben sorunca söyledi.

 Şükür kavuşturana. Geldi  evlerimiz camilerimiz sokaklarımız  meydanlarımız şenlendi.

  Forma girmek diyet yapmak fit görünmek gibi bahaneleri önümüze katarak niyetlenmek orucun samimiyetini ve muhabbetini lekeler. İftarı teravihi ve sahuru  ile bir bütün olan bu ibadeti layıkı ile yapmayı rabbimiz nasip etsin inşallah.

 Sefası ve şifası için oruca niyet etmeyiz elbette. Çünkü onun mükafatını özel olarak verecek olan Mevlamız hem çok cömert hem çok affedici ve bağışlayıcı. Oruçlarımızı onun rızası için tutacağız.

  Sahur seheri müjdelerken beynimiz de tüm doku ve organlarımıza bir ay boyunca  oruçlu geçirileceği bilgisini göndererek ona göre çalışma düzeni alınmasını sağlıyor.

  Yıl boyu   kir pas tutmuş  çöp atıkları ile kirlenmiş doku ve organlarımız  oruçlu olduğumuz uzun günler içerisinde  bu zararlı atıkları  harcayarak  hücrelerimizi temizliyor.. Detoks  denen zahmetli ve meşeggatli işi oruç  ibadeti ile yerine getirirken hem maddi hem de manevi bonüsler elde ediyoruz.

   Düzenli bir  şekilde  ramazan ayı boyunca tedbiri elden bırakmadan yememizde içmemizde  ibadetimizde ve garip gurebayı gözetlemede planlı ve proğramlı olabilirsek kazanımlarımız tahminlerin çok ötesinde ve bereketli olacaktır.

                    İtirafname…

   Gündemi yakından takip etmek bazen insanı çileden çıkartarak saçmalamasına sebep olabilir . FETÖ  davalarını gören hakim ve  savcılarımıza  Rabbim sabır versin. Sabahtan akşama aldıkları ifadelerdeki çelişkili açıklamalara ve saçmalıklara  sabretmek gerçekten koca bir yürek gerektirir.

   Sureti ile adam sandığımız koca koca  mahlukların  ağzından dökülen cümlelerdeki saçmalığı tutarsızlığı  duyup işitince  bir hoş oluyor bazen küçük dillerimizi yutacak kadar da şaşkınlaşıyoruz.

    Yüksek zekalarına güvenerek herzeler yemişler . İş tahminlerin ötesinde sonlanınca güya akıllarınca bu milleti kandıracaklarını sanarak eften püften bahanelerle varsa kalan insanlıklarına helal getiriyorlar.

  Öyle bir helal ki, dostlarını çileden çıkartırken düşmanlarını kıs kıs güldürüyor.

  Hani sık  sık “Allah kimseyi böyle rezil duruma düşürmesin” duasına amin deriz.

  Vatanına milletine devletine ihanet etmek gerçekten çok alçakça ve adice bir eylem. Böyle bir eylemde hata kusurda aranmaz. Hafifletici sebebi de olamaz. Bu suçun cezası tüm dünyada aynı.

  Bu eylemi gerçekleştirdiği ayan beyan ortada olmasına rağmen garip gerekçelerle yedikleri naneye bahane uyduranları her işittiğimde Nasrettin hocanın kedi-ciğer fıkrası aklıma geliyor.

  Üç maymunların oynandığı bir tiyatro sahnesine çevrilmek istenen süreç hakim ve savcılarımızın tutarlı ve kararlı duruşu ile kısa sürede sonlanacak diye umuyorum.

  Yanlış hesap Bağdat’a gerek kalmadan bu gazi halkın o gece gösterdiği dirayetli duruşu ile zaten  döndü ve yüce Türk adaletine teslim edildi.

     Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.