Damla ALKOÇ
Damla ALKOÇ
Bilişsel psikolojik terapi yöntemi
12 Nisan 2016 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

-Bilginin, psikolojik bozukluklara bağlı bilinçaltı süreçlerinin başarıyla kodlanması için ilk adım belleğimizde saklamak istediğimiz bilgi üzerine dikkatimizi odaklamaktır.

Çocukluk yaşantımızdan itibaren kaydettiğimiz bilgilerin yorumlandırılması, ortaya çıkartılması ve kontrol sağlanması aşamasında zihinsel süreçlerimizin önemi büyüktür. Zihnimiz anılarımızı kayıt altına alırken anlamlandırır ve hangi olay, duygu ve anlam üzerine kaydettiyse gerçeğimiz olarak sürekli tekrarlanır. Gerçek olan nedir? Düşüncelerimiz ne kadar doğrudur? Peki eğer doğru ise neden hala şikayet ederiz ya da dönüştürmeye çalışırız?  EVET, doğru ya da mantıklı olduğunuzu düşünmediğiniz halde geçmiş yaşantınızda yoğun travma ya da stres altında kaydettiğiniz her şey davranışlarınızı ve düşüncelerinizi kontrol etmeye devam etmektedir.

Peki düşünce ve davranışlarımızı kontrol edebilir miyiz? Bellek inandığı otoriteden aldığı bilgiye hemen inanır. Kişi kendisini otoriter görmediğinde dışarıdan yardım bekler. Oysa kendi zihninin ne kadar güçlü ve otoriter olduğunu farkettiğinde düşüncelerini yargısız gerçekleştirmeye çalışır. Uzun süre terapi almasına dahi gerek kalmayabilir.

Farkındalık süreci sadece zamanın belirlediği bir süreç değildir. Farkındalık yaşandığı an terapi tamamlanmış olacaktır.

Mesela; Acı bir olay yaşandığında yoğun üzüntü, stres ve hüsran duygularını yaşarken, ufak bir haz,gülme, destek vb. kişinin zihninde bağlantı kuruyor ve zihin yaşam odaklı olduğu için bu olumlu bağlar ne kadar sık kuruluyorsa, tehlike olmadığını algılıyor. Çünkü kişiler varlığını sadece yaşama içgüdüsü ile değil özgüvenini, değersizlik, başarısızlık,sevilmeme, yetersizlik duygularını da savunmak ve bastırmak için mücadele ediyor ve bu duyguları yaşamalarına neden olan yaşantılardan kaçıyorlar ya da bastırıyorlar. Kendilerini koruma altına alıyorlar. Yani hayata uyum sağlama süreci kişinin acı ile uyumlu ve olumlu bağları kurma sıklığına göre değişir.

Bu yüzden zihin korkulacak bir şey olmadığını zamanla görür ve alışma sürecine girer. Bu süreçte uyur, gülebilir ve acısıyla birlikte haz duyguları yavaşça artmaya başlar ve insan vücudu tekrar dengede kalmaya devam eder.

Acıya dayanmak, bizim doğuşta var olan vücut ve zihin sistemimizin hayatla güçlü olan bağıdır. Kendisini yenileme ve tamir etme özelliğine sahiptir. Tıpkı yaraların zamanla kapanması gibi...Derin yara bile olsa iz kalabilir ancak kapanır ve günlük işlevselliğe geri döner.

Terapi yöntemlerimiz nelerdir?

- Seanlarda öncelikle kişinin neler yaşadığı ve bilinçaltı düşünce ve duygularıyla ilgili bilgi alınır

- Kişinin bu düşüncelere neden sahip olduğu, neler yaşadığı ve sorunuyla bağlantılı yönlerinin ne olduğu belirlenir.

-  Zihnin neler düşündüğü ile yeniden düşünce sitemini yerleştirme adına görsel materyaller gösterileri ve yeniden bilinçaltı kayıtları oluşturulur.

- Çocukluk yaşantısıyla yoğun duygu ile kaydettiği ve hiç unutmadığı anıları tekrar aynı yoğun duygu ile bilişsel yapılandırma teknikleri ile yeniden daha mantıklı ve kişinin günlük işlevselliğine sağlıklı bir şekilde devam etmesine yönelik yapılandırılır.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.