clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Damla ALKOÇ
Damla ALKOÇ
Gündemdeki terör ve psikolojimiz
19 Mart 2016 Cumartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Toplumsal psikolojik kaosun içinde bulunduğumuz son günlerde korku ve kaygıların da artması çok normal. Sürekli gündemden takip ettiğimiz katliamlar, cenaze görüntüleri, savaş habercisi bomba ihbarları, canlı bomba paniği hepimizi güvensiz bir ortamda çaresizlik hissine sürüklemeye başladı. Kendimizin dışında sürekli çevremiz ve yakınlarımız için her an her saat endişelenmeye başladık.

Zihnimiz artık herkesi potansiyel tehlike olarak görmeye başladı. Yolda yürürken, toplu taşıma araçlarında, kalabalık ortamlarda hatta yanımızda oturan kişiden şüphelenmeye başladık.

Evet tüm bunlar korkuya, herkesten şüphelenmeye, kuşku duymaya işaret ediyor olsa da bu düşüncelere neden olan olaylara, haberlere sürekli maruz kalıyoruz. Yani bunu tanımlamak için bu sefer kişisel geçmiş yaşam öyküsü alıp çocukluğa inmek değil, toplumumuzda neler yaşandığının da yaşam öyküsünü sorgulamamız gerekiyor.

Gün geçtikçe çaresizlik hissine kapılıyoruz ve kaygılarımız aynı şiddetle artmaya başlıyor.

Her gün yeni katliam ve ölümlere şahit olurken çaresizliği öğreniyoruz. Bu durumu artık normalleştirmeye ve acılara alışmaya başladık.

Hayatımız acıyla mücadele etmeye, her gün kendi yaşamımızdan endişe duymaya devam ederken bir yandan mutluluk pozlarıyla duygusal bir çatışmanın içine sürükleniyoruz.

Toplumsal ilişkilerin gittikçe zayıfladığı, güvenlik ihtiyacının sürekli arttığı bir toplum haline dönüşüyoruz. Bu süreçte bahsettiğimiz tüm bu psikolojik etkenlerin arkasına sığınmak doğru olmaz.

Öncelikle birlikte ve birbirimize destek olmanın bilincine sahip olmamız gerekir. Bireysel etkilenmemizin arkasına sığınıp kendi kabuğumuzda uzaktan izlememeliyiz ki birçok kişi öğrenilmiş çaresizlik hissi ve depresif ruh durumu ile geri çekilebiliyor. Herkesin inancını savunabildiği tek bir söz, tek bir titreşim bile sosyal ağdan sessizce tuşlara bastığımız paylaşımlardan çok daha etkili bir iletişimi sağlayacaktır.

Peki yaşanılanlardan daha az etkilenmek için ne yapabiliriz?

 

Zihninizi dinlendirecek zamanlar ayırın.

 

Bu zamanlarda sürekli sosyal medyayı takip etmek zararlı olabilir. Bunun yerine kendinize kısa molalar verin. Bu tamamen her şeyden kopmak, ilgilenmemek, uzak kalmak anlamına gelmez.

 

Uzun süre maruz kalınan olumsuz olaylar sağlıklı düşünmemizi etkiler ve kontrol edemediğimiz stres, depresyon, kaygı, karamsarlığa neden olur.

 

Yoğun üzüntü, öfke, umutsuzluk, çaresizlik hisleri sizi daha yorgun ve güçsüz kılar.

 

Bu olaylarda özellikle hassas duygusal kişiler daha fazla etkilenir.

 

Hepimiz için zor günler. Ancak bugün, yarın ve gelecek nesillerimiz için inancımızı ve gücümüzü fark etmemiz gerekir.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.