Cemil YAMAN
Cemil YAMAN
Türkiye - ABD ilişkileri nereye gidiyor? (2)
7 Ağustos 2018 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

ABD Başkanı Trump’un Rahip Brunson’un serbest bırakılması talebine karşılık Sayın Cumhurbaşkanımız FETÖ elebaşısının ülkemize iade edilmesini istemiştir.

Üstelik FETÖ elebaşısı ülkemizde yüzlerce insanımızın yaşamını kaybetmesine sebep olan hain darbe girişiminde bulunmasına ve onlarca delil ABD mahkemelerine sunulmasına rağmen bu hainin ülkemize iadesini reddederken ABD, Rahip Brunson konusunda korkunç bir kampanya başlatmıştır.

Türkiye’nin bağımsız mahkemeleri Rahip Brunson’un ev hapsi ile cezalandırılmasına karar vermiş ve bunun üzerine ABD yönetimi skandal bir söyleme imza atmıştır.

Ülkenin en yetkili ağızlarından ve tüm dünyanın gözü önünde Adalet ve İç İşleri Bakanlarımıza yönelik olarak “insan hakkı ihlali yaptıkları” gerekçesi ile yaptırım kararı aldıklarını açıklamıştır.

Bu tuhaf açıklamaların ardında Rahip Brunson’un kendini misyoner olarak yollara atmış mütevazı bir din adamı olmaktan çok öte kimliğe sahip olduğu yanında Trump’un, Türkiye aleyhtarlığının ara seçim malzemesi yapılarak Evangelist kiliseden olan Rahip Brunson üzerinden bilhassa Evangelist tabandan destek görme gayreti içinde olduğuna dair tespitler de yapılmaktadır. 

Türkiye gibi kadim devlet geleneğine sahip bir ülkenin en önemli bakanlıklarına yönelik gerçekleştirilen bu açıklamalar elbette kabul edilemez söylemlerdir.

Ancak Türkiye, bu hassas dönemden geçerken itidalli diplomasi geleneğinden ödün vermemiş, ateş çemberine dönmüş bu corafyada sorunların daha da içinden çıkılmaz bir hal almaması için sakin, soğukkanlı ama asla ödün vermez politikasını sürdürmüştür. 

Türkiye, bölgesinde önemli bir güç ve tüm dünyada mazlumların savunucusu kimliğini sürdürmek için elinden geleni yapmaktadır.

Türkiye kendisini ABD’nin her türlü politikasının arkasında durmak zorunda hisseden zayıf bir ABD müttefiki değildir.

Bölgesinde komşu ülkeler Rusya ve İran ile kurduğu siyasi ve ekonomik iş birlikleri, BRICKS ülkelerine eklemlenerek BRICKS-T’yi önermesi, milli para üzerinden karşılıklı ticaret ilişkileri ve dolara bağımlılığın küresel ölçekte azaltılması çabaları, kendi silahını üretmesi, teknolojik ve altyapı yatırımları ile daha güçlü ve her yönden bağımsız bir ülke olma yolunda gösterdiği çabalar ülkemizin uluslararası platformda da söz sahibi olmasına yol açmaktadır. 

“Dünya beşten büyüktür” sözü ile tüm mazlumların savunucusu konumu yanında güçlü devletlerin dünya hegomonyasına karşı bir duruş gösteren Sayın Cumhurbaşkanımız’ın liderliğinde yolumuzda ve davamızda bazı taş ve dikenlerle karşılaşacağımız mutlaktır. 

Ekonomimize yönelik yapılabilecek spekülatif saldırılara karşı gerekli tedbirlerin alındığı en güçlü ağızdan, Ekonomi Bakanımız Sayın Berat Albayrak tarafından açıklanmıştır.

Bunun yanında değerli bakanlarımız ve ilgili alandan bürokratlarımız gerekli adımları atarak tansiyonu düşürme yönünde akıllı politikalar izlemektedirler.

Nitekim Singapur’da Dış İşleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD’li mevkidaşı Mike Pompeo ile yaptığı görüşmede bunun ilk sinyalleri verilmiş ve uzlaşma yolunda adımlar atılmıştır.

Zira iki ülke arasında bir süredir devam eden sorunların geçici olmaktan çıkıp yapısal sorunlara dönüşmesi her iki ülke menfaatlerine de terstir.

Türkiye, gerek komşuları gerekse müttefiki olduğu ABD ve ticari bağlarımızın güçlü olduğu AB ile ilişkilerini iyi düzeyde götürmek istemektedir.

ABD açısından bölgede kendisine destek olabilecek İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan bulunmakla birlikte, bu ülkelerin bölgedeki diğer ülkelerle olan ilişkileri ve etki alanları Türkiye ile mukayese edilemez.

Bu nedenle ABD açsından Türkiye, gözden çıkarılamayacak kadar önemli bir ülkedir. 

Son yıllarda kademeli olarak tırmanan gerilimlerin elbette bir görüşmede veya birkaç günde sonlandırılması beklenemez.

Ancak iki ülkenin karşılıklı menfaatleri, aralarında sürtüşme ve karşılıklı çekişmelerin her iki tarafa da zarar verdiğini görerek düzelme sürecine gireceği kanaati ve umudunu taşıyoruz.

Gelecek günlerde olumlu çabaların meyvelerini toplayacağımız ümidi ile…

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.