Ahmet AYDIN
Ahmet AYDIN
7 haziran 2015 seçimleri ve düşündürdükleri
9 Haziran 2015 Salı / ahmetaydin@namehaber.com - Tüm Yazılar

Çok partili hayata geçişin ana meteforu 1946. 

Ve biraz önceki yıllara dayanan, demokrat partinin kurulmasıyla tahkimat başlar. Cumhuriyet döneminin kendine özgü sartları çok partili hayata geçişi geciktirmistir. Her ne kadar ülkemizde her 10 yılda bir darbelerle anılsa dahi halk iradesine dayanan 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' öğesi (sandık)  demokrasinin baştacı olmuştur. 

Şunuda ifade etmek gerekir; sandık herşey değildir. Demokratik normların iyi işleyebilmesi için üniversiteler, STK'lar şeffaf, katılımcı demokrasi için özgür basın, ifade hürriyeti, örgütlenme özgürlüğü, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazlarındandır dedikten sonra gelelim 7 haziran 2015 seçim sonucunda halkın, gerçek vekillerin emanetçilerine ve milletin vekillerine nasıl bir yönetim anlayışı öngördüğüne sırayla bakabiliriz;

1) Kavgacı, kutuplaştırıcı, tahakküm eden bir siyaset anlayışı istemiyor. Yani Ak Parti'yi 276 sayısını geçmeyecek bir bantta bırakıp, çoğunluğu ona vererek git muhalefetle uzlaş dedi. Diyalog kur, katılımcılığı esas al, kavga gürültü istemiyorum, ancak iktidar sensin.
 

2) Bu süreçte Ak Parti yol kazası yapmakla birlikte, şarampole yuvarlanmış degildir. İktidar gücünü kullanarak başta Sayın Davutoğlu dirayet ve ferasetle hocalığın verdiği vizyonla bütün öncü denemeleri kuşatıcı siyasetini göstermelidir. Muhalefete açık kapı bırakılmamalıdır, erken seçim son şık olmalıdır.

3) Bu süreçte Sayın Selahattin Demirtaş büyük bir performans sergileyerek, çekici ve cezbedici kişiliği ile ve kutsal ittifak dedikleri koalisyonun da yardımı ile barajı aşmıştır. Burada malesef diyeceğim, Ak Parti yönetici elitlerinin doğu ve güneydoğudaki aday profilinin yerel unsurlardan olmayışı HDP'nin elini güçlendirmiştir.

Bu konuyla ilgili CHP ile MHP ana muhalefet ve yavru muhalefet olmak üzere istenilen performansı ortaya koymazsa şayet Selahattin Demirtaş'ın HDP'si ana mualefet partisi lideridir. Seçimlerdeki performansı ve seçmene dokunuşu bunu kanıtlamıştır.

4) Başkanlık sistemi meselesi ;

Belki süreç iyi anlatılamayıp belki zaman yetersizliğinden rafa kalkmıştır ancak sistem üniversite camiasında, basında, siyasette daha çok tartışılması ve demokratik normlar doğrultusunda uygulanabilirliği demokratik yapı içerisinde kalınarak denenmelidir. Ya parlamenter sistem güçlendirilmeli, seçim sistemi, partiler yasası, seçim barajı değiştirilmeli, olmuyorsa cumhurbaşkanınında seçimiyle fiili olarak yarı başkanlık oluşmuştur zaten...

Bütün detayları ortaya koymak bir kalemde ele almak mümkün değildir, önemli olan siyasilerin bu süreci iyi okuyup iyi analiz edip ve de gözlemleyip sağduyu ile haraket edip ekonomiyi de zaafa uğratmadan halkın, refah ve saadeti için var gücüyle çalışmalıdır.

Türkiye bir gemi ise kaptanına  Sayın Davutoğlu'na büyük iş düşüyor ki gemi yolunda ilerlesin. Yeni Türkiye vizyonuna yarışır, adil, şeffaf, demokratik kurum ve kurallar işlesin. Seçim biter geçim başlar. Önemli olan iyilik tohumu ekmek, her zaman alıcısı vardır...

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Osmanettin Seferli 27 Haziran 2015
"%60 akp ve erdoğan'ı istemiyor !!!..." başlıklı yorumun sahibi olan arkadaş: Acaba hangi temele dayanarak bunu söylüyorsun. Sakın seçim sonuşları deme..! %60 Davutoğlu'nu istemiyor desen ve bunu seçim sonuçlarına dayandırsan eyvallah. Ama Erdoğan için nasıl olurda seçim sonuçlarından direkt bir kanaat çıkarabilirsin ? Tek etken seçim sonucuymuş gibi bir tablo çizebilirsin ? Bizler için karanlıkta kalmış olan tahlil yeteneğinizin ilgili noktalarını aydınlatınız lütfen.. Ahmet Aydın beyefendiye saygı ve hürmetler.
%60 akp ve erdoğan' ı istemiyor !!!... 12 Haziran 2015
yazar ahmet bey yazının satır aralarında akp nin seçimi kaybetmesini kabullenememe var. %60 halk akp yi ve erdoğan ın tavır,tarz ve üslubunu istemiyor... bunu anlamak zor olmasa gerek... bu milletin tapusu akp de ya da erdoğan da değil... herkes gibi siyasi parti ve siyasetçiler de fani ve geçici... bu millet tek partiyi de tek adamın despotluğunu da istemedi/ istemiyor... understand?