Ahmet AYDIN
Ahmet AYDIN
Dış Ticaret
1 Nisan 2013 Pazartesi / ahmetaydin@namehaber.com - Tüm Yazılar

Ekonomik reformlar ve son yıllarda komşu ülkelere yapılan yükselme trendi başa ta olmak üzere, Ortadoğu ve afrika açılımı, Uzakdoğu ve Latin Amerikaya yönelik bölgesel ticaretin geliştirme stratejisi sayesinde dış ticaretin yapısı ve sistematiği değişmiş ve daha aktif hale gelmiştir.

2012 Yılında Türkiye 200’den fazla ülkeye ihracaat gerçekleştirmiş ve ticaret hacmi 350 Milyar dolar yaklaşmış, ihracat ise rekor bir düzeye erişerek 152.6 Milyar dolar olarak gerçekleştirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100.Kuruluş yılında ana hedef 500 Milyar dolar olup toplam ticaret hacminin 1 Trilyon dolar olması hedeflenmektedir. Buraya kadarki kısım Türkiye İstatislik Kurumu (TÜİK) kurumundan alınan resmi rakamlardır. Buradaki ekonomik zaaf noktamız belli ve önemli  oranın cari açık etkilemektedir. Ekonomide önemli olan sürdürülebilir ve geliştirilebilir, ekonomik parametreler ufkumuzu ve nirengi noktamızı belirlemektedir. Enerji ithaalatı ve cari açık ekonomideki yumuşak karnımızı oluşturmaktadır. Ülkemizdeki ürünlerin marka değerini ve katma değerdeki artışını teknolojik ve yeni gelişmelerle deneyerek anlayabileceğinizi düşünüyorum. Bir yıldır söylene duran yerli otomobil Türkiye’nin olmazsa olmazlarındandır bana göre, Güney Kore yerli otomotiv, yerli uçak ve yerli bilgisayar teknolojisiyle kalkınmış ve kalktınmakta olan bir ülkedir. Bizdeki genç potansiyel okur yazarlık ve üniversite okullaşma oranının gelişimi teknik liselere olan teveccüh üniversite sanayi iş birliği ve devlet teşviğiyle birlikte türk ürünleri rekabet ortamında ve kalkınma hamlesi yapmamızda ve katma değer ayrıcalığı oluşturarak dünya ölçeğinde yeni yerimizi almamıza imkan sağlamaktadır. Bu sayede türkiye on yıllar içinde değil 500 Milyar dolar 8 Trilyon dolar‘ı yakalayabilecek enerji ve potansiyele sahiptir. Bunlar şaka veya hayali Ütopya değil, sessiz ve derinden gelen ekonomik devriminin ayak sesleridir. Bunu içtenlikle söylüyorum yapılması gereken, yüksek ahlak, ileri teknoloji ilkesini damarlarında hissederek, azim, irade ve kararlılığımızı daha etkin bir biçimde kullanarak hem millet hem hükümet, siyaset olarak aktif bir biçimde ele alalım. Burada gözden kaçırılmaması gereken bir noktada muhalefet partilerinin bu sürece aktif bir biçimde CHP, MHP, BDP ‘nin siyasi çekişmeleri bir tarafa bırakarak eğilmeleridir. Yoksa yaptıkları siyaset ve politika ne ülkenin nede küresel dünyanın evrensel ekonomik değerleriyle örtüşmüyorsa ülke ve millet faydasına artı maliyet kar oluşturmuyorsa yaptıkları muhalefet hem güdük hemde yetersiz kalır, ne kendilerine ne ülkeye bir faydası dokunmaz. Muhalefet partilerine düşen bir an önce iş ve fikir üretmeleri hem iktidarı bu konuda  yönlendirip ve aynı zamanda ürettikleri fikir ve projelerle iktidara talip olma beceri ve yeteneğini taşımalılar,aksi halde edebiyen muhalefet, AK Parti’de edebiyen iktidar koltuğunu taşır.Bu durum AK Parti açısından avantaj olduğu kadar halk için dezavantajdır. İktidar ile muhalefet halk için el ele vermesi durumunda millet hem millet olma durumunda gelişir, ekonomik refahdan pay olma olgusu güçlenir ve bu sosyal adalet ve sosyal hukuk devleti anlayışıyla taçlandırılıp serbest piyasa koşulları oluşturulur. Kartelcilikten kaçınılıp teşebbüs hürriyetinde fırsat eşitliği sağlandığı zaman türk girişimcinin elini tutana helal olsun derim. O zaman siz görün patent ve iş fikrindeki gelişmeleri tabiki burada ceberrut devlet anlayışı terk edilerek halk için devlet ve sosyal devlet anlayışı ikame edilmelidir.

Bir başka ve önemli saptamada atlamadan edemeyeceğimiz tarım ve turizm sahamızdır.Amerika’yı ele alırsak ileri teknoloji ve büyük ülke olmasına rağmen her fırsatta turizmi desteklemekte,küçük fırsatları dahi kara dönüştürmektedir, soykırım müzesi gibi. Bir de fransızların Eyfel Kulesini unutmayalım,eyfel deyipte geçmeyin yılda milyonlarca ziyaretçisi var küçümsemek için söylemiyorum ama bizim ülkemizde belkide farkında olmadığımız yüz eyfellerimiz var. Ülkemiz Mezopotamya’nın beşiği, Urartular’dan Filikyalılara, Bizans’ın antik kalıntılarına, Selçuklu’dan Osmanlı’ya hamamları medreseleri, tarihi ve kültürel derinliğe sahip, eski açık hava tiyatroları ve kadim medeniyete sahip adeta bir çok hava müzesi rakamsal ifadeyle son durum 31.8 Milyon yabancı turist ve 23.4 Milyar $ gelir. Bunu 100 Milyar $ dahi çıkartabilir enerjimizi ve sinerjimizi pazarlarma taktiğiyle birleştirerek turizimde yeni açılar ve açılımlar kat ederek turizm gelirimizi daha fazlasına katlar buda ekonomik bir iyileşme ve revah devleti yolunda yeni bir ivmedir.

Bu süreçte geçen 10 yıllık performansımız ve gelecek 10 yılların stratejik yönünü ortaya koymaya çalıştım. Aktif ve pasiflerimizi ele alarak ekonomik büyümeyi kararlılıkla ve ortak kollektif akılla bilinç altına ve şuurumuza yerleştirerek adım adım ilerleyerek taviz vermeden büyümeyi , ekonomik büyümeyi böylelikle sağlamalıyız.

Kalın sağlıcakla..

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.