Ahmet AYDIN
Ahmet AYDIN
Toplumsal değişimin temel dinamikleri
29 Temmuz 2017 Cumartesi / ahmetaydin@namehaber.com - Tüm Yazılar
Değişim;
 
Bir zaman değişimi içinde ki değişiklikler bütünüdür, ayrıca üretilen malların başka mallar veya para karşılığı değiştirilmesi, ve de matematiksel olarak bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması ve böyle iki değer aradındaki ayrım, diye bildirir. TDK. Türk Dil Kurumu.
 
Gerçek öğrenme Acshylus’un öğrenme ile ilgili güzel ve doğru bir sözü var;
 
"İnsanlar acı çekerek öğrenirler.‘’
 
Sosyolojik gerçeklikten yani toplumsal olay ve olgulardan, bulgulardan, gözlem ve örneklerden hareket edersek bu ifade ile; Toplumlarda acı çekerek öğrenirler şeklinde benzer bir yargı ekleyebiliriz.
 
Pedegoji tarihi bize uygulamaya dayanmayan, bedenin ve ruhun (duyguların) katılmadığı bir öğrenmenin kalıcı olmadığını göstermektedir.
 
Örneğin, Alman pedegog Herbart’a göre de etkili ve kalıcı bir öğrenme; birey açısından oldukça disiplinli, düzenli, zahmetli zihinsel bir süreçtir.
 
Eğitim ve öğretim bir deneme ve irade işidir. (Kansu 1948:225) Herhangi bir bilgi insanda et'e kemiğe bürünmedikçe öğrenmiş sayılmaz, gerçek öğrenme biçimi budur. Dolayısıyla; "ister bireysel ister toplumsal olsun, her öğrenmenin bir bedeli vardır" der, Aydın YAKA, sosyal değişimin dinamiği hakkında.
 
Sosyal değişim süreçleri hem mesafe olarak uzun yıllara raci, bir o kadar da ontolojik var oluşsal genetik, kültürel, tarihi, geleneksel kodlarımaza dayanır.
 
Türklerin Anadolu'da vatan tutup yerleşmeleri, kök salmaları ve medeniyet kuruşları hep tarihi birer istasyondur.
 
Türkler, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet tecrübesi, hem içeride hem dışardan müdaheleler sonucunda dahi kültürel, tarihi ve geleneksel devlet tecrübemiz, Devletin bekası, kutsala bağlılık, ahlaki değer ve erdem bugün dahi, tarih ve devlet tecrübesinden aldığımız birikim sonucu Türkiye sınırları içerisinde yurtdaş olarak yaşamak, kendisiyle ve toplumuyla ilgili tezler üretebilmektedir.
 
Yaşadığımız coğrafyanın ve ülkemizdeki sancıları devam eden 15 TEMMUZ darbe girişimi ve daha eskilere dayanan darbe kültleri, demokrasiyi askıya alma girişimleri, bürokratik vesayet, yargı vesayeti, hukuku askıya alma girişimleri, Cumhuriyet tarihimizle neredeyse yaştaş'dır.
 
Ana temel kronik sorun; hukuk, hukukun üstünlüğü, insan hakları evrensel beyanamesi dediğimiz, birey ve kişilik hakları, normlar, prosudürler, sosyal ve bireysel hayatta kanun koruyuculardan çok kanun uygulayıcılarının cezayı müeyyideye uymaması yani kuralları takmaması veyahut keyfi, statüsel yorumlamalar, ülkemiz ve milletimizi germekte, kutuplaştırmakta ve ötekileştirme bir türlü ideal toplum ve ideal Devlet ki, insanı yani vatandaşını mutlu eden, rafehtan alınan payı hakkaniyet içersinde dağıtan, kurumsal yapıya kavuşamadık henüz.
 
Bunda yurttaşların da şöyle bir ters iz düşümü vardır ki; toplumsal fayda yerine kişi (ben) özelini toplumun önünde tutarak adeta bürokrasiyi ayartarak kişisel menfaatlerini toplumun ve Devletin menfaatinin önünde tutarak, toplumsal ve ahlaksal çürümeye, yozlaşmaya çanak tutmaktadır. 
 
Velhasıl toplum ve Devlet dayanışması dediğimiz, kaderde, tasada, sevinçte, yurttaşı devletine, geleceğine bağlayan esas statü hukuk ve hukukun üstünlüğü, bireysel haklar ve bunun yanında hiç kimsenin ama hiçbir kimsenin hak ve hukuktan başka imtiyaz, imtiyazlı hukuk, hukuku devlet sadakatinin dışında hiçbir ideolji ve cemaat saikiyle kullanmaya oradan makam, mansıb devşirmeye hakkı ve hukuku yoktur ve olamazda…
 
Kısa da olsa, sosyal değişimin toplumsal dinamiği ve onu var eden nedenler tek bir sebebe ve retoriğe bağlı değildir ve bu yüzdendir ki değişim bizatihi kendisi çetrefilli ve zordur.
 
Toplumsal değişimin temel ivmesi; iyilik, adalet ve hakkaniyet ölçüleridir.
 
Bugün ayakta isek toplum olarak ardımızda ki tarihe fazilet ve erdeme bakarak, iyiyi örnek alıp, kötü örneğe de tüh kaka deyip sırtımızı çevirir, Medine-i fazıla, erdemli toplum yeni gelecek Türkiye'sini ve toplum mutabakatını oluşturmuş ve aydınlık geleceğe emin adımlarla yürümüş oluruz..
 
Yeni meydan okumalar iç ve dış düşmanlar ayak oyunları sadece taktiksel düzeyde kalır, yeni stratejilerle bu oyunların da üstesinden geliriz İnşallah..
 
Selam ve Dua ile…
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.