24.25. ve 26.Dönem Milletvekili Metin KÜLÜNK
24.25. ve 26.Dönem Milletvekili Metin KÜLÜNK
Tarihe Not
10 Mayıs 2020 Pazar / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
1- Çöken Batı’nın üretip insanlık ve devletlerin üzerinde üst norm haline getirdiği tüm alanlardaki yasa ve politika ve uygulamalarını,
 
kendi ülkemiz temelli bu topraklara ait değerler ve bugünün anlaşılması, 
 
ve yeni zamana uygun söz temelinde yeni baştan düşünmek ve kendimize ait normları üretmek vaktidir.
 
2- Gördük ki;
 
ekonomiden para yönetimine ardından tarıma, eğitime özelleştirme kültür politikalarına  kadar yeni baştan özeleştiri ve yenileme yenilenme vaktidir, 
 
Çünkü gelecek yeniye doğru akar tarih milletimiz ve devletimizin yenilenme gücünün farkındadır.
 
3- İnsan ve kalp ekseninde hiç olmayan Batı, şimdi eşya yorumlaması ile de çökerken insanlık için Yeni Yükselecek Medeniyet Anadolu temelli olacaktır.
 
Çöken Batı uygarlığının çökmüşlüğünde artık vakit kaybetmenin anlamı yoktur.
 
Şehirler uyanan Haniflerin sözünü bekliyor
 
4- Gördük ki;
 
Ne o liberal üst aklın belirlediği normlar insan, insanlık ve ülkelerin çıkarları için değildir.
 
Tarih’deki Velid bin Mugire gibi hep daha fazlasını isteyip yeryüzünün egemenliğinin kendilerine ait olduğu insanlığın bir küçük gruba mahkum olmasını sağlamak içindi.
 
5- Ne o liberallik üzerinden yeryüzünde insana fıtratına savaş açtılar,
 
İnsanlığı ifsad etmek için her tür kirli oyunu sahnelemekti üst aklın neoliberal normları.
 
6- Ancak çökmeleri kaçınılmazdı 
 
Allah adaletsizliğe ve zulme asla RIZA göstermez sadece mühlet verir.
 
İşte Batı uygarlığının mühleti dolmuştur.
 
Sonuç; çöken dünya sistemi
 
Çünkü, 300 yıldır insanlığı açlık, yokluk, kan, göz yaşına tutsak ettiler
 
7- Biz bir kez daha yenilenerek, solmaz pörsümez yeni esaslı Anadolu merkezli insanlık için ortak dili üretecek paradigmayı başarmak zorundayız.
 
Dünya’da NEO LİBERAL SEMBOLÜ KEMAL DERVİŞLER MODELİ ÇÖKMÜŞTÜR
 
8- Akıl; zamanı anlamak, hanif kimliğimiz ile varlığın ve insanın fıtratına saygı ve korumak bilgi, su, toprak, tarım, gıda, dijital, yapay zeka, üretim, ihracat, gelir dağılımında adalet ahlak, adalet, temelli yeni evrensel düzeni idrak inşa vakti.
 
9- Şimdi; Kovid-19 dünyayı birçok açıdan yeni bir döneme zorlarken, küresel anlamda bir fırsat eşitliğini de getirmiş oldu.
 
Sanayi Devrimi, 
 
Bilgi Toplumu gibi batının egemen olduğu çağdan, çoklu güçlerin ortaya çıktığı Dijital Dünya dönemine giriyoruz.
 
10- Bugün, sermayenin doğusu batısı kalmamış, üreten ve çağı yakalayan ülkeler çoklu dünya sisteminde yerlerini almaya başlamıştır. 
 
Türkiye de bunlardan biri olma yolunda yeni dönemde büyük sıçrama yakalayabilir. 
 
Burada Devlet/Millet uyumunun rolü büyük olacaktır.
 
11- Kovid-19 sonrası tüm dünya ile birlikte yeni alışkanlıklar dönemine gireceğiz. 
 
Bunların başında ekonomik davranış biçimleri gelmektedir. 
 
Yakın gelecekte gıda milliyetçiliği, iç tasarruf gücü ve kendine yetebilirlik gibi konular öne çıkacaktır.
 
12- Bugün piyasalara bakıldığında dünyada 2 şeyin fiyatı artmakta ve yurt dışına çıkışı kısıtlanmaktadır. İlk buğday başta olmak üzere hububat, ikincisi fon piyasasıdır.
 
13- Ülkelerin temel gıda maddelerine yönelik ihraçları sınırlandırması ve bununla birlikte fon akışının da küresel hatlardaki zayıflığı Kovid-19’un ortaya çıkardığı bir sonuçtur.
 
14- Bugün, 
 
Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Milletimizin de, 
 
kendine yetebilen bir model çalışması yapması gerekmektedir. 
 
Temel gıda maddelerini kendi imkanlarıyla üretme ve finansal koruma adına da yedek akçe uygulaması.
 
15- #EvdeKal  döneminde 
 
Ekmek satışları %35 azaldı, un ve maya satışları ise büyük oranda artış gösterdi. 
 
Yani ortaya şu çıktı; 
 
#EvdeKal ’da herkes hammadde alarak kendi üretim yapıyor. 
 
Aynı şekilde bu örneği ülke ölçeğinde düşünelim.
 
16- Ülkelerin bu süreçte içe kapanması ile temel gıda maddeleri üretimlerini artırmaları ve ihraç etmemeleri de ülke bazında tecritlerdir. 
 
Toprağı olanlar, toprak kiralayanlar, ekim izni verilen hazine arazileri gibi tarıma elverişli her karış alan değerlendirilmelidir.
 
17- Küresel piyasalarda hububat fiyatları her geçen gün yükselmektedir.
 
Gıda arz güvenliğimiz için milletimizin bahçesini,tarlasını, müsait her toprağı ekmesi ve önce kendi ailesine,daha sonra etrafına, daha sonra da ülkenin toplam üretimine katkı yapması hayati bir öneme sahiptir.
 
18- Diğer bir konu da kârın  veya gelirin dağıtılmayan kısmını ifade eden yedek akçe meselesidir. Firmalar fon ihtiyacı olduğunda bu yedek akçeyi kullanırlar. İşte tam da bugün dünyada en çok aranan şey budur. Bireyler, hanehalkları, firmalar ve devletlerin en çok buna ihtiyacı var.
 
19- Bugün ülkelerin birçoğu,küresel sermaye IMF ile ulusal sermaye Merkez Bankaları arasında sıkışmış haldedir. Bütün ülkeler kolay fon aramakta ancak tıpkı gıda gibi parada küresel piyasalardan tecrit edilmiştir.
 
20- Paranın maliyeti düşmesine rağmen, para ülkelere, sektörlere, firmalara ve hanelere ulaşmakta büyük zorluklar yaşamaktadır. Bu noktada finansal sistemin direnişini hepimiz görüyoruz. Merkez Bankaları ne kadar faiz düşürse de para ekonomik birimler arasında dolaşıma giremiyor.
 
21- Bunu aşmanın yolu ise, finansman alışkanlıklarını değiştirmektir. 
 
Tasarrufların artırılması, 
 
lüks tüketimin (cep telefonun son çıkan modelini almak gibi) belirli oranda düşürülmesi ve YEDEK AKÇE dediğimiz politikanın bireysel olarak uygulanmasıdır.
 
22- Kimse benim katkım ne kadar olacak diye düşünmemelidir. 
 
Unutmayın,
 
bankalar da milyonlarca insanın mevduatları üzerinden finansman sağlıyorlar. 
 
Eğer herkes kendi ihtiyacını karşılayacak birikimi sağlarsa bağımlılık da azalır.
 
23- Kaldı ki gelişmekte olan ülkelere giren paralar, gelişmiş ülkelerde yaşayan insanların tasarruflarıdır. Yani birileri tasarruf ederken birileri sürekli tüketmektedir. Şimdi artık dünya eşitlendi. Sermayenin doğusu batısı kalmadı.
 
24- Biz de tasarruf yaparak kendimize yetecek fonu, ihtiyacımız olduğunda kullanacağımız Yedek Akçemizi oluşturabiliriz. Bu ille de kağıt para olmak zorunda değil. Üretimin her türlüsü sermaye artışı sağlar, tükettiğimizden fazlasını üretme modeline geçmeliyiz.
 
25- Kilerlerimizde kendi yetiştirdiğimiz hububat, yastığımızın altında kendi birikimimiz, cebimizde kendi paramız. 
 
Bu model zor değil, yeni dünya kendine yetebilenlerin dünyası olacaktır. 
Bu ülkelerden başlayacak, şehirlere,mahallelere,hanelere bireylere kadar yayılacaktır.
 
26- Türkiye olarak,
 
ve her bir vatandaşımız olarak, tükettiğimizden fazla üretme modeli ile yakın gelecekte bizi çoklu dünya sisteminde KUTUP BAŞI ülke olacağız.
 
Ülkelerin çoğu bu modeli konuşmaktadır. 
 
Biz de konuşmalıyız ve etrafımıza da anlatmalıyız.
 
27- Büyük milletiz büyük devletiz ve yine yeniden başaracağız 
 
İnanmak, Akletmek, Güvenmek
 
METİN KÜLÜNK - NAME HABER
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.