22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
Ulaştırma ve küreselleşme süreçlerinin etkileşimi
3 Ekim 2019 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma ulaştırmadaki yenilikler ile ilgili paylaşımlarda bulunacağım.

20. yüzyılın son çeyreğinde ulaştırma kesiminde ortaya çıkan önemli teknolojik ilerlemelerin uluslararası ticaretteki etkinliği de artırdığını ve dünya ticaret modelinde ciddiye alınması gereken bir yapısal değişmenin oluştuğunu görüyoruz.

Öyle ki, ulaştırma ve küreselleşme süreçlerinin etkileşimi uluslararası ulaştırmanın coğrafyasını da değiştirip ulusal sınırların önemini azaltmıştır.

İktisadi bütünleşme süreçleri, bu gelişme daha karmaşık ve karşılıklı bağımlılığın daha arttığı bir küresel ekonomi modelini ortaya çıkarmaktadır. 2003’ de uluslararası ticaret hacmi, 1950 sonrası için 2 katını aşan bir artışla, küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 15’ine çıkmıştır. Bu süreç üç ana etkene bağlanabilir:

• Üretim sistemleri, mal ve hizmet değişimini cesaretlendirmek üzere, daha esnekleşmişlerdir. Önde gelen örnek Çin’dir.

• Ulaştırma maliyetleri, yenilik süreçlerinin ve ulaşım türleri ile altyapılarının etkinliklerinin artması sonucu, büyük ölçüde azalmıştır.

Bütün bu gelişmelerin sonucunda, uluslararası ticaret hem hacim olarak hem de değer olarak artmıştır. 1750 sonrası her ulaştırma türünde bir ‘makineleşme dönemi’ olarak tanımlanabilir. İlk en anlamlı yenilik, 18. yüzyılın sonuna doğru deniz ve demiryolunun etkinliğini artıran buhar makinesi olmuştur. İçten patlamalı motorlar teknolojinin özellikle karayoluna olmak üzere ulaştırma türlerine büyük ölçekli bir uygulamasını getirmiştir. Bunu, geniş karayolu ağlarının yapımıyla otomobil, otobüs ve kamyonların geniş bir yayılması izlemiştir.

Hava ulaşımında içten patlamalı motor daha büyük uçakların yapımını mümkün kılarken, jet uçaklarının ortaya çıkışı büyük sayıda yolcuların ulaşımını sağlamıştır. Deniz ulaşımında teknolojik gelişme teknelerin hızından çok büyüklük ve uzmanlıklarını (petrol, kuru yük, konteynerler) etkilemiştir.

Aşağıdaki tablo son kırk yılda ulaştırma teknolojisindeki belli başlı gelişmeleri özetlemektedir.

Hava ve demiryolu ulaşımı da 1960’ların sonu ile 1970’lerin başında dikkat çekici gelişmeler kaydetmişlerdir. 1969’da Boeing 747’nin New York-Londra arasındaki ilk ticari uçuşu 400 dolayında yolcu taşıma kapasitesi ile gerçekleşirken uluslararası ulaşımda bir dönüm noktası olmuştur. Daha sonra (1980’lerde) yük taşıması da işlevleri arasına katılmıştır.

Yerel düzeyde, yüksek-hızlı-tren ağlarının ortaya çıkması, özellikle Fransa (1981; TGV, 300 km/saat kadar hız) ve Japonya’da (1964; Shinkansen, 275 km/saat kadar hız) hızlı ve etkin kentlerarası hizmetler sağlamıştır. Otomobil imalatçıları gibi ulaşım araç ve donanımı yapan sınai şirketler küresel  ekonominin ana oyuncuları olmuşlardır. Uluslararası bir ulaşım türü olmasa da otomobilin yayılması araçların, yedek parçaların, ham maddelerin ve yakıtın (başlıca petrol olmak üzere) küresel ticaretini artırmıştır.

Başlıca ABD, Japonya ve Almanya gibi ülkelerde yoğunlaşan otomobil üretimi, az sayıda oyuncunun katıldığı bir küresel sanayiye dönüşmüştür. Petrol üreticileri ile birlikte, otomobil yapımcıları otomobilin ana bireysel ulaşım türü olarak yayılmasını hedefleyen stratejiler izlemişlerdir. Bu, artan bir devinimliliği sağlamışsa da, yığılışmaya ve enerji savurganlığına da yol açmıştır. 21. yüzyıl başlarken otomobil gelişmiş ülkelerde toplam petrol tüketiminin yüzde 80’inden sorumludur.

Hepinize sağlıklı, huzurlu, mutlu ve başarılı günler dilerim.

Prof.Dr.MUSTAFA ILICALI - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.