22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
Coğrafya ve Ulaştırma
20 Ağustos 2017 Pazar / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma coğrafya ve ilgili şartlara bağlı trendlerden bahsedeceğim.

Tarihin her yerden daha hızlı aktığı bu coğrafyada SWOT analizini en hassas ölçütlerle yapmak, yani Fırsatlar-Tehditler dengesini en doğru şekilde kurmak ve sürekli olarak güncellemek birer zorunluluktur. Yakın politik dönemde bir ara sıkça gündeme gelmiş olan ‘Kazan-Kazan’ formülü, aslında bu anlamda toplum ve ülke olarak; hepimiz için zaman bağlamında orta ve uzun vadede, yersel olarak ise Türkiye ve komşuluğunda olduğu coğrafyalar, politik olarak içine dâhil olduğumuz ve yer yer artık formatlamaya başladığımız ‘strateji’ paralelinde ciddi olarak gündemimiz için açıklayıcı ve sağlamacı bir işleve sahip olmaktadır. Sahip olacaktır. . 

Buradan hareketle; ‘perspektif kurma ihtiyacımız’ bağlamında bir ‘Kazan-Kazan’ formüllendirmesi yapmamız gerektiği ortadadır. Bu formülün paydaşları ise; merkezi yönetim, yerel yönetim organları, komşu coğrafyalar, özel sektör, akademi, toplumumuz ve geniş coğrafyamızdaki beşeri havzalarımız olacaktır. Bu anlamda bütün bu paydaşlar aynı zamanda Fayda, Maliyet, Fırsat ve Tehditlere birebir muhataptırlar. Hal böyle iken; kurulacak olan ‘Kazan Kazan’ formülü hepimiz için hayati ve fazlasıyla işlevsel olacaktır. Dolayısıyla; bu formül inşa süreçlerini, gerekliliklerini, departmanlarını birçok defa kısmen ya da ayrıntılı ortaya koymaya çalıştığımız ‘perspektifimiz’ ile doğrudan bir sebep-sonuç ilişiğine yaslanacaktır. 

Söz konusu ilişik; ‘Kazan Kazan’ formülasyonunun temel bileşenlerini de ortaya koyabilmemizi sağlamaktadır. Bunları; ‘insan odaklı yaklaşım’ ‘sürdürülebilirlik’ ‘kamu-özel ortaklaşması’ ‘entegrist bakış ve uygulamalar’ ve ‘sürekli alternatiflendirme’ olarak ortaya koyabiliriz.

‘Sürekli Alternatiflendirme’ başlığını; özelliklerini açıkladığımız coğrafyamızın kendine has koşulları bağlamında çok modlu ve çok planlı bakış açısı çerçevesinde sürekli olarak her adımımızı alternatiflerini üretme kaygısı güderek atma refleksini edinmemiz olarak açabiliriz. Bu refleksin kazanımı bizlere; zamanla ‘kendi terminolojimizi kurma’ imkânlarını sağlayacak, felsefi-sosyal-ekonomik-kültürel-politik anlamda ‘hareket kabiliyetimizi’ arttıracak, post modern süreçle yüzleşerek onu aşan çözümler üretmemize ve dolayısıyla ‘medeniyet dalgası’ oluşturmamıza ön ayak olacak ilk adımları teşkil edecek bir imkânlar ve ihtimaller bütününü sunmaktadır. Eğer ‘2023 vizyonu’ çerçevesinde ilgili tarihlerde önümüze çıkacak olan yeni durumları aktif, enerjik ve sorunlarını çözmüş olarak karşılamak istiyorsak ilgili formülasyonları kurmak ve ivedilikle sağlam adımlarla ve bütün fazlarıyla(ekonomik-politik-kültürel-felsefi-sosyal) eyleme dökmek durumundayız. 

Ancak bu anlam havuzu içerisinde; Kanal projesi, ‘çılgın projeler’, bölgeler arası ulaşım ağı projeleri, yeni köprüler, meydanlar, otoyollar tam anlamıyla yerli yerine oturacaktır. Bu anlamda ‘akıllı şehirler, akıllı ulaştırma, akıllı binalar, akıllı projeler’i içeren bir ‘akıllı siyaset’ten net çizgilerle ve toptan bir ‘akıllanma’ ile bahsedebiliyor olacağız. 

Hepinize sağlıklı huzurlu mutlu ve başarılı günler dilerim.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.