22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
Çevresel açıdan Demiryolları
5 Temmuz 2017 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma demiryollarının çevresel etkileri üzerine paylaşımlarda bulunacağım.

Karayolları, demiryolları ve diğer ulaştırma türleri dâhil bütün insan kullanımları, büyük bir canlı çeşitliliğinin olduğu ve kış aylarında yoğun hayvan nüfusunun olduğu düşük kotlarda gerçekleşmektedir. Bu da yerleşim de sert bir rekabeti beraberinde getirmektedir. Habitat kayıpları; yol yüzeyi, bitkilendirme ve çukur kazıları ile işletimsel gereksinimlerdeki kayıpları da içermektedir. Habitat kayıpları, bölgeye göre önemsiz görülebilmektedir çünkü en kıt habitat türlerinde ortaya çıkmaktadırlar, doğal hayatın etkisine göre bu kayıp düzeyleri artabilmektedir. Örneğin Kuzeyli uzun kulaklı yarasalar için tek kuluçkalama alanı olarak bilinen yer Mount Revelstoke Milli Parkında, TCH tarafından bölünmüştür. Bu türler alt kotlarda bulunmaktadır. TCC dahilinde, alt kotların diğer insan kullanımları için gelişimi, önemli miktarda bir kümülatif çevresel etki potansiyelini ortaya çıkarmaktadır.

Demiryolu ve karayolu, doğal yaşam için duyuşsal bir engel formu oluşturabilmektedir. Bu formdaki bir habitat kaybı, daha geniş bir koridorda etki potansiyeline sahip olmasına karşın, demiryolu ve karayolu kaynaklı duyuşsal rahatsızlıklar üzerine yeterince eğilinmemiştir. TCC civarındaki ren geyiği ve boz ayı yaşam alanları üzerine yapılan ön çalışmalar bu türlerin bazı bireylerinin fiziksel engel olduğu durumlarda TCH yol yüzeyi civarlarına ya da doğrudan geçiş yapmaya eğilimli olmadıklarını göstermektedir. TCC boyunca kış dönemlerinde çığ kontrolü bir diğer potansiyel duyuşsal rahatsızlık kaynağını oluşturmaktadır. Rogers Pass, dünyadaki en büyük mobil ve doğrudan çığ kontrolü tekniğidir. Yılda ortalama bin dolaylarındaki patlamayla alanda TCH ve CPR üzerinde çığ kontrolü gerçekleştirilmektedir. Bu etkinlik, rahatsızlık alanından yolun sağı doğrultusundan 8 km mesafelere kadar genişletilebilmekte ve hem duyuşsal rahatsızlık hem de hayvan ölümleri ile ilgili sonuç vermektedir. 

Habitat, dağlık arazi yapısı nedeniyle doğal olarak çok bölünmüş olsa da, doğu-batı TCC’nin kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan vadilerle kesilmesiyle doğal yaşam için bölgesel bağlantılarda ilave zorluklar çıkmaktadır. Bu zorluk, TCC ve doğal yaşam alanının her ikisinin, en büyük dağın geçtiği yerdeki drenaj bağlantılarını kullanması olaslığıyla artmaktadır. 

Hayvan hareketlerinin kısıtlanmasının birkaç farklı şekli vardır. Örneğin ihata uygulaması doğrudan hayvan ölümlerini azaltmak için tasarlanmış olup eğer doğal yaşam alanı geçişleri göz önüne alınmazsa, habitat bölünmesi artabilir. TCC ile birlikte yaşam alanı çeşitliliği problemi karmaşıklaştırmaktadır: bir tür için gerçekleştirilen çözüm diğer tür için sonuç vermemektedir. 1990’da Banff Ulusal Parkında TCH’nin bir parçası olarak ihata-doğal yaşam alanı geçişi kurulumu tanımlanmıştır. Bu yapılar, ilave bağlantılar olmaksızın hayvan ölümlerini azaltmış olmalarına karşın, aynı yapılar memeliler için bir engel olarak ta görünmektedir. Ayrıca, Rocky ve Columbia dağları gibi çoklu türlerin yaşadığı alanlarda, azaltma programları türden türe göre değişen sorumluluk ve etkinlik zorlukları bulunmaktadır. Habitat bölünmesi ve parça alanların oluşturulması doğal yaşam alanıyla bağlantılı temel bir ulaştırma konusu olarak görülmektedir. Ayrıca trafik hacimlerindeki artış, otoyol kapasitesindeki büyüme ve ikincil gelişimlere etkisi habitat bölünmesini güçlendirmektedir. Eğer otoyol ve demiryolunun sağ tarafı, hayvan hareketleri için bölünmüş alanlar olursa dağılım için çeşitli kısıtların ortaya çıkma potansiyeli oluşacaktır.

Hepinize sağlıklı huzurlu mutlu ve başarılı günler dilerim.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.