22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
22. ve 26.Dönem Milletvekili Prof.Dr.Mustafa ILICALI
Şehirleşme ve Akıllı Şehirler
28 Haziran 2017 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma şehirleşme ve akıllı şehirler ile ilgili paylaşımlarda bulunacağım.

Hepimizin malumudur ki; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bütçesi, Avrupa Birliği’nin onlarca ülkesinden büyük nüfusu (yaklaşık 15 milyon), çok merkezleşen şehir alanları, çoklu iklimi ve değişken topografyasıyla kendine özel küresel bir merkez olan İstanbul’un yerel yönetim mekanizmasıdır. Bu bağlamda üretimin kapasitesi alabildiğine yüksek olmakla beraber, ihtiyaçlar alanı da çok geniş bir toplamı ifade etmektedir. Dolayısıyla; bu ihtiyaçların en optimum çözümlerle, en iyi hizmet parametreleri imkanlarını sağlayacak şekilde, sosyal ve çevresel olarak ‘sürdürülebilir’ ve bakış açısı olarak ‘insan odaklı’ olarak uzun soluklu olarak en iyi şekilde gerçekleştirilebilmesi ve karşılanabilmesi için ilgili kurumların, iştiraklerin ‘alternatif enerji’ ‘yenilenebilir enerji’ ‘ulaşım’ ‘lojistik’ ‘kentsel dönüşüm’ ve ‘entegrasyon’ anlamında en aktif şekilde ve en yüksek hareket kabiliyetiyle çalışması gerekmektedir. 

Bunun için de; merkezi yönetimin ilgili düzenlemelerle, gerekli arka planı oluşturması gerekmektedir. Bu anlamda; akademi-piyasa-bürokrasi ve yerel yönetimler arası tam entegrasyona dayalı yaklaşımların ve eylemlerin gerçekleştirilmesi önceliklidir. Bunun için de, ilgili bütün tarafların (özel sektör dahil) meseleye; ‘rant odaklı’ değil ‘insan odaklı’ bakması bir zorunluluktur. Zira; bugün itibariyle bu ve benzeri başlıklarda ‘geniş bir rant alanı’ tarafların birçoğu için ‘elverişli’ gibi gözükse de aslında orta ve uzun vadede; bütün taraflar ve her şeyden önce ve her şeyden sonra halkımız için ‘sürdürülebilir’ olmaktan çıkacaktır ki bu da, Fırsatlar-Tehditler dengesinde tehditler lehine ani radikal değişimlere yol açabilir. Bunun daha açık ifadesi, mali olarak ‘ekonomik kriz’, sosyal olarak ‘toplumsal travma’ ve çevresel olarak da ‘tabi afetler’ şeklinde ortaya konabilir. 

Eğer ‘2023 vizyonu’ çerçevesinde ilgili tarihlerde önümüze çıkacak olan yeni durumları aktif, enerjik ve sorunlarını çözmüş olarak karşılamak istiyorsak ilgili formülasyonları kurmak ve ivedilikle sağlam adımlarla ve bütün fazlarıyla(ekonomik-politik-kültürel-felsefi-sosyal) eyleme dökmek durumundayız. 

Ancak bu anlam havuzu içerisinde; Kanal projesi, ‘çılgın projeler’, bölgeler arası ulaşım ağı projeleri, yeni köprüler, meydanlar, otoyollar tam anlamıyla yerli yerine oturacaktır. Bu anlamda ‘akıllı şehirler, akıllı ulaştırma, akıllı binalar, akıllı projeler’i içeren bir ‘akıllı siyaset’ten net çizgilerle ve toptan bir ‘akıllanma’ ile bahsedebiliyor olacağız. Unutmamalıyız ki; Aklın en önemli fazları; ‘insan odaklı olması’, ‘çevre duyarlı olması’, ‘sosyal adaleti öncelemesi’, ‘yerli bir duyarlığı temsil etmesi’, ‘insanlarda ve toplumlarda medeni duyarlığı güçlendirmesi’dir.

Dolayısıyla da; bu fazlar üzerinden tekrar ‘akıllı şehirler’e bakacak olursak, bu yapılar bir organizmayı meydana getirecektir, toprakla (tabiatla) barışık olacaktır, yeraltı-yer ve gök arasında bir entegrist çizgi ortaya koyacaktır. İnsanlığın ‘medeniyet’e erişilebilirliğini esas alacaktır, Post modern sürecin karmaşasının (kaotik yapısının) panzehri olarak ‘güvenlik-güvenirlik (emin olmak)’ katsayısını yükseltecektir. 

Hepinize sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir hafta dilerim. İyi bayramlar.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.