cihangilsag
cihanhisag
cihangirust
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Yoksulluk intiharları başladı, yazıktır
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Yoksulluk intiharları başladı, yazıktır
YENİ PARTİ ÇALIŞMALARI / 14 Ocak 2021
İşte tüm detaylar...

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat programına konuk oldu.
 
Ali Babacan gündeme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
 
‘Aşılama adil ve şeffaf yapılmalı’
 
“Hükümetten gelen açıklamalar beni çok tatmin etmiyor. Aşı konusunda bilgileri bilim insanlarından alıyorum. Bilim insanları aşı yaptırmanın çok faydalı olduğunu söylediler. Etkinlik oranı yüzde 50’ymiş, 70’miş, 90’mış, ondan bağımsız olarak söylüyorum; aşı koruyor. O yüzden aşılamanın başlamasına hayırlı olsun diyorum.
 
“Aşı konusunda iki önemli sorun var. Biri, ülkeye gelen aşı miktarının azlığı, diğeri ise adil dağıtım konusu. Yeni Zelanda kendi nüfusunun 5 katı, Kanada ise 9 katı aşı tedarik ediyor. Bilim insanları bir ülkenin korunması için nüfusun %60’ının aşı olması gerektiğini söylüyor. Türkiye’nin nüfusu 84 milyon, her vatandaşın 2 doz aşı olması gerekiyor ve aşı 6 ay koruyor. Türkiye’ye 6 ay yetecek aşı miktarı 100 milyon doz. 2021’in tamamına yetmesi içinse 200 milyon doz aşı gerekiyor. Ama gele gele 3 milyon doz geldi...
 
“Aşının adil dağıtımının esas olması lazım. Geçtiğimiz günlerde bir üniversite rektörü ‘Avrupa’da üretilen bir aşının ikinci dozunu oldum’ dedi. Bazı insanlar bulamazken bu insanlar nasıl buluyor? Hangi tedarik kanalıyla Türkiye’ye geliyor? Aşıyı yaptıranlar ve yaptıramayanlar diye iki sınıf vatandaşın oluşması ülkemize çok büyük zarar verir. Adil ve şeffaf bir sistem lazım.”
 
‘Yoksulluk intiharları başladı, yazıktır’
 
“Bakın, ‘yoksulluk intiharları’ başladı. Böyle bir kavram oluştu. Daha dün akşam Ankaralı bir esnaf Ankara Kalesi’nden kendini atarak intihar etti. Yazıktır bu memlekete. Çiftçinin traktörüne haciz konmaya başlandı. Biz böyle bir şeyi daha önce yaşamamıştık. Esnafımız kepenk kapatıyor. Şu partili cumhurbaşkanlığı inadından vazgeçmek lazım… Aksi halde bu ülkenin sorunlarını çözmek mümkün değil.”
 
‘Ev genci’ diye bir kesim oluştu’
 
TÜİK’in açıkladığı rakamlara inanıyorsak bile işsizlik, tarihin en yüksek seviyesinde. Pırıl pırıl gençlerimiz yarınlardan ümitsiz. Türkiye‘de ‘ev genci‘ diye bir toplum kesimi oluştu. Okulda da işte de değiller.”
 
‘Hükümet işsizlik ve yoksulluk sorununu çözemeyecek’
 
“Mevcut hükümet bu ülkenin işsizlik sorununu ve yoksulluk sorununu kesinlikle çözemeyecek. Çok açık söylüyorum. Çünkü bu ülkeye yatırım yapan yerli ve uluslararası yatırımcı yok. Çünkü keyfiliğe dayalı bir yönetim anlayışı var. Hukuk reformu yapmadan ekonomiyi çözemezsiniz. Bu ülkenin eğitim sisteminin kalitesini yükseltmeden ekonomiyi düzeltemezsiniz. Bu ülkenin gözbebeği olan Boğaziçi Üniversitesi’ne partili birini rektör atarsanız bu ülkedeki sorunları çözemezsiniz.”
 
‘Çiftçi desteğine sıfır, Cumhurbaşkanı bütçesine %28 artış’
 
“Sürekli nakit akışı olan projelerde özel sektörün işe girebilmesi için bir miktar devlet garantisine ihtiyaç var. Bizde devlet garantileri çok yüksek. Çünkü projelerin ihale aşamasında sınırlı sayıda firma ‘davet’ edildi, projeler pahalıya mâl oldu. Bu tür ödemeler için yıllık bütçede ayrılan rakam 31 milyar lira. Çiftçiye verilen destek 22 milyar lira. Geçen yıl da 22 milyardı. Yani çiftçi desteği enflasyon kadar bile artırılmadı. Oysa cumhurbaşkanlığı bütçesi %28 artırılmış. 
 
“Pandemi döneminde dünyanın en önemli konusu gıda güvenliği. Tarımda kendi kendine yeten ülke olmak yerine bu hesapsız kitapsız işler yüzünden her şeyi ithal ediyoruz. Gübre, ilaç, mazot hepsi dövize bağlı. Hepsinin maliyetleri döviz kuru kadar sıçradı ama çiftçimizin satış fiyatı o kadar artmadı. Çiftçimizin 130 milyar lira borcu var şu anda. Çiftçi ürettikçe borçlanıyor…” 
 
“Türkiye’de kimse mutlu değil”
 
“Türkiye’de şu an ‘ben mutluyum’ diyen yok. Tek mutlu kesim, Merkez Bankası faizi %17’ye çıkardıktan sonra Türkiye’ye gelen, kısa vadede parasını tutup yüksek faizi ve kur farkını cebine koyduktan sonra çıkıp giden yabancı yatırımcı. Onun dışında Türkiye’de mutlu herhangi bir kesim yok.”
 
‘Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’nin söylediklerine kimse inanmıyor’ 
 
“Cumhurbaşkanı yıllarca Avrupa düşmanlığı üzerinden siyaset yaptı. ‘Haç-hilal’ dedi, ‘Ey Avrupa!’ dedi. Avrupa ile Amerika’nın Türkiye ile ilgili ortak tavır alacağı bir dönemde, ekonomide de sıkışınca ‘Geleceğimiz Avrupa’da’ demeye başladılar. Eğer samimilerse hemen Avrupa Birliği’nin kamu alımları mevzuatını uygulasınlar. Bakalım projelerin maliyetleri nasıl düşüyor, görelim. Eğer Avrupa Birliği diyorlarsa demokrasi, özgürlükler konusunda ülkeyi Avrupa standartlarına çıkarsınlar, görelim. Cumhurbaşkanının, Sayın Bahçeli’nin daha önce söylediklerini bugün söyledikleri ile alt alta koysanız tamamen zıt ifadeler. Aynı şeyi bende göremezsiniz. Çıkarın seneler önce söylediklerimi, bugünle aynı. Ama onlar o kadar çok U dönüşü, o kadar çok zikzak yaptılar ki söylediklerine artık kimse inanmıyor.”
 
‘Muhafazakâr vatandaşların kazanılmış haklarının kefiliyiz’
 
“Biz Türkiye’deki dindar, muhafazakâr tüm vatandaşlarımıza söz veriyoruz. İktidara geldiğimizde kazanılmış hiçbir hakkınızdan tek bir zerre kaybınız olmayacaktır. Biz bunun kefiliyiz. Tüm kadınların kendi tercih ettikleri hayat tarzı neyse biz onun garantisiyiz. Kadının tercihlerine saygı bizim çok temel bir ilkemiz.”
 
‘Cumhurbaşkanı adayı parlamenter sisteme geçiş taahhüdü vermeli’
 
“Başkanlık sisteminin en önemli sorunu cumhurbaşkanının taraflı olması. Hem cumhurbaşkanı olmanın bütün yetkilerini kullanıyor hem de bir siyasi partinin genel başkanı olarak diğer partilere rakip olarak çalışıyor. Türkiye için bizim ısrarımız ve getireceğimiz sistem güçlendirilmiş parlamenter sistemdir. Ancak mevcut sistemden parlamenter sisteme nasıl geçileceğinin yol haritasının çok iyi ortaya konulması lazım. Beni ziyarete gelen parti başkanlarına da bu konuyu özellikle açtım. Yoksa o yetkiler ele geçtikten sonra kolay kolay bırakılmaz.”
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
Ali Babacan, 4 Nisan 1967 tarihinde Ankara'da, Hilmi Babacan ve Güner Babacan çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Dört çocuklu bir ailenin tek erkek çocuğu olan Ali Babacan, gençlik yıllarından itibaren dedesinin 1928 yılında başlattığı aile işinde çalıştı.
 
Ali Babacan, TED Ankara Koleji'nden 1985 yılında birincilikle mezun oldu. Lisans eğitimini tamamlamak üzere Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'ne giren Ali Babacan, bu bölümden 1989 yılında 4.00 üzerinden 4.00 ortalamayla üniversite birincisi olarak mezun oldu.
 
1990 Yılında dünyanın birçok ülkesindeki üstün başarı gösteren öğrencilere verilen Fulbright bursunu kazanarak, Amerika Birleşik Devletleri'ne giden Babacan, 1990-1992 yılları arasında Northwestern University Kellogg School’da işletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı.
 
Ali Babacan, yüksek lisans çalışmalarında pazarlama, organizasyon davranışı ve uluslararası iş idaresi dallarında uzmanlaştı, 1992-1994 yılları arasında finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette danışman olarak çalıştı.
 
1994 yılında Ankara'ya döndükten sonra aile şirketinin başına geçen Babacan, 2001 yılında AK Parti’nin kurucu üyesi oldu, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Ankara’da uzun yıllar ticaretle uğraşan Babacan ailesinin bir ferdi ilk defa siyasete girmiş oldu.
 
Ali Babacan 58. ve 59. Hükümetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. Türkiye tarihinin en yıkıcı ekonomik krizlerinden olan 2001 krizinin ardından, ekonomiden sorumlu devlet bakanı koltuğuna oturduğunda 35 yaşındaydı.
 
Ali Babacan, 60. Hükümet'te ise Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. 2008’de dünyayı etkileyen ekonomik kriz sonrası 2009 yılında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı oldu. 28 Ağustos 2015’e tarihine kadar Başbakan Yardımcılığı görevine devam eden Babacan, aynı zamanda 22.,23.,24. ve 26. Dönemlerde TBMM’de Ankara milletvekilliği görevinde bulundu. 13 yıl boyunca kesintisiz bakanlık yapan Ali Babacan, son dönemlerin en uzun süre bakanlık yapmış ismi oldu.
 
Ali Babacan, 8 Temmuz 2019 tarihinde kurucu üye olduğu AK Parti’den istifa etti. Ali Babacan, 9 Mart 2020 tarihinde Genel Başkanlığını yaptığı DEVA Partisi'ni (Demokrasi ve Atılım) kurdu.
 
Ali Babacan, 1995 yılında Zeynep Babacan ile evlendi. Kerem, Dilara ve Emir adlarında üç çocuk babasıdır.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.