Av. Mustafa Yeneroğlu: İktidar koalisyonunun amacı toplumu suni gündemlerle meşgul ederek yolsuzluk, yoksulluk ve adaletsizlikleri unutturmaktır
Av. Mustafa Yeneroğlu: İktidar koalisyonunun amacı toplumu suni gündemlerle meşgul ederek yolsuzluk, yoksulluk ve adaletsizlikleri unutturmaktır
TÜRKİYE / 3 Şubat 2021
İşte detay...

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Av.Mustafa Yeneroğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Boğaziçili Öğrencilerin Gözaltına Alınması hakkında basın toplantısı düzenledi.
 
İşte Av.Mustafa Yeneroğlu'nun yaptığı açıklama:
 
Boğaziçili öğrencilere yönelik dün yapılan orantısız müdahaleler ve gözaltılar hakkında görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
 
Boğaziçi Üniversitesi’nde yaklaşık bir aydır yaşanan olayları endişeyle takip ediyoruz.
 
Dün ise demokrasi ile bağdaşmayan rektör atamasına ve arkadaşlarının tutuklanmalarına tepki olarak basın açıklaması yapmak isteyen öğrenciler polis tarafından engellenmiştir. Basın açıklamasına katılmak isteyen öğrencilere polisin sert müdahalesi sonucunda 159 öğrenci gözaltına alınmıştır.
 
Demokratik bir toplumda herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Bu hak anayasal bir haktır.
 
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri de bu haklarını kullanmak istemişlerdir. Ancak temel haklarını kullanmak bir yana dursun öğrenciler, baskı, zulüm ve gözaltı işlemleri ile karşılaşmışlardır.
 
Son yıllarda ülkemizin her alanında kendisini gösteren baskıcı ve otoriter rejim uygulamaları artık had safhaya ulaşmıştır. Söz konusu uygulamalar toplumu boğan, adeta nefes aldırmayan bir biçime bürünmüştür.
 
Vatandaşlarımız ve ülkenin en kalifiye öğrencileri artık düşüncelerini özgürce ifade ederek iktidarı eleştiremeyecek duruma gelmiştir.
 
Ne yazık ki iktidar, kendisini eleştiren her sese ve görüşe kendisini kapayarak, baskı ve korku politikaları ile kendisi gibi düşünmeyenleri terörize ederek toplumsal gerginliği yükseltme çabasındadır.
 
İktidar koalisyonunun amacı toplumu suni gündemlerle meşgul ederek yolsuzluk, yoksulluk ve adaletsizlikleri unutturmaktır.
 
Bir iktidar düşünün ki kendi toplumunu düşman bellemiş, toplum içinde karşıtlık ve nefreti körüklemek için her türlü yolu meşru görüyor.
 
Boğaziçi Üniversitesindeki yaşanan son olaylar da göstermiştir ki iktidar ülkenin huzurundan sorumlu olduğunu unutarak Türkiye’de siyasi ve kültürel çatışmayı bilinçli olarak tırmandırmaktadır.
 
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanun’unun varlığına rağmen son dönemde toplanma özgürlüğü neredeyse tamamen yasaklanmıştır. Bu yasaklar en asgari demokratik kültüre ve Anayasa’ya aykırıdır.
 
Barışçıl gösterilere karşı orantısız müdahaleler ve katılanlar hakkında özellikle terör bağlantılı suçlardan dolayı açılan soruşturmalar endişe vericidir.
 
Daha önce herhangi bir soruşturma dahi geçirmemiş ve büyük uğraşlarla Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanmış gençlerin protestolara katılıyorlar diye bahaneler üretilerek terör örgütleriyle ilişkilendirilmesi bir hukuk devletine yakışmaz.
 
İktidarın amacı demokratik tepkiyi kriminalize ederek hukuksuz müdahaleleri meşru göstermektir.
 
Birkaç kişinin dini değerlerimize yönelik münferit saygısızlıkları bahane edilerek öğrencilerin temel haklarının kolluk müdahalesiyle bastırılması tamamen hukuksuzdur.
 
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, rektörlerinin seçimle gelmesini, göz altına alınan ve tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılmasını istemekte ve bu istekler için protesto ve gösterilerini demokratik bir şekilde yapmaktadırlar.
 
Ancak polisin orantısız müdahalesi ve siyasetin toplumun dini duygularını sömürmeye yönelik iyi niyetten uzak açıklamaları olayı çıkmaza sürüklemektedir.
 
İktidar koalisyonunun ve kamu görevlilerinin kullandıkları hedef gösterici ayrıştırıcı dili hiçbir şekilde tasvip etmiyoruz. Çünkü demokrasilerde sorunlar ancak demokratik prensipler, saygı, hoşgörü ve ortak akılla çözülebilir.
 
Bu nedenle iktidar Boğaziçi Üniversitesi’nin geleneklerine saygı duymak zorundadır. Boğaziçi Üniversitesi’ne ve tüm üniversitelere daha katılımcı bir yol ile rektör seçilmesi demokrasinin asli gerekliliğidir.
 
DEVA Partisi olarak Boğaziçili öğrencilerin toplanma ve gösteri haklarının engellenmesini, kolluk kuvvetinin orantısız müdahalesini ve gözaltıları kabul edilemez buluyoruz.
 
Öğrencilerin kriminalize edilmesini şiddetle kınıyoruz.
 
Düşüncelerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan öğrencilerin toplantı ve gösteri hakkını kullanırken kamu düzeni açısından tehlike oluşturmayan ve şiddet içermeyen davranışların demokratik toplumun temel değerleri arasında olduğunu iktidara tekrar hatırlatmak istiyoruz.
 
Öğrencilerin yaşadıkları hak ihlallerinin giderilmesi, tutuklama kararlarının kaldırılması, gözaltına alınan öğrencilerin derhal salıverilmesi ve kampüs içerisindeki polislerin kampüsten çıkarılması çağrısında bulunuyoruz.
 
Son olarak, iktidarı; olayları daha fazla büyütüp ülkeyi kutuplaşmaya sürüklemek yerine aklıselime, saygıya ve adalete davet ediyoruz.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bayburt, Avukat
 
1975 Yılında Bayburt'ta doğdu.
 
2000 Yılında Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra 2007 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden denklik aldı.
 
1987-2015 Yılları arasında yurtdışında farklı STK'larda aktif olarak çalıştı. 2011-2014 yılları arasında İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) teşkilatında önce Genel Başkan Yardımcısı, akabinde Genel Sekreter olarak görev aldı.
 
"Perspektif" ve "Sabah Ülkesi" dergilerini yönetti. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Üyeliği ile Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Derneği (Federation Againist Injustice and Racism) Kurucu Başkanlığı görevlerinde bulundu. 2015-2017 yılları arasında Göç Araştırmaları Vakfı (GAV) Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.
 
2015 Yılında Türkiye'ye döndü ve 2015 Milletvekili Genel Seçimlerinde AK Parti İstanbul Milletvekilliğine ve akabinde Merkez Disiplin Kurulu Üyeliği'ne seçildi. 26. Yasama Dönemi 1. ve 2. Yasama Yıllarında TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı görevini ifa etti. Aralık 2017 ile Haziran 2018 tarihleri arasında TBMM Anayasa Komisyonu ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu üyeliği görevini üstlendi.
 
24 Haziran 2018 Milletvekili Genel Seçimlerinde tekrar AK Parti İstanbul Milletvekilli seçilen Yeneroğlu, 18 Ağustos 2018 tarihinde AK Parti MKYK üyeliğine seçildi. 27. Yasama Döneminde üstlendiği Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu üyelikleri ve Türkiye-Avusturya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığı görevleri; 28 Ekim 2019 tarihinde MKYK üyeliğinden ve 30 Ekim 2019 tarihinde AK Parti'den istifa etmesiyle birlikte son buldu.
 
Av.Mustafa Yeneroğlu, evli ve 3 çocuk babasıdır."
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.