Gürsel Tekin: Benim hesabı verilmeyecek bir kuruşum yok
Gürsel Tekin: Benim hesabı verilmeyecek bir kuruşum yok
SİYASET / 3 Ekim 2019
İşte detaylar...
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin; “Dünyada eşi benzeri olmayan ucube bir Başkanlık sistemini Türkiye’ye dayattılar. Şimdi kendileri kaçmaya çalışıyorlar. Bu sistem ıslah olacak bir sistem değildir. Anayasa Hukuku’nun temel ilkelerine, siyaset bilimine, insanlık tecrübesine aykırıdır. Sadece Türkiye için söylemiyorum, bu sistemi Japonya’ya, Almanya’ya koysanız orada da işlemez.” dedi. 
 
Gürsel Tekin Politikyol’a önemli açıklamalarda bulundu:
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda geçerli olan yüzde 50 barajının yüzde 40’a çekilmesi tartışmasına ilişkin bir açıklama yaptı. “Muhalefet bunu getirirse değerlendiririz” dedi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Bir önceki referandumda halkın karşısına çıktılar, “Cumhurbaşkanı çift turlu seçimle seçilecek, en az yüzde 50+1 oy alacak, milli iradenin desteği arkasında olacak” dediler. Bu sistemin istikrar getireceğini söylediler. Neticede bugün geldikleri noktada kendi getirdikleri sistemi kendileri kabul edemiyorlar. Dünyada eşi benzeri olmayan ucube bir Başkanlık sistemini Türkiye’ye dayattılar. Şimdi kendileri kaçmaya çalışıyorlar. Bu sistem ıslah olacak bir sistem değildir. Anayasa Hukuku’nun temel ilkelerine, siyaset bilimine, insanlık tecrübesine aykırıdır. Sadece Türkiye için söylemiyorum, bu sistemi Japonya’ya, Almanya’ya koysanız orada da işlemez. Denge denetleme mekanizmaları zayıf, mimarisi eksik, son derece kötü tasarlanmış bir rejim. Yapılması gereken tek şey vardır. Türkiye’nin çoğulcu, katılımcı bir parlamenter rejime ihtiyacı var. Kuvvetler ayrılığını koruyan, Meclis’e hak ettiği yetkiyi veren, hükümetlerin millete daha çok hesap vermesini sağlayacak demokratik bir parlamenter sistem kurmak zorundayız. Hep birlikte yapmamız gereken budur.
 
Sizce AKP neden bir anda yüzde 50+1’den vazgeçip yüzde 40 oranını gündeme getirdi?
 
AKP bugün bitmiş bir partidir. Seçilme şansı yoktur. Temsil ettikleri bir grup, sınıf, siyasi görüş de kalmadı. AKP tarihimizde yerini bulmuş hiçbir siyasi akımı temsil etmez. AKP demokrat değildir, merkez sağ değildir, liberal değildir, sol zaten değildir, milli görüş çizgisinin de temsilcisi değildir. AKP kamu kaynaklarından geçinen bir zümrenin çıkar ortaklığıdır. Bu yüzden vatandaşın karşısına çıkıp bir şey söyleyecek yüzleri kalmadı. AKP esnafa ne vaat edecek, çiftçiye ne vaat edecek, memura, emekliye ne söyleyecek? Genç işsizliği yüzde 25’e çıkmış durumda. AKP gençlere ne diyecek? O yüzden kendilerine göre bir formül bulmaya çalışıyorlar. Yakında “Cumhurbaşkanı AKP üyeleri arasında yapılan ön seçimle seçilmelidir” deseler şaşırmam. Kaldı ki öyle bir seçimde bile Erdoğan kaybedebilir. Çok açık gerçek şu, AKP dönemi bitti. Yeni dönemin temellerini de toplumsal muhalefet atacak. Demokrasiden, hukuktan yana bütün partilere de bu alanda büyük sorumluluk düşüyor.
 
Sizin bir TV kurma hazırlığı içerisinde olduğunuz, bazı iş adamlarından bu sebeple para topladığınız gibi iddialar da kamuoyuna yansıdı. Bu konuda ne diyorsunuz?
 
Şimdi bizim geleneğimizde salma salmak diye bir tabir yok. Bunu da biliyorsunuz Türkiye’ye AKP kazandırdı. Örneğin bir gazeteyi satın almak için “salma saldılar”, bu işle meşgul olan biri de vardı. Çeşitli iş adamlarından para topladılar. Havuz kurdular. O havuzla gazeteyi satın aldılar. Bugün bu iftiraları atanlar, işte o kurulan havuzlarla satın alınan gazetelerde çalışıyor. Bu yalanları söyleyenler salma salan efendilerine hizmet ediyor.
 
Biliyorsunuz bunlar da yetmedi. Belediye bütçelerinden, devlet bankalarından yandaş gazeteleri finanse ettiler, bu gazeteleri de kamuoyunu yönlendirmek için kullandılar. Bizim tarihimizde böyle alçak işler yok. Bunlar AKP’nin tarihinde var.
 
Bu iftiraları atanların da nerelerden geçindiğini, nasıl işlerin peşinde koştuğunu çok iyi biliyoruz. Benim hesabı verilmeyecek bir kuruşum yok. Bu ülkede MASAK var, ilgili denetim kuruluşları var, Hazine ve Maliye Bakanlığı var. Eğer 1 kuruş haram lokma yesem zaten bu AKP Hükümeti bunu şimdiye kadar 40 kere gündeme getirmişti. Bunlar yalan makinası, iftira robotu gibi çalışıyorlar. Kendileri ne yapıyorsa bizi de onla suçluyorlar. Alçak ve haysiyet yoksunu insanların sözleri ile tertemiz insanlar itibar suikastine uğruyor. Bunların atamayacağı bir iftira, söylemeyeceği bir yalan da yoktur. Geçmişte kumpas davalarda bunu yaşadık. Türkan Saylan gibi bu ülkenin tertemiz insanlarına bile ne kadar haysiyetsiz ifadelerle saldırdıklarını çok iyi biliriz. Bunların karakterinde bu var. Gereken hesabı da yasal yolla soracağım.
 
Bir erken seçim bekliyor musunuz?
 
Türkiye’nin sorunları dağ gibi yığılmış durumda. Habire paket açıklıyorlar, her paketten sonra zam yağıyor, halkımız her gün fakirleşiyor. Bugün AKP’nin ekonomik sorunları çözme şansı yok. Öyle bir zihniyetleri, bilgileri bulunmuyor. 17 sene bu ülkeyi tek başına yönetip bu hale getiren bir iktidar bu sorunları nasıl çözecek? Çözebilecek akılları, becerileri olsa zaten iş bu noktaya gelmezdi. O yüzden siyaset kurumunun bir çözüm üretmesi gerekiyor. Siyaset kurumu da çözümü milletle birlikte üretir. Millet sandığa gider, beceriksiz olandan görevi alır, bu işin altından kalkabilecek olana verir, Türkiye rahatlar. Erken seçim benim değil, Türkiye’nin ihtiyacı ve talebidir. Bu talebin karşılanması gerekiyor.
 
(KAYNAK: www.politikyol.com )
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.