Dr.Selim Temurci: İbretlik Gerçekler
Dr.Selim Temurci: İbretlik Gerçekler
SİYASET / 16 Ekim 2017
İşte AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "İbretlik Gerçekler" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
Askerlerimizin İdlib’e girmesi, “Terörle mücadele ediyoruz” görüntüsü altında Güneyimizde bir terör koridoru oluşturmak isteyenlerin planlarını bir kere daha bozdu.
 
Fırat Kalkanı operasyonuyla Deaş teröristlerini temizleyen Türkiye, İdlib harekatıyla da PKK-PYD üzerinden oluşturulmaya çalışılan kuşatmayı bertaraf etmek için kapsamlı ve yoğun bir çaba içerisinde.
 
Türkiye tüm bu çabalarını barışçı ve adalete dayalı bir zeminde yürütüyor. Hem Suriye’nin, hem Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu her vesileyle dile getiriyor.
 
Kuşkusuz Türkiye’nin bu tavrı küresel- batılı merkezleri rahatsız ediyor.
 
Türkiye çevrelenmek istendiği emperyalist kuşatmaya, güçlü bir milli refleksle cevap veriyor, planları bozuyor, sinsi emellerin boş bir heves olarak kalmasını sağlıyor.
 
Son dönemlerde gerek AB, gerekse ABD içinde Türkiye’ye dönük hasmane yaklaşımların özünde bu vardır.
 
İlişkilerde yaşanan vize kısıtlaması vb krizler, deşifre olmuş karanlık planları örtbas etme çabasından, suçüstü yakalanmışların paniğinden başka bir şey değildir.
 
Artık bütün çıplaklığıyla görüyoruz ki, Türkiye’nin FETÖ ile mücadelesiyle batıda Türkiye’ye karşı esen rüzgarlar arasında güçlü bir ilişki var.
 
Halen FETÖ’ye karargahlık yapan, FETÖ’cülere sığınak olan ve ülkelerinde her türlü desteği sağlayanlar, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz ihanet girişiminin akamete uğratılmasının şokunu henüz atlatamamış görünüyorlar.
 
Belli ki bu girişimlere çok büyük umut bağlamışlardı. Umutların fazlalığı, yaşanan hayal kırıklığının büyüklüğünü de artırıyor tabii ki. Türkiye’nin bu girişimlere pabuç bırakmadığı gibi, daha da güçlenerek çıkmış olmasını hazmetmeleri biraz zaman alacağa benzer.
 
Batılı çevrelerde yaşanan rahatsızlığın bir benzerini de içeride, kendi siyasi emellerini batılıların küresel çabalarına endekslemiş çevrelerde görüyoruz.
 
Bunlar muhalefet adı altında AK Parti’ye değil Türkiye’ye muhalefet ediyorlar.
 
Düşünün; bir CHP’li vekil çıkmış, “ABD vize kriziyle bütün Türkleri cezalandırmamalı” diyor. Belli ki kafasında “Cezayı hak eden ve etmeyenler” diye iki ayrı vatandaş kategorisi var. Tıpkı daha önce bir başkasının “AK Partilileri denize dökmekten, gerekirse İzmir olarak tek başlarına AB’ye gireceklerinden” söz etmesi gibi.
 
Bir başkası da “ABD, AK Parti’nin yanlışını herkese ödetmemeli” diyor.
 
Yanlış dediği de bütün bağlantıları ortaya çıkmış bir FETÖ mensubunun yargılanması.
 
Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ABD istediği kişileri istediği şekilde yargılayacak bir hukuk devletidir ama Türkiye, kendisine ihanet etmişleri bile yargılamaması gereken bir kabile devletidir, öyle mi!
 
Aynı çevreler Türkiye’nin İdlib operasyonuna da karşı çıkıyor ve bir batılıdan farksız şekilde kendi ülkelerini topa tutuyorlar.
 
CHP’nin Genel Başkanı, hem Meclis’te İdlib’e asker gönderilmesine dair teskereye evet oyu veriyor, hem de “Bir tek kişi şehit olursa sorumlusu Erdoğan’dır” diyerek şehitler üzerinden son derece çirkin bir istismar siyaseti yapıyor.
 
Geçmişte 6. Filoyu protesto ettiğini övünerek anlatan ve bundan antiemperyalist olduklarını sanmamızı isteyenler, şimdi ise emperyalizme karşı yakın tarihimizin en cesur ve en kararlı mücadelesini veren Erdoğan’ı “Niye ABD ile krize sebep oluyorsun” diye eleştiriyorlar. Düne kadar hiç utanmadan hiç sıkılmadan “AK Parti’yi ABD kurdurdu ve iktidara getirdi” diye hezeyan kusanlar, şimdi de “AK Parti ABD ve AB ile aramızı açıyor” diye öfke ve nefret saçıyorlar.
 
Sadece bu mu? Daha dün şehirlerimize Hendek kazanlara övgüler düzenler, şimdi Akşener’in ne kadar milliyetçi ve vatanperver olduğunu anlatmaya çalışıyorlar.
 
İlke, tutarlılık, ahlak, fikir namusu hak getire!
 
Aslında tüm bu tutarsızlıklarına rağmen yine de tutarlı oldukları bir husus var:
 
Bunlar son tahlilde bizim kadim medeniyet birikimimizden süzülüp gelen değerlere karşılar. Batı uygarlığı ve onun ürettiği değerler, kültür ve yaşam biçimi, onlar için biricik kızıl elma. Onlar ruhen batının yanında oldukları için, gerektiğinde Türkiye’ye muhalefet etmekten de zerrece kaçınmıyorlar.
 
Çünkü emperyalistlerin dünyası, son tahlilde kültür ve yaşam biçimi olarak zaten içinde olmak istedikleri yer. Sosyal medyada “Bizi Erdoğan yöneteceğine Merkel yönetsin, İngiliz yönetsin, razıyım” diyecek kadar gözlerini karartmaları bundan.
 
Tüm bunlar, bir gerçeği bir kere daha zihnimize ve yüreklerimize kazımamızı gerektiriyor:
 
2019, emperyalist kuşatma altına alınmak istenen Türkiye için çok önemli bir dönüm noktası olacak.
 
Bu şuurla durmak yok, yola devam!
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.