Dr.Selim Temurci: Yeniden yapılanma ve değişim
Dr.Selim Temurci: Yeniden yapılanma ve değişim
SİYASET / 9 Ekim 2017
İşte AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "Yeniden yapılanma ve değişim" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
Cumhurbaşkanımız, geçtiğimiz Cumartesi Afyonkarahisar’daki AK Parti istişare kampında yeniden “yapılanma ve değişim” konusunda partimizin yaklaşımını gayet net şekilde şöyle ifade etti:
 
“Maziden atiye kurduğumuz köprünün kilit taşı, değişim konusundaki kararlılığımızdır. Bu gerçekten hareketle bir süredir teşkilatlarımızda ve belediyelerimizde yenilenme ihtiyacını söyledim, söylüyorum. Bu milletimizin talebidir. Bu yenilenme sürecini kendi irademizle gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Eğer bunu biz kendimiz yapmazsak milletimiz sandıkta yapar. Biz asla böyle bir yanlışa düşmeyeceğiz. Bu bir tasfiye değildir. Biz ihanet suçu işlemediği sürece görevini bırakan her arkadaşımızı başka bir alanda değerlendirmek için kapıları açık tutuyoruz. Bizim her şeyimiz açıktır, şeffaftır, gizli kapaklı işimiz olmaz.”
 
CHP ve güdümündeki medya, her konuyu olduğu gibi bu konuyu da başka mecralara çekerek kendilerince “siyasi çıkar” devşirmeye çalışıyorlar.
 
Yerel yönetimlerde çığır açmış, destanlar yazmış AK Partili belediyelerin gerçekleştirdikleri büyük hizmetlere hayalleri bile erişemeyenlerin bu tür çırpınışları, kendi çaresizliklerinin vardığı dereceyi göstermekten başka hiç anlam ifade etmez.
 
AK Parti, onların havsalasının almayacağı kadar büyük hedefleri olan bir dava partisi, aynı yüce değerler etrafında bir araya gelmiş, birbirine en sıcak bağlarla bağlanmış bir kardeşler topluluğudur.
 
Cumhurbaşkanımızın da altını özenle çizdiği gibi ihanet söz konusu olmadığı sürece, bizde tasfiye olmaz, bizde dışlanma olmaz, bizde birbirinden vazgeçme, diğerini önemsizleştirme, gözden çıkarma veya atıl bırakma olmaz.
 
Ve bizim için partimizin bize verdiği her görev aynı derecede onurlu, aynı derecede önemli, aynı derecede muazzez ve değerlidir.
 
Bu yüzden zaman zaman olabilecek görev değişiklikleri, bir bayrak yarışı duygusu içinde ve daha çok kenetlenme ve kucaklaşmayla sonuçlanarak gerçekleşir.
 
Bunun en büyük nedeni de siyaseti bir dava uğruna, milletle gönül bağı içinde ve sadece millete dayanarak yapmayı şiar edinmiş bir hareket oluşumuzdur.
 
Siyaseti kayıkçı kavgasından ibaret görüp sadece öteki saydıklarına karşıtlık üzerinden anlamlandıranların böyle sığ değerlendirmelere saplanıp kalmalarını doğal karşılıyorum.
 
Çünkü bu zihniyet, siyasetin belli ilkeler zemininde yapılmasına dair hiç bir zaman tutarlı ve duyarlı bir yaklaşım içinde olamadı.
 
Nitekim görüyoruz; bırakın metal yorgunluğu, düpedüz yolsuzluklara batmış, kirli işleri ayyuka çıkmış ve yandaş medyalarının bile manşetlerine düşmüş CHP belediyeleri hakkında kıllarını kıpırdatıyorlar mı?
 
Aynı şekilde aylardır çalışanlarına maaş bile ödemeyen CHP belediyeleriyle ilgili en küçük bir tasarrufları var mı? Koskoca İzmir’i adeta dev bir köye çevirmiş CHP belediyesine dair dolaylı bile olsa bir serzenişleri, biz özeleştirileri var mı?
 
Bir de kalkmış; AK Parti’nin tamamen istişare ve milletin beklentileri doğrultusunda temellendirdiği yenilenme sürecine dil uzatıyorlar.
 
Söyledikleri şakaysa komik değil, gerçekse hakikaten gülünç.
 
Biz bu zamana kadar her noktaya milletimizle geldik, ne yaptıysak milletimizle yaptık, 2019’a giden yolda yeniden yapılanmamızı da milletimizle yapıyoruz, milletimizle yapacağız.
 
Biz milletimizi, milletimiz bizi çok iyi anlıyor.
 
Onlar anlamasa da olur.
 
UYDU DEĞİL AKTÖR ÜLKE
 
Bölgemizde yeni haritalar çizmek hayalindeki küresel batılı güçler “Uydu ve uysal bir Türkiye” istiyorlar.
 
Ezberlerindeki Türkiye, “Biraz kızan, söylenen, kınayan ama eyleme dönük bir şey yapmayan bir Türkiye” idi.
 
O günler geride kaldı. Türkiye her olayda sözünü de ortaya koyuyor, eylemini de.
 
Nitekim, Barzani’nin referandumu arkasından da Türkiye sadece konuşmakla kalmadı, Kuzey Irak yönetimine dönük sert yaptırımları bir bir yürürlüğe koydu.
 
Suriye’de terör koridoruna set çekilmesi, Irak’ta Küçük İsrail denemelerine fiilen tavır konulması, İdlib’e dönük operasyon, Rusya ve İran’la en üst düzeyde varılan mutabakatlar, batının alışılmış ve ezberlenmiş Türkiye algısını yerle bir ediyor.
 
Erdoğan liderliğindeki Türkiye, uydu değil oyun kurucu bir aktör statüsünde.
 
Batılıların hazmedemediği bu... Erdoğan düşmanlıklarının gerçek nedeni bu...
 
O, savunma sanayisinin dış bağımlılığa, ekonomisinin IMF’ye endeksli olduğu eski dönemlerin geride kaldığını anlamak, ezberlerini bozmak istemiyorlar.
 
İsteseler de istemeseler de, er veya geç anlayacaklar.
 
Ne kendi vatanımızı böldürürüz, ne de komşularımızın bölünmesine sessiz kalıp çanak tutarız.
 
Bu topraklarda onlar değil, biz yaşıyoruz.
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.