Dr.Selim Temurci: Türkiye, istikbaliyle oynamak isteyenlere seyirci kalmaz
Dr.Selim Temurci: Türkiye, istikbaliyle oynamak isteyenlere seyirci kalmaz
SİYASET / 25 Eylül 2017
İşte AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "Türkiye, istikbaliyle oynamak isteyenlere seyirci kalmaz" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
Türkiye, Barzani yönetiminin “bağımsızlık referandum”una karşı her zeminde kararlı ve ilkeli bir karşı duruş sergiliyor.
 
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, konunun bütün muhataplarına siyasi bir lider olarak uyarılarını en üst perdeden yaptı, yapıyor.
 
Milli Güvenlik Kurulu, bu konuda alınacak bütün önlemleri konuştu.
 
Irak’a ve Suriye’ye yönelik tezkere Meclis’e getirildi.
 
Her milli meselede olduğu gibi bu referandum olayında da gördük ki, gerek siyaset gerekse medya çevrelerinde, Türkiye’nin bu meselede neden bu kadar sert ve kararlı bir tutum içinde olduğunu anlamakta zorlananlar var.
 
Sırtlarında yumurta küfesi olmadığı için, dahası, devlet yönetmenin ne kadar sorumluluk isteyen çok boyutlu ve zorlu bir iş olduğunun yeterince idrakinde olmadıklarından “bol keseden” konuşup duruyorlar.
 
Kimileri, “Barzani devlet kursa bize bunun ne zararı var ki? Hatta devlet kursun bize bağlansın” diyorlar.
 
Bunu söyleyenler, küresel statükonun, Kuzey Irak’ın Türkiye’ye bağlanmasını isteyebileceğini düşünecek kadar dünya gerçeklerinin uzağında yaşıyor belli ki.
 
Küreselciler çok uzun yıllardır Barzani’ye verdikleri desteği ve halen PYD ve YPG’ye gönderdikleri yüzlerce tır silahı, bunlar devlet kurup Türkiye’ye bağlansın diye yapıyor, öyle mi!
 
Kimisi, PYD’yi bu kadar düşman görmekte mana ne? Düşmanımız yapacağımıza dost olup yanımıza çeksek daha iyi olmaz mı?” diyor.
 
Kimisi, “Kuzey Irak zaten devlet. Bu zamana kadar Barzani’yle Türkiye olarak iyi ilişkiler geliştirmedik mi? Yardımcı olmadık mı?” türünden, daha saman altından su yürüten söylemlerde bulunuyor.
 
Şükür ki kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Milletimizin bu palavralara karnı tok.
 
Türkiye’nin mevcut tavrını daha iyi anlamak adına, meseleye dair kısa bir arka plan vermek istiyorum.
 
Küresel güçlerin 1990’lardan itibaren fiilen uygulamaya koyduğu bir plan var.
 
Buna göre önce Irak istikrarsızlaştırılacak ve orada bir Kürt bölgesi oluşturulacaktı. Bu noktada gelişmeleri biliyoruz.
 
Sonra benzer bir koridor Suriye’de açılacak, daha sonra bunların birleştirilmesiyle ortaya yapay bir devlet çıkarılacak. Sonra da bu devlet üzerinden bölgede en az yüz yıllık etnik ve mezhebi çatışmalar süreci öngörülüyor.
 
Bu planın ana merkezinde elbette Türkiye vardı. Ve bu planı bozan da Türkiye oldu! Batıdaki Erdoğan karşıtlığının kodlarını oluşturan da bu gerçekliktir.
 
Türkiye kendi topraklarının parçalanmasının önünü açacak hiçbir girişime seyirci kalamaz. Türkiye, bölgesini etnik ve mezhebi savaşlara sürükleyecek planlara taşeronluk yapamaz. Bundan dolayı da Irak’ın toprak bütünlüğünü bozmaya çalışan hiçbir çabaya çanak tutamaz.
 
Türkiye’nin Barzani referandumuna karşı çıkmasının ana nedeni de işte budur.
 
2019’UN BÜYÜK ÖNEMİNİ ÇOK İYİ ANLAMALI VE ANLATMALIYIZ
 
2019’da yapılacak seçimlerin hem ülkesel, hem de küresel ölçekte çok büyük ve derin anlamları var.
 
Bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri görüyorsunuz. Küresel planların, karanlık senaryoların, maskeli oyunların tanığısınız. Emperyal merkezlerin en önemli hedeflerinin başında Türkiye’nin geldiği ayan beyan ortada.
 
Ve yine bu merkezlerin kendilerine en büyük engel olarak Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı ve onun liderliğindeki AK Parti iktidarını gördükleri, sabah akşam yaptıkları açıklamalarla sabit.
 
2019’da Türkiye’nin siyasi dengelerini kendi lehlerine değiştirebilmek için ellerinden geleni yapacakları da malum. Esasen bu süreci çoktan başlatmış ve sürdürmektedirler.
 
Diğer yandan, içeride de 2019’u kendileri için yeni bir fırsata çevirmek isteyen bir hayli odak var. Bunlar her türlü ittifakı deneyerek, her türlü ayak oyununa baş vurarak, her türlü yalanı, tezviratı, nifakı ve kara propagandayı tedavüle sürerek özledikleri, eski Türkiye için bir kapı aralamaya çalışacaklardır.
 
Laiklik kılıfıyla baskı ve yasakların hortlatılacağı, demokrasi kılıfıyla FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerinin yeniden inisiyatif kazanacağı, Türkiye ekonomisinin yeniden IMF’nin emrine tahsis edileceği o AK Parti öncesi dönemi öyle özlüyorlar ki!
 
Tüm bunları birlikte düşündüğümüzde, 2019’un rutin seçimlerin ötesinde bir anlam ve önem taşıdığını görürüz.
 
2019’a giderken bu önemin ve bu anlamın her an şuurunda olmak, bizim biricik önceliğimizdir.
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ
 

 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.