Dr.Selim Temurci: Yolumuz en güzel menzilimizdir
Dr.Selim Temurci: Yolumuz en güzel menzilimizdir
SİYASET / 28 Ağustos 2017
İşte AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "Yolumuz en güzel menzilimizdir" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
Hayatı, sıradan bir nefes alıp vermekten, yiyip içip uyumaktan ayıran ve anlamlı kılan, belli idealler, ilkeler ve prensipler dahilinde yaşamaktır.
 
Bir başka deyişle “Ben niçin yaşıyorum” sorusuna verdiğiniz cevap, sizin nasıl bir hayat yaşadığınızı ortaya koyar.
 
Eğer gerektiğinde uğrunda hayatı da feda edebileceğiniz ulvi değerleriniz varsa, siz gerçekten de anlamlı ve gıpta edilecek bir hayat yaşıyorsunuz demektir.
 
Hayatı, bir organizmanın canlı olarak idrak ettiği bir süreç olarak nitelersek, benzer şeyleri “siyasi hayatımız” için de söyleyebiliriz.
 
“Ben niçin siyaset yapıyorum” sorusuna vereceğimiz cevaplar, bizim siyasetimizin anlam ve kalitesini belirler.
 
Eğer siyaseti belli mevki ve makamlara gelmenin, toplumsal piramidin yukarı kısımlarında yer alıp geçici haz ve tatminlere ulaşmanın bir aracı olarak görüyorsanız, bu süfli bir siyaset anlayışıdır.
 
AK Parti’nin ne kuruluş felsefesinde, ne siyasi ahlak anlayışında böyle bir gerekçeyle siyaset yapmanın yeri yoktur.
 
Kurucu Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hemen her konuşmasında önemle vurguladığı gibi, AK Parti bir davası olanların partisidir.
 
Bu ülke için, bu millet için derdi, sızısı, hayalleri ve yüksek hedefleri olanların partisidir. Milletimiz AK Parti siyasetindeki bu yüksek karakteri o derin irfanıyla kavradığındandır ki, kuruluşundan beri partimizi her seçimde biraz daha büyüterek sürekli iktidara taşımıştır.
 
Sadece laf üreten, sorun çözmeyen, günübirlik polemiklerin ve bildik klişelerin dışına çıkamayıp dar ideolojik kalıplar içinde sıkışmış, milletle sıcak bir gönül bağı tesis edememiş siyaset ve siyasetçileri ise sürekli sandıkta cezalandırmış, kendisini yönetmeye ehliyetli ve elverişli saymamıştır.
 
AK Parti’nin, 2019’a giden yolda kurucu liderimiz ve Genel Başkanımızın rehberliğinde büyük bir yeniden yapılanmayı gerçekleştirirken, en temel hareket noktası “niçin siyaset” sorusuna verilecek cevapların anlamlılığıdır. Bu anlam çerçevesinde oluşturulacak kadrolar, partimizi 2019 hedeflerine ulaştıracaktır.
 
Başkaları başarmak için kendilerine birçok yol ve yöntem arayabilirler. Oysa AK Parti için başarmanın sırrı çok açık:
 
AK Parti’yi AK Parti yapan değerlere sımsıkı sarılmak ve bu değerler etrafında birlik, beraberlik ve gönül sıcaklığıyla kenetlenerek çalışmak, çalışmak, çalışmak.
 
Hamd olsun şu gerçeğin şuurundayız:
 
Bu hayatta hak ve hakikat değerlerini kuşanarak, dosdoğru bir yol üzerinde bir dava, bir ideal peşinde koşturmaktan daha büyük başarı yoktur.
 
Biliriz ki;
 
Yolumuz bizim en güzel menzilimizdir.
 
HİÇBİR TAKLİT BİR TEK ASLIN YERİNİ TUTMAZ
 
Bütün siyasi felsefesini milletin değerleriyle mücadele üzerine inşa etmiş, milleti sürekli hor ve hakir görüp küçümsemiş, milli bir duruştan yoksun ve milletten kopuk kimi siyasetçilerden, medya marifetiyle zorla bir “lider”, bir “halk adamı” figürü çıkarma çabalarını gülümseyerek izliyoruz.
 
Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyorum. Israrla “Gandi Kemal” diye bir algı oluşturmaya çalıştılar, tutmadı. Nasıl tutsun ki...
 
“Gandi yürümüştü, Kılıçdaroğlu da yürüdü, öyleyse Gandi Kemal diyelim” mantığı sadece gülünçtü ve gülündü.
 
Gandi, her şeyden önce ülkesi için milli bir duruş sahibiydi. Oysa Kılıçdaroğlu’nun bütün işi Türkiye’yi emperyalist mahfillere şikayet etmek, “daha çok destek verin, Erdoğan’ı devirelim” diye ağlaşmak.
 
Kılıçdaroğlu’ndan zorla “içimizden biri, halk adamı” figürü oluşturma çabaları sonunda atletli resimlerini tedavüle çıkarmaya kadar vardı.
 
Unuttukları bir şey var; ya da hatırlamak istemedikleri:
 
Erdoğan suni olarak oluşturulmuş bir imaj değil. Erdoğan’ın milletle bütünleşmesi bir kurgu ya da mizansen değil. Erdoğan, aslen Erdoğan. Erdoğan zaten bu. “Milletin adamı” nitelemesini de ona medya değil, millet verdi.
 
Millet aslı varken sahtesine niye baksın. Hiçbir taklit aslının yerini tutmaz.
 
Üstelik de “asıl”dan hem yanlış, hem kötü kopya çekmeye çalışıyorsunuz.
 
Böyle olunca taklitçi bile olamıyorsunuz.
 
Sadece gülünç oluyorsunuz.
 
Başkaları başarmak için kendilerine birçok yol ve yöntem arayabilirler. Oysa AK Parti için başarmanın sırrı çok açık: AK Parti’yi AK Parti yapan değerlere sımsıkı sarılmak ve bu değerler etrafında kenetlenerek çalışmak, çalışmak, çalışmak. Bu hayatta hak ve hakikat değerlerini kuşanarak, dosdoğru bir yol üzerinde bir dava, bir ideal peşinde koşturmaktan daha büyük başarı yoktur. Biliriz ki; yolumuz bizim en güzel menzilimizdir.
 
Kılıçdaroğlu’ndan zorla “içimizden biri, halk adamı” figürü oluşturma çabaları sonunda atletli resimlerini tedavüle çıkarmaya kadar vardı. Unuttukları bir şey var; Erdoğan oluşturulmuş bir imaj değil. Erdoğan’ın milletle bütünleşmesi bir kurgu ya da mizansen değil. Erdoğan, aslen Erdoğan. Erdoğan zaten bu. “Milletin adamı” nitelemesini de ona medya değil, millet verdi. Millet aslı varken sahtesine niye baksın. Hiçbir taklit aslının yerini tutmaz.
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ
 

http://www.selimtemurci.com.tr/singleblog.asp?ID=149

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.