Dr.Selim Temurci: Cumhurbaşkanımızdan levhalık sözler
Dr.Selim Temurci: Cumhurbaşkanımızdan levhalık sözler
SİYASET / 14 Ağustos 2017
İşte AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "Cumhurbaşkanımızdan levhalık sözler" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Rize’deydim.
 
Cumhurbaşkanımız Rize’de hem yeni dönemin temel özelliklerine dair, hem de yeniden yapılanmanın karakteri üzerine tarihi bir konuşma yaptı.
 
Her AK Parti'li için adeta bir yol haritası niteliği taşıyan bu konuşmadan bazı levhalık sözleri, sizlere yeniden hatırlatmak istiyorum.
 
Bilelim ki, bu sözler arada bir hatırlanacak değil, sürekli ve kalıcı şekilde ruhlara ve yüreklere nakşedilecek sözler.
 
Öncelikle 2019’un büyük öneminin altını şu sözlerle çizdi Cumhurbaşkanımız:
 
“Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinde çok iyi bir netice almamız gerekiyor ki, 2019 Kasım'ındaki inşallah parlamento ve başkanlık sistemini çok daha güçlü kılalım. Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri için önümüze psikolojik bir bariyer çıkarılabilir. Asıl imtihanımız 2019 seçimleri olacak.”
 
Daha sonra bu hedefe, nasıl kadrolarla yürüyemeyeceğimize işaret etti:
 
“Teşkilatlarımızdaki metal yorgunluğunu çeşitli defalar gündeme getirdim. Teşkilatlarımızda kapsamlı bir değişim yapmak durumundayız. Genel başkan olarak bu konuda kararlıyım.”
 
Ardından da nasıl kadrolarla yürüyeceğimizi şöyle anlattı:
 
“Milletimizin bizden beklentilerini karşılayabilecek donanıma sahip arkadaşlarımızla yolumuza devam ediyoruz. Belde seçimlerinden başladık, şimdi ilçe ve il seçimleri var. Koltuklara getireceğimiz arkadaşlarımızın isimleri değil, o isimlerin halkla iletişimi nasıl? Aslolan bu. Bir şeyi unutmayalım. İstediğimiz kadar yol, havalimanları yapalım. Enerjide rekor kıralım. Sağlık, adalet, eğitimde yaptığımız yatırımları Cumhuriyet tarihinde hiçbir iktidar yapmadı. Peki yeterli mi? Bunların hepsi gerekli ama yeterli olan gönülleri kazanmak.”
 
Ve uyardı:
 
“Gerek Bakanlarımızın, gerek Belediye Başkanlarımızın, Belediye Meclis Üyelerimizin, yanından, havasından geçilmiyorsa yandık. Ben Bakanım diye yanından geçilmiyorsa yandık. Ya mütevazi ol, mütevazi.”
 
Türkiye'nin adeta yeni bir kurtuluş savaşı verdiği bir dönemin yaşandığını ve bu nedenle hiçbir gaflete ve ihanete tahammül edilemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanımız, bu zorlu mücadeleyi vermenin nasıl bir şuur gerektirdiğini anlatırken, şu tarihi cümleleri kullandı:
 
“Hizmet edecek motivasyonu kalmamış, bencillik batağında çırpınan defolu kişilerle zorlu bir mücadeleyi yürütemeyiz. Hiçbir kardeşimize de "sen kenarda dur" diyemeyiz. Bu kapı şu anda görev mahallinde olanlara ait bir kapı değildir. Kapımız hep açık olacak, çünkü bu kapı gönül kapısıdır. Gönül kapısı, gönül koymaya gelmez. Burada çok hassas olacağız. Teşkilatlarımızda başlatacağımız değişimi sıkı tutmak zorundayız. Şu bakanın, bu milletvekilinin, filanca yapının, falanca grubun değil, davanın adamı olması şart.  Davası olmayan, milletimizin tamamını kucaklamayan hiç kimse AK Parti'de yöneticilik yapamaz. İlçe ve il teşkilatlarımızda bu vasıflara uygun kadroların görev almak için gayret göstermelerini rica ediyorum. 15-25 yıl öncesinin siyaset baronlarının tarzıyla AK Parti'de etkinlik kurmaya çalışan herkes, karşısında bu kardeşinizi bulur. Esasen bu şekilde AK Parti'ye yapılan, tüm Türkiye'ye yapılmış bir kötülüktür.”
 
Ve son olarak vefanın önemini anlattı Cumhurbaşkanımız:
 
Ben Partimizin kuruluşunda emeği geçen tüm kardeşlerime vefa borcumuzun olduğuna inanıyorum. Bu kardeşlerimizle şu andaki kadrolarımızın bir defa irtibatı, ilişkisi çok daha kavi bir şekilde devam etmeli. İhanet etmedikleri sürece onları kapıda bırakamayız. Biliyorsunuz; Bedir farklıdır, Uhud farklıdır. Bu inceliği bir kenara koymayacağız.”
 
Herkes bilsin ki, İstanbul Teşkilatı olarak yeni dönemde gerçekleştireceğimiz yapılanmada Cumhurbaşkanımızın bu sözleri esastır.
 
Çerçeve çizilmiş, nokta konmuştur.
 
KILIÇDAROĞLU’NA TAVSİYE
 
Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz hafta bir kişinin AK Parti’yi asla ilzam etmeyen kişisel sözlerinden hareketle Parti'mizi devleti yıkmakla itham etti.
 
Tabii ki ciddiye almıyoruz.
 
Ancak Kılıçdaroğlu’na hatırlatmak isteriz; boş lafları bırakıp devlete kimlerle sahip çıktığına bir baksın.
 
FETÖ ile yediği içtiği ayrı gitmeyen... PKK'lı teröristlere “hendekteki arkadaşlar” diyen... “PYD ve YPG’ye terör örgütü diyemem” diyen... Hakkari’de bir tek bayrağımız olmadan miting yapmak üzere HDP ile anlaşan... Mustafa Kemal posterlerinin yanında Apo posterleriyle miting yapmayı içine sindiren Kılıçdaroğlu mu devlete sahip çıkıyor?
 
Bir de hiç sıkılmadan Cumhurbaşkanımıza laf ediyor.
 
15 Temmuz’da o Cumhurbaşkanımız olmasaydı, sözde yıkılmasından korktuğun bu devletin hali ne olurdu, onu bir düşün.
 
Bir de, bizim bir Rabia işaretimiz var ya;
 
İşte ondan rahatsız olma!
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ
 

 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.