Dr.Selim Temurci: Bırakın artık kandırmacayı
Dr.Selim Temurci: Bırakın artık kandırmacayı
SİYASET / 31 Temmuz 2017
İşte AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "Bırakın artık kandırmacayı" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
Bu vatana ve bu millete 15 Temmuz darbe girişimi gibi bir ihaneti ve alçaklığı yapanların yargılanma süreci devam ederken, bu süreci sulandırmak ve itibarsızlaştırmak için malum çevrelerin gayretleri de devam ediyor.
 
Bunlardan belli bir kesim var ki, gerek televizyonlarda, gerekse gazete köşelerinde sabah akşam hep aynı şeyleri tekrarlayarak, kendilerince yargılanma sürecinin hukuki olmadığı noktasında bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Söyledikleri şunlar:
 
 “Falanca kişi FETÖ’nün terör örgütü olduğuna dair şunları yazmıştı, şu kitapları yayınlamıştı, şimdi aynı kişi FETÖ’cülükle yargılanıyor.”
 
“Falanca gazete FETÖ’ye dair geçmişte şu şu yayınları yapmıştı, FETÖ ele başısı hakkında en sert yazıları yayınlamıştı, şimdi aynı gazetenin mensupları FETÖ’cülükle yargılanıyor. Buna kim inanır?”
 
“Falanca siyasetçi Meclis kürsüsünde FETÖ hakkında şunları şunları söylemişti, şimdi aynı kişi FETÖ’cü ithamlarına maruz kalıyor, buna kargalar güler vs vs.”
 
Böylece bazı doğrularla birçok yanlışı kurnazlıkla birbirine karıştırıp çorba haline getirerek hem milletin kafasını karıştırmak istiyorlar, hem de Pensilvanya merkezli propagandalara eklemlenmeyi sürdürüyorlar.
 
Öncelikle şunun altını çizelim;
 
Bu süreçte tutuklananların hepsi de FETÖ örgütüne üyelikle suçlanmıyorlar. Bazıları FETÖ örgütüne yardım ve yataklıktan ya da FETÖ örgütüyle işbirliği içinde yasa dışı işler yapmaktan suçlanıyorlar. Bu ikisi aynı şey değil.
 
Gelelim, ağızlarına pelesenk ettikleri şu “Falanca kişi şöyle anti FETÖcü yazılar yazdı, kitaplar yayınladı, falanca gazete veya falanca siyasetçi geçmişte FETÖ hakkında şunları yazdı, söyledi” hikayelerine.
 
Doğrudur, yazdılar. Zaten bunların kimse geçmişte yazıp söylediklerini inkar etmiyor ki! Ancak... Kurnazlık yaparak gözden kaçırmaya çalıştıkları bir gerçek var:
 
Evet, siz bir zamanlar irticacı sandığınız için FETÖ’ye düşmandınız ancak Erdoğan nefreti ve takıntısı gözlerinizi öylesine bürüdü ki, onu siyaset dışı bırakmak için, kimliğine bakmaksızın ona karşı olan kim varsa onunla işbirliği ve dayanışma içine girmeyi bir yöntem olarak benimsediniz.
 
FETÖ örgütünü de bu noktada Erdoğan’ı yıkabilecek en önemli güç olarak gördüğünüzden, geçmişteki bütün tezlerinizi bir yana bırakıp sadece Erdoğan’ı bitirmek adına bu örgütle işbirliği içine girdiniz. O halde;
 
Saptırma ve demagojiyi bırakıp sadece şu birkaç soruya cevap verin:
 
Tamamen FETÖ’nün bir ihanet organizasyonu olan MİT tırları olayının fotoğrafları neden sadece malum gazeteye gönderildi ve o gazete neden yayınladı?
 
Geçmişte demediğinizi bırakmadığınız FETÖ örgütüyle, sonradan ne oldu ki, onların her türlü montajlanmış kasedine, uyduruk tapelerine sabah akşam gönüllü papağanlık yaptınız?
 
Geçmişte “Bunların yaptığı gazetecilik değil örgüt medyasında müritliktir” dediğiniz FETÖ yayın organlarına, sonradan ne oldu ki, sözde basın özgürlüğü adına her türlü desteği sağladınız?
 
Geçmişte demediğinizi bırakmadığınız ve sürekli devleti ele geçirdiğini iddia ettiğiniz FETÖ örgütünü, sonradan ne oldu ki, bir noktadan itibaren, hele de 17-25 Aralık ve 15 Temmuz gibi darbe girişimi süreçlerinde ağzınıza bile almadınız?
 
Cevabını ben veriyorum:
 
Çünkü FETÖ’yü Erdoğan’ı bitirmek adına elverişli bir partner olarak gördünüz.
 
Çünkü Erdoğan’a ve temsil ettiği değerlere olan nefretiniz, FETÖ nefretinizin çok çok üstündeydi!
 
FETÖ’ye geçmişte şunu veya bunu demiş olmanızın ne önemi var, sonuçta o örgütün son yıllardaki bütün hain operasyon ve kumpaslarına her türlü desteği verdiniz.
 
Siyasal alanda birçok işbirliği yaptınız, FETÖ’yle ortak hareket ettiniz.
 
Üstelik bunları sadece biz de söylemiyoruz. Bakın, geçenlerde bir Sözcü yazarı 2012’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecine atfen ne yazdı:
 
“Cemaatin tetikçileri Halk TV ekranına doluşmuştu. CHP içinde Ekmeleddin beyin adaylığına itiraz etmek adeta suç haline gelmişti. İtiraz edene “CHP düşmanı” deniyordu, “Ekmeleddin beye karşı çıkarak AK Parti’nin ekmeğine yağ sürüyorsun” deniyordu, susturuluyordu. Ekmeleddin beyin adaylığını hararetle isteyen biri daha vardı. Fethullah Gülen… Seçime beş gün kala Pensilvanya'daki vaazında aynen şunları söylüyordu: ‘Her halimizde, her tavrımızda, iman-ı ekmel, İslam-ı ekmel, ihsan-ı ekmel, ihlas-ı ekmel, rıza-yı ekmel, yakin-i ekmel demeliyiz, hayatımızı bu atkılar arasında dantela gibi işlemeliyiz, düşsek, sürçsek bile, kalktığımızda el ihsan demeliyiz.’ Bi itiraf da Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bekliyoruz gari. Tıpış tıpış açıklayın… Mecburettin beyi cumhurbaşkanı adayı yapmanızı kim mecbur etti?”
 
Evet, bunları biz değil, yeminli bir Erdoğan ve AK Parti düşmanı olan Sözcü yazarı söylüyor.
 
O halde bırakın artık “Geçmişte şöyle dedik, bunları yazdık” masallarını. Bugüne gelin, bugüne!
 
Bırakın artık kandırmacayı!
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.