AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal: AK Parti gibi kurulduktan 15 ay sonra iktidara gelen ve büyük reformlara imza atan bir başka siyasi hareket yok
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal: AK Parti gibi kurulduktan 15 ay sonra iktidara gelen ve büyük reformlara imza atan bir başka siyasi hareket yok
SİYASET / 29 Temmuz 2017
Mahir Ünal, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken gazetecilere değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Mahir Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "yorulan varsa kenara çekilsin" sözlerine ilişkin, "Cumhurbaşkanımızın bu mesajı, hem teşkilatlarımıza hem belediye başkanlarımıza hem milletvekillerimize. Bu mesaj aslında bu davada bugüne kadar yol yürüyen bütün yol arkadaşlarımıza." ifadesini kullandı.
 
Toplantının ana gündeminin, AK Parti'nin 6. Olağan Genel Kurulu ile ilgili çalışmaların, 14 Ağustos'ta kutlanacak 16'ncı kuruluş yıl dönümü etkinliklerinin oluşturduğunu belirten Ünal, Meclis parti grubunun çalışmaları ve Meclis gündeminin de ele alınan konular arasında olduğunu söyledi.
 
Ünal, 14 Ağustos 2001'de kurulan AK Parti'nin bu sene 16'ncı kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsatarak, bu tarihi günün her sene olduğu gibi bu yıl da coşkuyla kutlanacağını ifade etti.
 
Tarihte, AK Parti gibi kurulduktan 15 ay sonra iktidara gelen ve büyük reformlara imza atan bir başka siyasi hareketin bulunmadığına dikkati çeken Ünal, partinin misyonunun çok eski ve köklü olduğunu dile getirdi.
 
Ünal, kurucular başta olmak üzere 16 yıldır bu davanın büyümesi, gelişmesi ve daha ileriye taşınması için hizmet veren herkese teşekkürlerini iletti.
 
Partinin 16'ncı kuruluş yıl dönümümü vesilesiyle nerede başlanıldığının, nereye gelindiğinin ve nereye gidilmekte olduğunun bir kez daha muhasebe edilmesi gerektiğinin altını çizen Ünal, "Kuruluş yıl dönümü kutlamalarımızı teşkilatlarımız ve milletimizle birlikte Sincan'daki Harikalar Diyarı'nda gerçekleştireceğiz." dedi.  
 
Ünal, olağan büyük kongre hazırlıkları kapsamında belde, ilçe ve il kongrelerinin ilgili takvimlerinin işlediğini, partinin yurt dışına yeni temsilcilikler açması için çalışmaların sürdürüldüğünü anlattı.
 
AK Parti'nin farkı ve gücünün, milletle kurduğu ilişkinin samimiyetinden, yaygınlığından ve derinliğinden kaynaklandığını belirten Ünal, partinin teşkilatlarını, milletvekillerini ve belediye başkanlarını bu anlayışla organize ederek 2019'daki hedeflere ulaşacaklarını ifade etti. 
 
Açıklamasının ardından bir gazetecinin "Sayın Cumhurbaşkanı, bu hafta hem TBMM'de hem de genel merkezde yaptığı toplantıda iki önemli mesaj verdi. İlkinde 'teşkilata yönelik bizim adım atmamızı beklemesinler, dava idrakiyle bağdaşmayanlar.' ifadesini kullandı. Dün kapalı grup toplantısında da 'yorulan varsa kenara çekilsin.' ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı'nın bu mesajının adresi nedir?" sorusuna Ünal, AK Parti'nin 9 milyonun üzerinde üyesi bulunduğunu, 2 milyona yakın belde ve mahalle başkanına varıncaya kadar çok geniş bir aile olduğunu söyledi.
 
Ünal, bu geniş ailenin 15 yıldan beri Türkiye'yi büyük hedeflere taşımak için geceli gündüzlü bir çalışma içerisinde olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
 
"Doğal olarak Cumhurbaşkanımızın bu mesajı, hem teşkilatlarımıza hem belediye başkanlarımıza hem milletvekillerimize. Bu mesaj aslında bu davada bugüne kadar yol yürüyen bütün yol arkadaşlarımıza. Hepsinden önemlisi biz, her yıl kendi muhasebesini yapan, her dem yeniden doğan, bulanmadan akan bir hareketiz. Bu siyasi hareketin en temel özelliği kendini güncellemesi, kendisini yenilemesi, kendisiyle ilgili muhasebesini doğru bir şekilde yapması, yılmadan, yorulmadan yoluna devam etmesidir. 
 
Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği, evet, herhangi bir şekilde Türkiye'nin hedeflerini gerçekleştirmek için çıktığımız bu kutlu yürüyüşte, herhangi bir şekilde AK Parti'nin temel ilkelerinden, değerlerinden uzaklaşan bir davranış içerisinde olması kabul edilemez bir durum olduğu için. Evet böyle bir durum varsa tabii ki AK Parti bugüne kadar gereğini yaptığı gibi bundan sonra da yapacaktır. Bunu Cumhurbaşkanımızın genel olarak siyasete bakış açısı ve bir muhasebe olarak görmekte fayda var."
 
Ünal, "AK Parti ile MHP arasında herhangi bir sorun söz konusu değildir. AK Parti ile MHP arasında liderler düzeyinde herhangi bir sorun söz konusu değildir. Bazı genel başkan yardımcılığı seviyesinde yapılan açıklamalardan duyulan rahatsızlık da tarafımızdan zaten açıklanmıştır." dedi.
 
Tuğrul Türkeş'in kabine dışında kalmasının ardından yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmeleri sorulan Ünal, AK Parti olarak temel ilkelerinin, "meseleleri kişiselleştirmeden ele almak ve Türkiye'nin ali menfaatleri söz konusu olduğunda kendi menfaatlerini kenara koymak" olduğunu söyledi.
 
"Türkiye kazanacaksa biz kaybedelim" anlayışında oldukları için her zaman milletle siyaset yaptıklarına dikkati çeken Ünal, "AK Parti olarak bizim temel özelliklerimizden bir tanesi, hiçbir zaman meseleyi kişiselleştirmeden ve siyaseti de kişiler arası çatışmanın merkezi haline getirmeden yol yürümüş olmamızdır." ifadelerini kullandı.
 
Eski Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in Türkiye'nin en çok ihtiyacı duyduğu anda, geçici hükümetin kurulması aşamasında, "Ben, devletim bana ihtiyaç duyduğunda üzerime düşen sorumluluğu yerine getiririm." dediğini anımsatan Ünal, şöyle devam etti:
 
"AK Parti'de Bakanlık yapmış bir Milletvekillimize, tabii ki sahip çıkacağız. Bununla ilgili herhangi bir endişe söz konusu değil. Sayın Tuğrul Türkeş de zaten bunu ifade etmiştir. Orada herhangi bir sorun yok. Bizim burada söylediğimiz şey şudur: AK Parti ile MHP arasında herhangi bir sorun söz konusu değildir. AK Parti ile MHP arasında liderler düzeyinde herhangi bir sorun söz konusu değildir. Bazı Genel Başkan Yardımcılığı seviyesinde yapılan açıklamalardan duyulan rahatsızlık da tarafımızdan zaten açıklanmıştır." 
 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın da açıklamaları olduğunu anımsatan Ünal, "Ben bunu MHP için söylemiyorum. Bunu CHP için de AK Parti için de kendim için de yani siyasetin geneli anlamında... Birilerine ders vermek anlamında da bunu söylemiyoruz. Hepimizin unutmaması gereken temel bir ilkedir: Siyasette nezaket her zaman çok kıymetli ve değerlidir. Biz sadece bunun altını çizdik ve bunun da uzamasının, Türkiye'ye, Türkiye'nin pozitif gündemine hiçbir katkısı olmayacağını defalarca ifade ettik." diye konuştu. 
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 15 Temmuz ve sonrasında, "devletin bekası söz konusu olduğunda siyasi sorumluluk nasıl üstlenilir, siyasi sorumluluk nasıl alınır"ı gösterdiğini belirterek, bu konudaki takdirlerini, Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyinde de ifade ettiklerini hatırlattı. 
 
Ünal, CHP'nin, Merve Kavakçı'nın Kuala Lumpur Büyükelçiliği'ne atanmasını bazı fotoğrafları sosyal medyada paylaşarak eleştirmesine ilişkin soru üzerine, şöyle konuştu:
 
"Bir şeyi doğru değerlendirelim. Eğer devletin yaptığı bir düzenleme ya da bir tasarruf, herhangi bir şekilde Anayasa'ya ya da mevcut hukuk düzenine aykırı değilse öncelikli olarak burada bir sorun yok demektir. Bu, siyasi iradenin aldığı bir karardır ve bu kararı birilerinin eleştirmiş olması da siyasetin doğası gereğidir ama şunu da unutmamak gerekir ki bu ülke, Sayın Merve Kavakçı'nın şahsında bir inanç ve kıyafet özgürlüğünün nasıl engellendiğine de maalesef şahit olmuştur.
 
Türkiye gibi özgürlüklerin, demokrasinin ve hukuk devletinin kıymetinin her an altının çizildiği bir ülkede geçmişte yaşanmış böyle bir tatsızlığın bugün bir iade-i itibar gibi tekrardan bir devlet tasarrufu ile eyleme dönüşmesini birilerinin yadırgamasını açıkçası anlamıyorum."
 
Ünal, Merve Kavakçı'nın Meclis'e girdiğinde başörtüsü nedeniyle gösterilen tepkinin hatırlanması gerektiğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Şimdi başörtülü milletvekillerimiz var, ne oldu? Türkiye'de herhangi bir şekilde birilerinin kendi inancının gereği olarak başörtüsüyle Meclis'e girmiş olması, Türkiye Cumhuriyeti Devletine zarar mı verdi yoksa özgürlük alanlarını mı genişletti? Bu atama aslında Türkiye'nin özgürlükler anlamında nereden nereye geldiğinin de bir göstergesidir. Ayrıca, bizim geleneklerimiz acısından, inançlarımız ve değerlerimiz açısından Hacı Bektaş-ı Veli'yi bilmeyen, Yunus Emre'yi, Taptuk Emre'yi, Mevlana'yı, Hacı Bayram-ı Veli'yi bilmeyen, bizim geleneğimizde büyük-küçük, edep, adap bütün bunları, irfan geleneğini bilmeyen bir anlayışın anladığım kadarıyla bugün o fotoğrafı da değerlendirmesinin biraz sağlıklı olmadığını düşünüyorum. "
 
Ünal, bir gazetecinin, partinin 16. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenecek programa eskiden AK Parti'de siyaset yapan isimlerin davet edilip edilmeyeceğine ilişkin soruya da bütün kurucuların ve 15 yıl boyunca AK Parti'de görev yapmış ve bu süre içinde onurlu şekilde görevini yerine getirip bayrağını teslim etmiş, AK Parti'nin bütün yol arkadaşlarının davet edileceği yanıtını verdi.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.