Dr.Selim Temurci: 15 Temmuz Nedir?
Dr.Selim Temurci: 15 Temmuz Nedir?
SİYASET / 10 Temmuz 2017
AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "15 Temmuz Nedir?" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
15 Temmuz’un tarihsel önemini, değerini, boyutlarını ve sonuçlarını bir makalede anlatmak mümkün değildir.
 
Nasılsa birçok toplantı ve etkinlikte uzun uzun anlatacak değerlendireceğiz.
 
Ancak ben bu yazıda 15 Temmuz’la ilgili en çok altı çizilmesi gereken hususlardan hareketle bir özet sunmak istiyorum.
 
15 Temmuz, bu ihanete kalkışan FETÖ ve onun bilumum destekçileri açısından benzerine az rastlanır bir alçaklığın ve ihanetin günüdür.
 
Türkiye’yi durdurma, işgal etme ve emperyalist planlara sunma projesidir.
 
Kadın, çocuk, genç, yaşlı, asker, polis 249 insanımız şehit olmuş, binlercesi yaralanmış, Meclisimiz kurulduğu andan beri ilk kez bombalanmıştır.
 
15 Temmuz, çıplak elleriyle tankları durduran milletimiz açısından ise, ülkelerin tarihinde kolay kolay görülmeyen şanlı bir direnişin, destansı bir kahramanlığın, imani bir şahlanışın ve adeta 1915’teki Çanakkale ruhunun yeniden güncellenmesinin adıdır.
 
Üstelik de bu şahlanışı en küçük bir taşkınlığa, yağmaya, talana veya saldırganlığa tevessül etmeden tamamen bir zarafet ve asalet içinde gerçekleştirmiştir.
 
15 Temmuz ölümlerin üzerine bir düğüne gider gibi yürüyen bir başkomutan ve o başkomutana sonuna kadar güvenen bir milletin asla yenilmeyeceğini, teslim alınamayacağını gösteren bir izzet manifestosu, bir bağımsızlık vesikasıdır.
 
15 Temmuz’da milletçe akamete uğrattığımız bu hain darbe girişimi; Gezi kalkışması, 17-25 Aralık yargı darbesi, 7 Şubat ve MİT tırları ihaneti gibi, vatanımıza ve milli iradeye operasyona yeltenen “sandık dışı siyaset” arayışlarının bir başka halkasıdır.
 
15 Temmuz’un arkasında FETÖ ile birlikte onun iç ve dış destekçileri vardır.
 
Dış destekçileri batı emperyalizmi, iç destekçileri ise FETÖ’yle senkronize çalışan, FETÖ’nün tezlerini, tapelerini, montajlanmış kasetlerini siyasetinin, sermayesinin veya medyasının işlevi kılmış çevrelerdir.
 
15 Temmuz’la birlikte milleti küçümseyen, yok sayan, demokratik bilinciyle alay eden, siyasal ve toplumsal mühendislik tezlerinin tamamı çöpe atılmıştır.
 
15 Temmuz’da milletimizin yazdığı destan bize onur, izzet, şeref ve bir vatan kazandırdığı kadar, omuzlarımıza da iftiharla yükleneceğimiz, yüreğimizde alev alev hissedeceğimiz bir sorumluluk bırakmıştır.
 
Bu sorumluluk başta 2019 olmak üzere, geleceğimizi belirleyecek bütün hedefler için biricik güç, enerji ve motivasyon kaynağımızdır.
 
15 Temmuz’un 1. yıldönümünde şehitlerimizi sevgiyle, minnetle, rahmetle anıyorum.
 
 
 
KILIÇDAROĞLU’NUN SKANDAL YAZISI
 
Kılıçdaroğlu’nun batı gazetelerine yazdığı “Türkiye’yi şikayet” yazısı baştan aşağı, karalama, yalan ve iftiradan ibaret.
 
CHP tarihine geçecek utanç verici bir hezeyan, kara bir ibret vesikası!
 
Yazısında Batılı devletlerin neden darbeleri, Sisi gibi darbecileri, PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerini destekleklediğine dair tek bir soru bile sormayan Kılıçdaroğlu, bol bol Türkiye’yi şikayet ediyor.
 
Kendi ülkesine, kendi milletine güvenen, saygı duyan tek cümlesi yok.
 
Rejim kurbanları diyerek 105 bin rakamını telaffuz eden Kılıçdaroğlu, böylece Ordudan, Emniyette, Yargıda ve diğer devlet kurumlarından temizlenen FETÖ ve PKK mensuplarına açıkça arka çıkıyor, sözde “adalet” yürüyüşünü kimler adına yaptığını ifşa etmiş oluyor.
 
Ülkesindeki sözde diktatörlükten ve otoriterleşmekten yakınan Kılıçdaroğlu, batı dünyasını bu konuda daha etkili davranmaya çağırmayı da ihmal etmiyor.
 
 “Yazıklar olsun” diyorum.
 
Otoriterlik ve diktatörlüğe gelince;
 
Bu millet bu iki kavramın kimlerle özdeşleştiğini çok iyi biliyor.
 
Bildiği için de seni ve partini iktidara getirmiyor.
 
Yazdığın yazı, sana utançtan başka hiçbir şey kazandırmayacak.
 
Çünkü Türkiye’de batılı emperyalistlerin ve onların yolundan gidenlerin değil, her zaman bu asil milletin dediği olacak!
 
15 Temmuz, bu ihanete kalkışan FETÖ ve onun bilumum destekçileri açısından benzerine az rastlanır bir alçaklığın ve ihanetin günüdür. Milletimiz için ise ülkelerin tarihinde kolay kolay görülmeyen şanlı bir direnişin, destansı bir kahramanlığın, imani bir şahlanışın, 1915’teki Çanakkale ruhunun güncellenmesinin adıdır.
 
Kılıçdaroğlu’nun batı gazetelerine yazdığı “Türkiye’yi şikayet” yazısı baştan aşağı, karalama, yalan ve iftiradan ibaret. CHP tarihine geçecek utanç verici bir hezeyan, kara bir ibret vesikası! Yazı, sözde “adalet” yürüyüşünün FETÖ ve PKK için yapıldığının da itirafı niteliğinde. Yazıklar olsun!
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ
 

 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.