DİKKAT ! HAYATİ BİLGİ !
DİKKAT ! HAYATİ BİLGİ !
SAĞLIK / 12 Haziran 2014
KANDİL SİMİTLERİNDE KULLANILAN YAĞ MARGARİN ve TÜM MARGARİNLERİN İÇERİSİNDE de DOMUZ YAĞI BULUNMAKTADIR !!!
BU MÜBAREK GECEDE EVLERİMİZE FARKINDA OLMADAN HARAM LOKMA SOKMAYALIM!!!
 
İŞTE MARGARİN ile İLGİLİ ÖLDÜREN GERÇEKLER !!!
 
Margarinler İnsan Hayatını Nasıl Tehdit Ediyor?

MARGARİNLER  HİDROJENE VEYA İNTERESTERİFİKASYON YAĞLAR-Trans Yağ Asitleri

Margarinler üzerinde pekçok yazı yayınlandı. Bu yazılarda çeşitli yönleri ile margarinlerin sağlığımıza verdiği zararlar uzman ve araştırmacılarımızın açıklamaları ile ortaya kondu. Bu bilgiler ışığında, GİMDES olarak, yaşam tarzımız içerisinde margarine yer vermememiz gerektiğine inanıyoruz. Neden böyle düşündüğümüzü teyid edecek bir yazı olarak dikkatinize sunmak istiyoruz.

Bilindiği gibi bitkisel sıvı yağların hidrojenizasyon metodu ile yapay olarak katılalıştırılmaları sonucunda elde edilen yağlara margarin veya hidrojene katı yağ denmektedir. Margarinler doymuş yağ gurubuna giren yağlardır. Bünyelerinde yapay olarak oluşan trans yağları da barındırırlar.

Trigliseridlerdeki doymuş yağ asitleri, kardiyovasküler rahatsızlıklarla bağlantılı olan kan kolestrol seviyesinin yükselmesine katkı sağlamaktadır. Harvard Üniversitesi araştırmacılarının 1994 deki bir çalışmalarında,Hidrojenize edilmiş yağ tüketen insanların, hiç tüketmeyen veya çok az tüketen insanlara nazaran yaklaşık iki misli kalp krizi geçirme riskine sahip olduklarını rapor etmişlerdir.

Hidrojene yağlar, sıvı yağların, sıvı olmalarını sağlayan çoklu bağlarının hidrojenle doyurularak katı hale dönüştürülmüş şeklidir. Bu işlem sırasında trans yağ asitleri de oluşur. Trans yağ asitleri bir grubun adıdır. Bir tek maddenin değil bir grubun adıdır. Sonuç ürünün kompozisyonu, uygulanan hidrojenizasyon işleminin koşullarına bağlıdır. Bu yolla elde edilen trans yağlar sentetiktir. Yani doğada bulunmazlar. Vücudumuz bu sentetik trans yağları tanımaz. Yemeklik yağ olarak tükettiğimiz doğadaki yağların tümü trans formunda olmayan yağlardır.

Gevişgetiren hayvanların süt ve etinde de az miktarda trans yağ asidi (biyohidrojenizasyon yoluyla)bulunmaktadır. Ancak bu trans yağ asitlerini, sentetik trans yağ asitleriyle karıştırmamak gerekir. Aynı kompozisyonda olan yağlar değillerdir. Çalışmalar doğal trans yağ asitlerinin herhangi bir zararını tesbit etmemiştir. Günlük alınan doğal trans yağ miktarı da sentetik trans yağ asidi alımının en az 25 katı daha azdır.

Yapılan bilimsel çalışmalar bu sentetik trans yağ asitlerinin sağlığa zararlı olduğunu göstermiştir. Danimarka 2003'te bu yağların kullanımına en büyük sınırlamayı getirdi. Bunu Kanada takip etti. ABD'nin New York eyaletini diğer eyaletler takip etmekte...

ABD'nin Boston kentindeki Harvard Kamu Sağlığı Okulu'ndan Dr. Frank B. Hu, yaptıkları çalışmanın, kanlarındaki trans yağ seviyesi yüksek olan kadınların olmayanlara göre kalp krizi geçirme riskinin üç kat fazla olduğunu ortaya çıkardığını bildirmiştir. Circulation dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kırmızı kan hücrelerindeki trans yağ oranının trans yağ tuketimiyle bağlantılı olduğu, bunun da kötü kolesterolun (LDL) yükselmesi ve iyi kolesterolun (HDL) düşmesiyle ilgili bulunduğu belirtildi.

Muhtelif geniş çaplı çalışmalar erken ölümlerle yüksek miktarda trans yağ tüketimi arasında kuvvetli bir bağın olduğunu göstermektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve İlaç İdaresi(FDA), Amerikan Kalp Kurumu(AHA) gibi kuruluşlar trans yağ girişini sınırlamaları için topluma uyarıda bulunmaktadırlar.

Hidrojenize Yağların Verdiği Zararlar :

Koroner Kalp Hastalığına sebep olduğu kesinleşmiştir. Diyabet, Obezite, Kanser, Kısırlık (ovulasyonun baskılanması), Karaciğer Fonksiyon Bozukluğu, Hücre Fonksiyon Bozukluğu (zar yapısını bozarak) )(birçok hastalığın kapısını açmaktadır)(Alzheimer, Parkinson vb)gibi hastalıklara sebep olmasıyla ilgili pek çok bilimsel çalışma mevcuttur. Annenin beslenme tarzına (trans yağ asitleri tüketimine)bağlı olarak anne sütüne geçtiği kanıtlanmıştır. İyi kolestrol (HDL :high density lipoprotein) seviyesini düşürmektedir. Kötü kolestrol (LDL : low density lipoprotein) seviyesini yükseltmektedir. Kandaki Lp(a) atherogenic lipoprotein oranını yükseltmektedir. Kandaki yağ oranını yükseltmektedir. Alınan kalori aynı olmasına rağmen vücutta(özellikle karın bölgesi)yağ birikimi ve kilo alımına sebep olmaktadır.  

Son yıllarda, bütün dünyada hidrojene margarinlerin zararları, hastalık yapma rizkleri ayyuka çıkınca yeni arayışlara yönelen margarin sanayicileri bitkisel sıvı yağlardan margarin yapımı için interesterifikasyon denilen bir yöntemle margarinlerini üretmeye yöneldiler. İnteresterifikasyon basitçe doymamış yağ asitlerinin hidrojenle doyurulması yerine, katılığı sağlayacak yağ asitleri ile sıvılığa neden olan yağ asitlerinin enzim ya da kimyasal yöntemler kullanılarak birbirleri ile değiş tokuş ettirilmesidir. Bu yöntem eski margarinlerde bulunan trans yağları bir hayli azaltıyor.

Ancak, bu yeni yöntemde de margarinlerin içindeki trans yağların sıfıra inmediği görülmektedir. Margarinciler, 100 gram yağda 1 gram'ın altındaki trans yağlarını yanlış olarak sıfır trans yağı  olarak lanse ediyorlar. Sıcak preslenmiş bitkisel kökenli yağların (ayçiçeği, mısır, soya, margarin) kullanıldığı paketli ya da paketsiz gıdaların ne kadar yaygın kullanıldığı düşünüldüğünde, alınan toplam dozun arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Margarinciler bu yeni margarin türünü yere göğe sığdıramıyorlar. Halbuki, daha önce, 30-40 yıldan beri insanlara benzersiz reklamlarla dayattıkları hidrojene margarinler için de benzer sloganları kullanarak ürünlerini pazarladılar. Bu yağlar yüzünden milyonlarca insanın kalp hastası olmasının, bu sebeple kalp damar ameliyatı olmak zorunda kalanların, bu yağları tükettikleri için kanser olanların, hayatlarını kaybedenlerin vebalini kimler yüklenecektir?, hiç düşündüler mi?  Şimdi bu yeni nesil yağların da zararlarını, hastalıklarla ölümlerle geçecek bir 30-40 yıl sonra mı öğrenmek zorunda kalacağız? Margarincilerimizi insanlık namına bu konuda düşünmeye davet ediyoruz.

 Ne Yapmalıyız? 

Hidrojenizasyon veya interesterifikasyon yöntemiyle üretilen margarinleri tüketmekten en kısa zamanda vazgeçmeliyiz.

Biskuvi, kek, çikolata, kraker, gofret, cips, salata sosları gibi etiketinde bu tür margarin icerdiği belirtilen gıdaları tüketmemeliyiz.

Etiket bilgisi olmadığı halde farkında olmadan aldığımız trans yağlar da söz konusudur:

Pastane ürünleri : hamur işleri, kekler , kurabiyeler, pastalar, poğacalar , krakerler, çörekler, börekler, baklava vb tatlılar ve diğer ürünler,

Lokantalarda tüketilen yemekler, catering yemekleri: Lezzet vermesi ve ucuz maliyet amacıyla yemeklere katılmaktadır. Bundan başka kızartma yağları da trans yağ açısından son derece zararlıdır. Patates kızartmaları, tavuk kızartmaları (nuggetlar), donutlar, pizzalar, lokantalarda yapılan diğer kızartma ürünler... Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da tüketicinin daha sağlıklı olduğunu düşünerek "fast food" da tavuk kızartmalarına yönelmesidir. Tavuk daldırarak kızartma yöntemiyle pişirilir. Yüksek oranda trans yağ içeren bu beslenme tarzı da son derece zararlıdır.

Yağları birden fazla kızartmada kullanmamalıyız. Kısacası sağlıklı bir yasam icin en az seviyede trans yağ iceren zeytinyağı gibi yağları kullanmalı ve yuksek oranda trans yağ içeren yağları hayatımızdan cıkarmalıyız.

 Hepimiz biliyoruz ki sigara, uzun yıllar sessiz sedasız milyonlarca insan tarafından kullanıldı. Sonunda sağlıktaki zararları ortaya çıkınca, sigara paketlerine “sağlığa zararlıdır” ifadesinin yazılması zorunlu hale getirildi. Ancak dünyada milyonlarca sigara tiryakisi, milyonlarca kalp hastası, milyonlarca kanserli, milyonlarca ayağı kesilmiş, kolu kesilmiş, milyonlarca ölüm vakası yaşandıktan sonra paketteki bu cümlenin ne kadar değeri olabildi ki.

Korkarız, yarın aynı akibet margarin cinsi yağlarla insanlığın başına yeni bir felaket olarak gelebilecektir. Sigara paketlerinde yazıldığı gibi, Margarin cinsi yağların paketleri üzerinde de “ÇOK ZARARLIDIR” ifadesi yazılacağı gün inşaallah iş işten geçmiş olmaz…


Sağlığımız ve sağlıklı nesiller için beslenme alışkanlıklarımızı mutlaka değistirmeliyiz.

Kaynak : 


http://foodengine.blogspot.com/search/label/hidrojenize

http://www.gidaraporu.com/gida-283--0-0.htm  

http://www.gidaraporu.com/gida-30--0-0.htm

http://en.wikipedia.org/wiki/Margarine

Prof.Dr.Ahmet AYDIN http://www.bodytr.com/2009/04/margarinler-saglikli-mi.html

 

Türkiyede üretim yapan Margarin Firmalarının gerçekte uyup uymadıklarını bilmememize rağmen Türk Standartlar Enstitütüsünün resmiyette yürürlüğe soktuğu TSE Standartı nedir? Kısaca görelim:

Sınıflandırma ve Özellikler başlığında şu bilgiler verilmektedir. Margarinler kullanılma yerlerine göre:

 

Kahvaltılık margarinler

Mutfak Margarinleri

Gıda Sanayi Margarinleri

olmak üzere 3 sınıfa ayrılır.

 

Kullanılacak Katkı Maddeleri konusunda ise şu bilgiler verilmektedir.

  • Koruyucu maddeler ve Miktarları: Benzoik asit ve sodyum ve potasyum tuzları (E210*, E211*, E212*, E213*), sorbik asit ve sodyum, kalsiyum tuzları (E200, E201, E202, E203). Herbiri veya karışım halinde toplam olarak 1 kg margarinde en çok 1000mg
  • Antioksidan Maddeler ve Miktarları: Oktil ve dodesil galatlar, butil hidroksianizol (BHA), butil hidroksitoluen (BHT) (E320*, E321*) herbiri veya karışım halinde toplam olarak 1 kg margarinde en çok 100 mg
  • Doğal ve sentetik takoferoller (E306*, E307*, E308*, E309*) sınırsız miktarda
  • Asitleşticiler ve miktarları: Sitrik asit (E330), laktik asit (E270*) ve bunların potasyum ve sodyum tuzları sınırsız miktarda
  • Emülsifiyan maddeler ve miktarları: Yağ asitlerinin mono ve digliseridleri (E471*, E472*), lesitin (E322*) ve lositin bileşikleri sınırsız miktarda.

Son yıllarda, bütün dünyada hidronije margarinlerin zararları, hastalık yapma rizkleri ayyuka çıkınca yeni arayışlara yönelen margarin sanayicileri bitkisel sıvı yağlardan margarin yapımı için interesterifikasyon denilen bir yöntemle margarinlerini üretmeye yöneldiler. İnteresterifikasyon basitçe doymamış yağ asitlerinin hidrojenle doyurulması yerine, katılığı sağlayacak yağ asitleri ile sıvılığa neden olan yağ asitlerinin enzim ya da kimyasal yöntemler kullanılarak birbirleri ile değiş tokuş ettirilmesidir. Bu yöntem eski margarinlerde bulunan trans yağları bir hayli azaltıyor.

Ancak margarinler içindeki trans yağların sıfıra inmediği görülmektedir. Margarinciler 100 gram yağda 1 gram'ın altındaki trans yağlarını yanlış olarak sıfır trans yağı  olarak lanse ediyorlar. Sıcak preslenmiş bitkisel kökenli yağların (ayçiçeği, mısır, soya, margarin) kullanıldığı paketli ya da paketsiz gıdaların ne kadar yaygın kullanıldığı düşünüldüğünde, alınan toplam dozun arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Margarinciler bu yeni margarin türünü yere göğe sığdıramıyorlar. Halbuki, daha önce, 30-40 yıldan beri insanlara benzersiz reklamlarla dayattıkları hidronije margarinler için de benzer sloganları kullanarak ürünlerini pazarladılar. Şimdi bu yağların da zararlarını hastalıklarla ölümlerle geçecek bir 30-40 yıl sonra mı öğrenmek zorunda kalacağız?

OMEGA-6/OMEGA-3 ORANI

Ayrıca bu kadar çok omega-6 alındığında (bahsedilen yağların hepsi omega-6'dan çok zengindir) omega-6/omega-3 oranı müthiş bir şekilde artıyor. Bu oranın 4/1'den fazla olmaması gerekirken neredeyse 50/1'e kadar çıktığını görüyoruz. Bu durum şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk, kanser ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi son yıllarda müthiş artış gösteren çok sayıda müzmin hastalığın oluşumunda önemli bir paya sahip.

İNTERESTERİFİKASYON NE KADAR SAĞLIKLI/ YOKSA YAĞMURDAN KAÇARKEN DOLUYA MI TUTULUYORUZ?

İnteresterifikasyon işlemi de, daha önceki katılaştırma işlemleri gibi yağların raf ömürlerini nerdeyse sonsuza kadar artırıyor. Bir ilacın piyasaya çıkmadan önce insan sağlığına zararlı olmadığı yıllar süren çok aşamalı araştırmalar sonucunda ortaya konur. Ama maalesef interesterifikasyon işlemi insan sağlığına olan olası etkileri yeteri kadar araştırılmadan faaliyete geçirilmiştir. İşte az sayıdaki araştırmanın sonuçları.

Araştırma 1

1999’da yayınlanan bir araştırmada 10 hafta süre ile tereyağ ve interesterifiye yağ asiti alan iki grup hasta karşılaştırılmış. Her iki grupta da kan kolesterolü yükselmemiş, fakat interesterifiye yağ asiti alan grupta trigliserit (kan yağları) yüksek bulunmuş.

Araştırma 2

Aynı konuda 2000 yılında bir araştırma daha yayınlanmış. Tereyağ ve interesterifiye yağ asiti alan iki grup insan karşılaştırılmış. Çalışmanın sonunda her iki grubun kan yağlarında da bir değişiklik olmamış. İnteresterifiye yağ asitilerinin zararlı olmadığını söyleyen tek çalışma bu, onu da bir margarin firması ısmarlamış. Ama dikkatinizi çekmiştir her iki çalışmada da tereyağı masum gözüküyor.

Araştırma 3

Esas yankı uyandıran çalışma ise Malezya’da yapılıp 2007 yılında yayınlanmış. 30 gönüllüye otuzar günlük dönemler halinde doğal doymuş (hayvani) yağ, trans yağ içeren margarin ve interesterifiye yağ içeren margarin verilmiş. Margarin yiyen her iki grupta da LDL(kötü kolesterol)/HDL (iyi kolesterol oranı ve kan sekeri yükselmiş. Buna karşılık doğal doymuş yağ yiyen grupta ise bu oranlarda bir yükselme olmamış.

Ne kadar enteresan değil mi? Kolesterol içermeyen margarinler kan kolesterol düzeylerini artırırken kolesterol içeren doğal doymuş yağlar artırmıyor!

Anlayacağınız gibi az sayıdaki araştırmaya göre interesterifiye yağların zararsız olduğunu söylemek mümkün değil. Hatta zararlı olma olasılıkları daha yüksek görünüyor.

Yani yine aynı senaryo oynanıyor. Yani eşek, yine aynı eşek; sadece semeri değişmiş. Trans yağlarda olduğu gibi interesterifiye yağ asitlerinin yasaklanması için de bir 20-30 yıl daha geçer herhalde. Sanayiciler de halkın sağlığı pahasına karlarına kar katarlar.

Dr.Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.