"Banka olmaz, süt annelik olur"
SAĞLIK / 2 Nisan 2013
İşte Biyokimyacı, psikolog ve ilahiyatçılardan 'süt' raporu...

Bilge Kadın Araştırma Merkezi, İslam hukukçuları, psikolog ve biyokimya uzmanlarıyla anne sütü bankası raporu hazırladı. Raporda anne sütü bankasını ilahiyatçılar caiz bulmazken, psikolog ve biyokimya uzmanları sütanneyi öneriyor.

Avrupa’da yaygın olan ve bebek ölümlerini azaltmak için kurulan süt bankasının Türkiye’de kurulması ile ilgili çalışmalar ve tartışmalar devam ediyor. Bilge Kadın Araştırma Merkezi (BİLKA), konuyla ilgili kapsamlı bir rapor yayınladı. Raporda anne sütü bankasını dini, psikolojik ve genetik açıdan değerlendiren uzmanlar, süt bankasını doğru bulmuyor. İslam hukukçuları, psikologlar ve biyokimya uzmanlarınca hazırlanan raporda anne sütü bankasının çok iyi bir takip sistemi olmadığı takdirde dinen büyük bir sakınca doğuracağına dikkat çekiliyor. Raporda biyokimya uzmanları, anne sütünün “kişiye özel” olduğu için emzirmenin dışında sağılarak birtakım işlemlerden geçirilmesiyle bazı önemli bileşenlerinin öleceği ve besleyici özelliklerini büyük ölçüde kaybedeceğinin altını çiziyor. Süte sağım esnasında ortam şartlarına bağlı olarak dışarıdan birçok mikrop, virüs ve bakterin de karışabileceği vurgulanıyor.

İslam hukukçusu Prof. Dr. Saffet Köse, usulüne uygun yapılmadığı takdirde anne sütü bankasının İslam aile hukuku açısından bazı olumsuzluklara sebep olacağını söylüyor. “Çocuğa gelişigüzel süt verilemediği gibi farklı kadınların sütlerinden oluşan karışım da verilemez.” diyen Prof. Köse, bir çocuğun ne kadar çok anneden süt emerse veya sütanneden süt verilirse o kadar süt kardeşi olacağına dikkat çekiyor. İlahiyatçı Hanife Bilgin ise süt bağının sadece süt kardeşliğiyle sınırlı olmadığını hatırlatarak, süt hala, süt teyze, süt dayı, süt amca ile devam edeceğini kaydediyor. Bilgin, süt bankası kurulmasının caiz olmadığını dile getiriyor.

Anne sütü bankası yerine ‘sütanne’ önerisinde bulunulan raporda uzman psikolog Meryem Kulaber Demirci, “Anne sütü bankacılığı sütanne ile çocuk arasındaki ilişkiyi kazanç sağlanan bir çıkar ilişkisine dönüştürmektedir. Oysa bebeğin sağlıklı gelişimi için anne sütü ne kadar gerekliyse emzirmenin sağladığı yararlar da bebek için vazgeçilmezdir. Anne sütü bankacılığı anne ile bebek arasında eşsiz iletişimi, yakınlığı, bağlılığı sağlayan emzirmenin yerini asla tutmamaktadır.” ifadelerini kullanıyor. Amerika’da 10, Avrupa’da ise 158 anne sütü bankası olduğunu belirten Demirci “Sütanne bankacılığı Avrupa toplumunda yaygın bir uygulama ve yüksek bir ücret karşılığı yapılıyor. Bebeğin sağlıklı gelişimi için anne sütü ne kadar gerekliyse emzirmenin sağladığı yararlar da bebek için vazgeçilmezdir. Anne sütü bankacılığı yerine annelerin bebeklerini emzirme konusunda bilinçlendirilmeleri ve emzirmeye engel faktörlerin ortadan kaldırılması öncelikli amaç olmalı.” diyor.

Anne sütü bankalarını tıbbî-genetik açıdan değerlendiren Biyokimya ve Klinik Biyokimya Uzmanı Serpil Bellisoy da araştırmalarda bebeğin anne memesinden süt emdiği zaman kolesistekonin, gastrin ve insülin hormonları da dâhil 19 farklı hormon salgısında anne ve bebekte artış görüldüğünü belirtiyor. Bellisoy, “Bu hormonların birçoğu bebeğin ve annenin bağırsak villuslarının büyümesini uyarır. Böylece her beslenmeyle daha fazla kalorinin absorbsiyonu için emilim yüzeyi artar.” diyor.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.