Doç.Dr. Mustafa Şeref Akın'ın "Tasarım Düşüncesi Yöntemiyle İnovasyon ve Girişimcilik" isimli kitabı büyük beğeni topladı
Doç.Dr. Mustafa Şeref Akın'ın
RÖPORTAJ / 29 Şubat 2016
Akademi dünyasında isminden sıkça söz ettiren ekonomi ve inovasyon alanında dünya markası olan Doç.Dr. Mustafa Şeref Akın'ın yeni kitabı büyük yankı uyandırdı. İşte kendisi ile yaptığımız röportajın tamamı...

1- Doç.Dr. Mustafa Şeref Akın kimdir?

Mustafa Şeref Akın 1973’de İstanbul’da doğdu. 1992’de Galatasaray Lisesi’ni, 1996’da İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi ve 1998’de Western Illinois Üniversitesi’nde Ekonomi Yüksek Lisansı’nı, 2004’de ise Southern Illinois Üniversitesi’nden Ekonomi Doktorasını aldı. Önce Maltepe Üniversitesi’nde (Türkiye), daha sonra University of Missouri at Saint Louis’de (A.B.D.),  Uluslararası Atatürk Alatoo Üniversitesi’nde (Kırgızistan) ve Süleyman Demirel Üniversitesin’de (Kazakistan) ekonomi dersleri okuttu. İş hayatında çeşitli sektörlerde bulundu.  Kendisi halen Fatih Üniversitesi’nde çalışmaktadır. Ekonomi, işletme, girişimcilik, inovasyon derslerini lisans ve yüksek lisansta okutmaktadır.

2- Bugüne kadar her biri alanında birbirinden kıymetli 8 kitabınız yayınlandı, son çıkan 9'ncu kitabınız "Tasarım Düşüncesi Yöntemiyle İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK" özellikle üniversitelerde okutuluyor ve büyük beğeni topladı. Bu kıymetli eseri çıkarmadıki asıl hedef neydi?

Bu kitap, "Tasarım Düşüncesi" yönteminin kullanılması suretiyle organizasyonlardaki inovasyon sürecinin nasıl hızlandırılabileceği üzerine bir bilimsel çalışmadır. Tasarım Düşüncesi üzerine eğilmek, bu yöntemi anlamak ve aktarmak kanımızca “Made in Turkey” ürünlerinin gerçekten farklılaşmasını sağlayacak, inovasyon denemelerindeki başarı oranlarında ciddi bir yükselme göstereceği gibi müşteri taleplerine cevapta da mükemmelliyete kapı açacaktır.

3- "Tasarım Düşüncesi Yöntemiyle İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK" kitabınız bu alandaki en önemli yayınlardan. Bu önemli eser Üniversiteyi bitirip hayata atılacak gençlere de ışık tutacak nitelikte, siz gençlere bu anlamda ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Üniversite öğrencilere veya iş hayatındaki kişilere inovasyon yapabilmeleri için tasarım düşüncesini öğrenmelerini tafsiye ederim. Bilindiği üzere inovasyon, meta ürünün düşük fiyatlandırma statüsünden çıkarılarak içine  müşteri tecrübesinin katılması ile daha üst kaliteli ürün grubuna çıkarılmasını hedefler. İnvasyon üzerine tasarım düşüncesinin eklenmesi ile elde edilen bakış ise hedeflenen üst kaliteli ürüne ulaşılırken markalaşmanın da kendiliğinden ortaya çıkması bakımından özel bir öneme sahiptir. Tüm bu açılardan bir kez daha değerlendirildiğinde, tasarım düşüncesi anlaşılmaksızın bir kişiye «inovatif ol, yaratıcı düşün…» demek ondan imkânsızı istemekle aynıdır. Bu örnek, hayatında hiç golf oynamamış bir kimseye sahaya çıkıp golf oynamayı teklif etmekten farksızdır. Kişinin herşeyden önce gerekli metodolojiyi öğrenmesi gerekir, ki tasarım düşüncesi de inovasyona giden yoldaki en etkin metodolojidir. Bu metod sayesinde bir sorun anlaşılır ve çözüme kavuşturulur. Bu bakımdan tasarım düşüncesi bir süreçtir ve yaratıcılıktan çok bir disiplin işi olan inovasyon da ancak bu süreçle yönetildiği takdirde başarıyı göğüsler. Nitekim, yaratıcılığın dahi ortaya çıkışı belli bir yöntemin izlenişine bağlı olduktan sonra, yaratıcılığın salt hayal kurma eylemiyle kendini gösteremeyeceği açık bir gerçektir. Tasarım düşüncesi tam da bu noktada inovasyona gebe çözümü bulmak için sımsıkı kurallara bağlanmış bir yöntemi işaret eder, bir adım sonrasında da bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağını vurgular. Sistemin temelindeki felsefe tamamen karşı tarafın duygularını tanımaya yönelik empatik bir bilgi arayışıdır. Tasarım düşüncesi, bir ürünün sadece teknolojik olarak üretilebilmesinin ve ekonomik olarak karlı olmasının yeterli olmadığı, tüm bu hususların yanında duygusal bir ihtiyacı da karşılaması gerektiği noktasından harekete geçer.  Bunun doğal bir sonucu olarak da insanın yaptığı faaliyetlerde veya kullandığı ürünlerde “anlam ifade eden duygusal yönü” ve “fayda arz eden fonksiyonelliği” yakalamaya çalışır.

4- Kitabınız ne kadar zaman diliminde ve hangi şartlarda yayına hazır hale geldi?

2,5 yıl aldı. Buna süreci öğrenmem ve uygulamaları yaptırmamda dahildir.

5- Son yıllarda İNOVASYON konusu çokca konuşulmakta ve değerlendirmeler yapılmakta. Siz bu işin en üst noktada uygulayıcsı ve öğreticilerindensiniz. Kitabınızda okurlar bu çerçevede nasıl farklılıklar bulacak?

Tasarım düşüncesi bir ürünün inovasyon sürecinde müşterinin duygu ve tecrübelerini de göz önüne aldığı, ürüne ait bir sorunun tanımlanma ve çözüme ulaştırılma sürecini ve buna ait metodolojiyi ifade eder. Burada anılan “süreç” son derece temel dört aşamadan meydana gelir: Görmek, anlamak, yapmak ve test etmek. Görmek ile kastedilen insanların tecrübelerini gözlemlemek, anlamak ile kastedilen ise zorlukları ve fırsatları analiz etmektir. Yapmak, gelecekteki olasılıkları görselleştirmeyi, test etmek de tüm yapılanlarla ilgili sürekli geri bildirim elde etmeyi anlatmaktadır. Süreçle ilgili bilinmesi gereken en genel ve belki de en ilginç noktalardan biri söz konusu metodun doğru cevabı aramaktan çok “doğru soruyu bulma”yönündeki endişesidir. Tasarım düşüncesi, kendisine vakfedilen zaman ve emeğin neredeyse tamamını doğru soruyu bulma evresinde harcamaktadır. Bu süreçte kişinin kendisini bir köşeye çekerek izole etmesini değil kullanıcılarla sürekli mülakatlar yapıp gözlemlerde bulunarak gerek fikir alışverişlerinde bulunulmasını gerekse gelen eleştirilerin dinlenmesini salık verir. Ve görülecektir ki bu hususlara dikkat eden, önce doğru sorunu öğrenmeye ve sonra onu çözmeye odaklanan bir ekip, en yetenekli en donanımlı kişilerden meydana gelen bir ekibe göre çok daha iyi çözüm önerileri getirebilmektedir.

6- Kitabınızda metodoloji dili olarak neyi ön plana çıkardınız?

Tasarım düşüncesi tanıtılırken belki kısaca değinilmesi gereken bir diğer husus da kullandığı metodolojilerdir. Bu metodlar kitapta detaylıca anlatılacak olmakla birlikte değinilmeden geçilemeyecek en orijinal metod şüphesiz antropolojiden alınan etnografik metottur. Bu metotta amaç istatistiksel sonuçlar yerine ilham verecek çözümlere yönlendirecek derin mülakatlarda ve keskin gözlemlerde bulunmaktır. Metod aslında temellerini sosyolojiden almakla birlikte özgünlüğü fikri inovasyona dönüştürme sürecinde ekonomi ve mühendislikten aldığı destekte saklıdır. Bu metod çerçevesinde fikir önce görselleştirilir, sonra da bir ürün prototipi ile somuta dökülür. Bir sonraki aşamada, prototipi çıkarılan ürünün piyasaya sunumuna yönelik iş modeli araştırmaları yapılır.

7- Tasarım Düşüncesi Yöntemiyle İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK" kitabınızda hangi alanlar ile ilgili daha çok araştırma yaptınız?

Her alanda ama öncelikli olarak kamu yönetimi ve işletmeler yönelik.

8- Akademik kariyer planlayan üniversite son sınıf öğrencilerine tavsiyeleriniz nelerdir?

Farklı disiplinleri harmanlayarak çalışsınlar.

9- Okurlar "DÜŞÜNCE" özelinde kitabınızda neler bulacak?

Tasarım Düşüncesi ekonomi, mühendislik ve antropoloji tek bir teknik altında birleştirilir. İlk bakışta hem mühendislerce hem ekonomistlerce bir uğraşı alanı olan inovasyon bu şema altında tam bir ekip çalışmasına dönüşür ve inovasyonun neden sadece bir bakış açısı ile başarılamayacağını anlatır.

10- Projeler üzerine büyük başarılı çalışmalara imza attınız. Proje üretmek neden çok önemli? Proje öznelinde tutar dal ne olmalı?

Proje yönetiminde kavram geliştirmede tasarım düşüncesi etkindir. Ekibin projede elde etmeyi beklendiği çalışmalarında sürekli test olarak yapabilmesinde de faydalıdır.

11- Geleceğin Türkiye'sinde ve Dünya'da İNOVASYON nereye doğru yol alıyor? Yol alması gereken hedef ne olmalı?

İnovasyon metodolojisi geliştirilmesi başarıldı. Bundan sonra bu metodolojileri farklı sektörlere: tıp, kamu yönetimi, dayanıklı ve dayanıksız tüketim malları gibi uygulanmalı. Kullanıcıyı esas alacak şekilde inovasyonu gerçekleştirmeli. Ayrıca inovasyonda ortak kurgulama olarak adlandırılan sadece kullanıcının istek ve ihtiyaçlarını ön plana alarak değil süreci onunla beraber tasarlamak gerekir.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.