clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Alpay Asar'dan "Organik bir birliktelik olarak yaşam" başlıklı yeni yazı
Alpay Asar'dan
GÜNDEM / 22 Mart 2018
İşte yazının tamamı...
GÜNCEL ANALİZ Yazarı, Araştırmacı/Gazeteci/Yazar Alpar Asar'dan "Organik bir birliktelik olarak yaşam" başlıklı yeni yazı...
 
İşte yazının tamamı...
 
Mevlana’nın şu meşhur dizeleri var ya hani, “Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol” diyen dizeler… Bana hep mükemmel olmama halinin, yani sıradan hayatın içinde yakalanan doğal, detokslanmış bir mutluluk ve huzurun şifreleri gibi gelmiştir.
 
Mevlana’nın şifresiyle açılan kripteksin içinden çıkanlar ise çok daha şaşırtıcı: İnsanları, nesneleri ve zamanı müdahaleci olmadan, evrenin sunduğu rastgeleciliğe sadık kalarak, kendi doğal ritmi ve kurgusu içinde tutarak sevmemizi ve beğenmemizi salık veriyor. Tasavvuf düşünce dünyasının imparatoru olan Mevlâna, olduğunuz gibi olmayı, görmeyi ve görülmeyi özendiren yaklaşımıyla mükemmeliyetçilik fikrini de dışlamış gibidir.
 
Mükemmeli, kusursuzu istemekten bir kere vazgeçtiniz mi iddiasız, sıradan, doğal, abartıdan uzak şeylerde de mutluluk ve huzuru bulabileceğinizi anlıyorsunuz. Günümüz insanı için “gönüllü bir yoksulluk” durumu. Müthiş bir nefs terbiyesi… “az çoktur”a, “eski de güzeldir”e, “doğal olan daha değerlidir”e dayalı bir yaşam biçimi anlayışı. Böylesi bir yaşam anlayışında insanın “yaş alması” yaşanmışlığın, bilgelik ve tecrübenin de bir göstergesi haline geliverir. Öyle ya, kırışıklıktan yoksun olmak yaşanmışlıktan da yoksunluk olmaz mı? Günümüzde pek çok insanın avuç dolusu paralar vererek silmeye çalıştığı bu izlerden memnun olmak aslında hayata kök salmak demek değil midir?
 
Yeni dikilmiş, genç bir fidanın gövdesi neredeyse kusursuzdur; gergin, pürüzsüz. Ama meyvesi olmayan, üç beş dalın üzerinde emanetmişçesine duran birkaç yaprak. Yıllar geçtikçe o fidan gelişip serpildikçe gövdesinde çatlamalar, kırışmalar oluşur. Ama aynı zamanda dalları uzar ve güçlenir. Parlak yapraklarının arasından taptaze, lezzetli meyveler kendini gösterir. Kökleri derinlere inmiştir. Rüzgârlara da en soğuk kışlara da dayanır.
 
Bizler de ağaçlarız, varoluşa birçok açıdan bağlıyız. Her saniye nefes alıp veriyorsun örneğin. Bir an, sadece nefes almayı denese? Ne oldu? Öldünüz değil mi? Ya da nefesinizi verdiğinizi ama bir daha alamadığınızı, sonuç değişti mi? Korkarım hayır! Hiç yaşamın bu kadar basit, gösterişsiz ama bir o kadar da kusursuz bir denge içinde akıp gittiğini düşündünüz mü? Ağaçlar kadar sade, onlar kadar mütevazi ama yine onlar kadar da vaz geçilmez olmalı insan. Ağaçlar olmadan yaşayamazsın, onlar da sen olmadan… Yaşam böyle bir şey işte. Sürekli bir şekilde alıyor, veriyorsun. O zaman bu üstün olma, kendi özünü gizleyip bir başkası olma çabası neden?
 
Evren üzerinde her şey birbiriyle bağlantılı, birbiriyle ilişkili; tıpkı koca bir organizma gibiyiz. Aslında hiç kimsenin ya da hiçbir şeyin diğerinden daha önemli olmadığı, eşitlikçi bir organizmanın parçalarıyız. Senin amacın, içinde bulunduğun boyutta daha yaratıcı, daha sevgi dolu, daha başarılı olmaya çalışmak sadece. Ve bunu da organizmanın geri kalanıyla paylaşabilmek için istemek. Çünkü paylaşmak, gerçek huzur ve mutluluğun adıdır. İnanılmaz bir deneyimdir
 
Koşuşturmalı şehir hayatı içinde biriktirmek, daha az vermek ama karşılığında daha çok almak; içi su dolu yağmur bulutuna benzer. O bulut ya hiç yağmur bırakmaz ya da küçük bir çisentiyle gelip geçer. Tevazuyla vermeyi, şükrederek almayı öğrenip, geliştirdikçe hayatınıza bolluk ve bereketi de çekmiş olacaksınız.
 
Korkarım ki, gelişen teknolojiyle birlikte dünyadan almaya hızla devam ediyoruz, ancak karşılığında yok denecek kadar az şey iade ediyoruz. Yeryüzü yavaş yavaş ölüyor ve eğer dünya ölüyorsa bizlerde onunla birlikte ölüyoruz. Çünkü hepimiz, tüm evren koca bir organik birlikteliktir. Kimsenin, kimseden üstün olmadığı, dolayısıyla kendi kimliklerimizle var olmamız gereken bir birlikteliktir sözünü ettiğim.
 
Paylaşmayı bilen, mutlu insanlardan olabilmek dileğiyle, hadi gelin Mevlana’yı ve o dizelerini yeniden hatırlayalım:
 
 Güneş gibi ol şefkatte, merhamette.
 
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
 
Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte.
 
Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.
 
Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette.
 
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol!
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.