Yazarımız, Milletvekili Prof.Dr.Mustafa Ilıcalı'dan "İnsan odaklı bir perspektifle görülmeli" başlıklı yeni yazı
Yazarımız, Milletvekili Prof.Dr.Mustafa Ilıcalı'dan
GÜNDEM / 14 Kasım 2017
AK Parti Erzurum Milletvekili ve Haber Sitemizin Köşe Yazarı Prof.Dr.Mustafa Ilıcalı'dan "İnsan odaklı bir perspektifle görülmeli" başlıklı önemli bir köşe yazısı...

Siz değerli okuyucularımla; bu haftaki yazımda kentiçi ulaşım, gelişme eğilimleri, Akıllı Ulaşım Sistemleri uygulamaları, modlararası entegrasyon ve benzeri konuları İstanbul özelinde ele almaya çalışacağım.

Bilindiği üzere; ulaştırma-şehirleşme arasında doğrudan birbirini besleyen bir ilişki vardır. Dolayısıyla yapılacak olan istihdam yatırımlarının doğruluğunun bir sağlaması ‘ulaştırma sistemi’ üzerinden de okunabilir. Aynı şekilde ulaştırma yatırımları da doğrudan şehir gelişimini olumlu-olumsuz yönde etkileyecektir. Burada da; her zaman ifade ettiğimiz üzere en genel anlamda ‘planlama’ konusu öne çıkmaktadır. Entegrasyon, koordinasyon ve organizasyon, nitelikli bir planlamanın bileşenleridir. Bu anlamda; ülkemizde genel olarak uzun bir süre ‘planlama eksikliği’ önemli bir problemi teşkil etmiş olup, son dönemlerde bu konunun telafisi anlamında çeşitli çalışmalar yapıldığı bilinmektedir. Dolayısıyla, yapılacak yatırımların niceliği ne kadar büyük olursa olsun, eğer çoklu bakış açısına, planlamaya ve entegrist bir yaklaşıma sahip değilse, bu yatırımlardan aynı oranda bir verim alınamayacak ve yeni problemler oluşacaktır. İstanbul özelinde konuya baktığımızda, son yıllarda ‘modlararası entegrasyon ve dengeli modal dağılım’ konularında iyileştirici çalışmalar yapıldığı bilinmektedir. Ancak buna karşın henüz istenilen seviyeye gelinememiş olup, genel anlamda orta ve uzun vadeli hedefler kapsamında nisbeten iyileştirmeler gerçekleştirilebilmektedir. Bunları örneklendirmek gerekirse; yapılan metro yatırımları genel anlamda bahsini ettiğimiz konularda bir iyileştirmeye işaret etmektedir, ancak bunun yanı sıra kentiçi deniz ulaşımında istenen seviyeye gelinememesi, tam tersine modal dağılımda deniz ulaşımının payının düşmesi göze çarpmaktadır. İstanbul gibi kendine has bir iç su yolu olan ve denizle iç içe olan bir şehirde, ulaştırmada denizyolundan faydalanılamaması ve modal dağılımda denizyolunun ancak %1.5’ lar seviyesinde yer alması düşünülemez. Burada; İstanbul’ un çok yönlü ve çok merkezli olarak sürekli büyümesi, bu çerçevede şehrin birçok bölgesinin karasal bir alanda büyümesi gerçekliği elbetteki göz önünde bulundurulmalıdır.

İstanbul’ da modal dağılıma bakıldığında, metroya yapılan yatırımlarla kentiçi ulaşımda demiryolunun payı %30’ lara ve üstüne çıkartılabilir, denizyolu için ise İstanbul’ daki modal payda olması gereken oran %20’ lerdir. Bu çerçevede, İstanbul’ un ulaştırma sisteminde modal dağılım planlamaları yapılmalı, tüketim kültürünü destekleyici oluşumların ve kararların, İstanbul’ da dengeli modal dağılımı olumsuz yönde etkileyeceği dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede Kablolu Sistem yatırımları için öncelenmiş olan Çamlıca-Altunizade-Zincirlikuyu-Mecidiyeköy Teleferik Hattı ilerleyen süreçte boğaza paralel düşünülen kısa ve uzun mesafeli teleferik hatları, İstanbul’ un belirli bölgelerdeki şehir gelişimleri göz önünde bulundurularak tasarlanmış hatlar olarak göze çarpmakta, birçok farklı ulaştırma türünün bir araya geldiği-geleceği transfer (aktarma) merkezleri ise bulunduğu bölgenin gelişimini radikal bir şekilde etkileyecektir. Benzer şekilde; uzun bir süre Anadolu Yakası’ nın merkezi bir konumunda yer alan Kadıköy ilçesi bugün itibariyle ulaşmış olduğu yaklaşık 1.000.000 nüfusluk çekim alanıyla önemli ulaştırma-şehirleşme yatırımlarıyla kendi içerisinde bir yenilenme sürecini yaşamaktadır. Bu çerçevede komşuluğundaki Üsküdar-Acıbadem-Altunizade-Çamlıca hattının gelişim süreciyle beraber, Ataşehir ve Çekmeköy’ de yapılan yatırımlar ile Pendik’ in hızlı gelişiminin merkezinde yer alan Kadıköy’ de kamuoyunda sıkça tartışılmakta olan önemli projelerle gündeme gelmektedir. Bu çerçevede geçtiğimiz yıl hizmete açılan ve bugün itibariyle sistemi oturmuş olan Kadıköy-Kartal Metro Hattı, yerleşim için önemli bir fonksiyonu icra etmektedir.

Önceki yazılarımızda ifade ettiğimiz gibi; Trafik Güvenliği’ nin arttırılması ve istenen düzeye taşınması; ‘Ulaşım Modları Arası Dengeli Dağılım ve Entegrasyon’ esas alınarak sağlanabilir. Ve bu bağlamda da; hangi ulaşım modu olursa olsun ‘Toplu Ulaşım Seçeneği’ nin güçlendirilmesi, çeşitlendirilmesi ve öne çıkarılması hayatidir. ‘Toplu Ulaşım’ ın tercih edilirliği; ihtiyacı karşılayabilir olması (arz-talep yönetimi ve yönlendirmesi), tüketim kültürünün doğru yöne kanalize edilebilme kabiliyeti, yenilikçi ve teknik donanımlı olması ve hizmet parametreleri (dakiklik, konfor, güvenlik, maliyet) ile doğrudan ilintilidir. Söz gelimi; Japonya’ daki tüketim kültürü; bir işadamının bir toplu ulaşım aracı olarak ‘metroyu’ kullanmasını tolore edip olağan karşılamaktadır. Ama bununla beraber; Japonya’ nın söz konusu Toplu Ulaşım’ ında konfor ve güvenlik başta olmak üzere ‘hizmet parametreleri’ nin üst düzeyde sağlandığını da görebilmekteyiz. Buda; bize ‘bütüncül algı ve entegrasyon’ yaklaşımının önemini ortaya koymaktadır. Burada; olumlu yönde hızla gelişmekte olan ‘Ulaştırma Sistemi’ miz ve özelde ‘Modal Dağılım’ ve ‘Toplu Ulaşım’ konularımızı, kullanıcılara, her geçen gün, daha fazlasıyla, ‘hizmet parametrelerinden birini üst düzeyde elde etmek adına bir diğerinden feragat etmeksizin’ sağlamanın koşullarını oluşturmalıyız. Bu bağlamda ortaya koyduğumuz güzel örneklerin ve eylemlerin, hızlanarak devam edeceğine inancım tamdır.

Ülkemiz; TRACECA, İpek Demiryolu, Avrupa-Ortadoğu ve benzeri ulaşım projelerinin merkezliğinde ve kavşak noktasında bulunuyor olup, sahip olduğu fırsatlar ve tehditler bağlamında, iyi yönetilecek ve ‘insan odaklı’ algılanacak bir ‘Çok Modlu ve Bütüncül Ulaştırma Sistemi’ planlama ve yatırım süreci, bizler için hayati bir alanı teşkil etmektedir. Girişilen bu Ulaştırma yatırımları sürecinin doğru bir bakış açısı ile yönlendirilmesinin neticesi, halkımız için kısa vadede; yaşam kalitesi-erişilebilirlik-yolculuk parametreleri-maliyet-sosyal denge anlamında çağ atlayıcı hamleler yapmak olarak okunabilir.

Ulaşımda esas olan ‘insan’ dır. İnsana götürülen hizmetin parametreleri ise; güvenlik,konfor,dakiklik, erişilebilirlik ve maliyettir. Bu parametreler üzerinden, ortaya koyduğumuz sistemin ne kadar ‘insan odaklı’ olduğunun sağlamasını yapabiliriz. Ve bu konuda; elimize ‘data’ olarak gelen geri dönüşlerinde ne kadar ‘duyarlı ve elverişli’ olduğunu ise ‘insanlarımızın tüketim kültürünün’ ne kadar ‘doğru algılara’ sahip olduğu üzerinden ölçebiliriz. İşte bütün bunların tamamı Şehir-Planlama-Ulaştırma arasında olduğu gibi, teknik-ekonomik-sosyolojik-politik-kültür bağlamında kopmaz bir bağı ve ‘sürekli karşılıklı etkileşimi’ ifade ve ihtiva eder.

Bu anlamda; teknolojinin gelişimi, yatırımların yönlendirilmesi, şehirlerin gelişim stratejileri ve Ulaştırma Sistemleri’ nin iyileştirilerek geliştirilmesi ‘insan odaklı’ bir perspektifle görülmeli ve eyleme dökülmelidir.

Hepinize huzurlu, sağlıklı, mutlu ve başarılı bir ömür dilerim.

NAME HABER KÖŞE YAZARI - AK PARTİ ERZURUM MİLLETVEKİLİ Prof.Dr. MUSTAFA ILICALI

http://www.namehaber.com/yazi/prof-dr-mustafa-ilicali/13018

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.