"Gezi olayları ve Melih Gökçek'in duruşu"
GÜNDEM / 15 Şubat 2017
İşte www.guncelanaliz.com Haber Sitesi Köşe Yazarı Neşe Kayan'ın "Gezi olayları ve Melih Gökçek'in duruşu" başlıklı yeni yazısı:

3 Yılı aşkın süredir Melih başkana bir türlü yollayamadığım 2013 tarihli mektubumdur.

Bu şekilde ulaştırmak varmış nasipte...

"Merhabalar Saygıdeğer Başkanım,

Hatrınızı sormakla başlamak istiyorum mektubuma. Nasılsınız, inşaallah iyisinizdir. Beni soracak olursanız 17 Kasım 2013 Pazar gününden beri çok çok mutluyum, onurluyum. Çünkü sizinle tanışma, konuşma şerefine erdim...

Kendimi tanıtmak istiyorum. Ben Neşe KAYAN. 1985 Bursa-Mustafakemalpaşa doğumluyum. Orada doğdum, büyüdüm, halen orda ikamet etmekteyim. KPSS’ye hazırlanan bir okul öncesi öğretmeniyim.

Gezi olaylarının başladığı günlerden bu yana, gerek Twitter, gerekse TV üzerinden sizi takip ediyorum.

Sizi daha önceden sadece ismen tanıyordum. Zaman zaman evde babam, ağabeylerim sizden bahsederlerdi.

Gezi olaylarının yoğun olduğu o karışık dönemde ailecek ülkemizin durumuna üzülürken bir akşam Beyaz TV’de size rastladık.

Babam: “Hah bu adam ne söylerse doğru söyler, izleyelim bakalım”dedi. Uzun saatler süren canlı yayınınızı gözlerimizi kırpmadan, büyük bir dikkatle, gurur duyarak izledik. Ülkesine bu derece sahip çıkan, gerçekleri hiç kimseden çekinmeden, dosdoğru, mertçe, yiğitçe, belgeler sunarak haykıran bir adamı ilk defa görmüştüm. Yüzünüzdeki o samimiyet, ifadelerinizdeki o gerçeklik, dobralık, o bitmek tükenmek bilmeyen müthiş çabanız, enerjiniz  beni çok etkilemişti.

Bir akşam TRT Haber'deki canlı yayında sunucu size suikast planı olduğunu söyledi. Siz de bu dava uğruna canınızı ortaya koyduğunuzu söyleyip ağlamıştınız. Sizle birlikte biz de ağlamıştık bu büyüklük karşısında. Çünkü sizde iman gücü vardı, şehadet mertebesine ereceğinizin bilinci vardı. Bunu ancak Allah (c.c)'a tevekkülü tam, yüce insanlar yapabilirdi. Bir ara Twitter’ın öneminden bahsettiniz.

Bir hesabım vardı ama sık girmiyordum.O günden itibaren Twitter benim için bir dava ortamı oldu. Çıktığınız her canlı yayını izleyip, her hashtaginizi yüzlerce kez tweetledim. Artık benim kahramanım olmuştunuz. Hayatımın dönüm noktası olan KPSS’ye hazırlanmayı bile bırakmıştım.

Madem Melih Başkan “Gelin gençler,tüm dünyaya gerçekleri haykıralım!” diyordu, bundan sonra o ne derse oydu. Hashtag çalışma saatimiz geldiğinde tüm işimi gücümü bırakıp, sizin yolladığınız taglara odaklandım. Twitter’dan dava arkadaşları edindim. Benim önderliğimde “MELİH GÖKÇEK FAN” sayfamızı açtık. Kendi hesabımı bırakıp, davamı o hesaptan ilerletmeye başladım. Arkadaşlarla gerek Twitter üzerinden, gerekse telefon üzerinden sürekli irtibat halindeydik. Ailem bu çabalarımı hayranlıkla, gururla takip ediyordu...

Sonra internet, Twitter ve Facebook’tan ailenizi ve yakın çevrenizi araştırmaya başladım. Eşiniz Nevin Hanım’ı, oğullarınızı tanıdım, kim olduklarını öğrendim. '20 Ekim' tarihinin hayatınızdaki önemini öğrendim.

Daha sonra da Ankara'dan Selma GÜNER, Gülsüm TATLIPINAR, Ayşe ATAMAN hanımlar tanıştık. Yüzyüze görüşmesek bile arkadaş olduk.

Onlara kendimi, Fan sayfamızı tanıttım. Fan sayfası olarak bizi takip edeceğiniz günü heyecanla bekliyorduk. Takip etmeye başladığınız gün, bizim için büyük bir mutluluk, sevinç oldu. Birgün yardımcınız Derya hanım sizin hesabınızdan DM atarak benimle irtibata geçmek istediğini belirtti.

Hemen aradım, tanıştık, konuştuk, kendisinden davet aldım. Mutluluğum bir kat daha artmıştı...

Birgün Twitter Yemeği’nin olacağını, form dolduranların yemeğe gidebileceğini öğrendim. Bir arkadaşa:” Ben form morm doldurmam, Derya hanım beni telefonda davet etmişti, onun davetlisi olarak gelirim.”dedim. Sonra Derya hanımın nazik davetlerini aldım.

Büyük bir heyecan ve mutlulukla hazırlanmaya başladım. 16 Kasım 2013 Cumartesi gecesi saat 23:00’te annemle birlikte Ankara otobüsüne bindik.

Başka birşey olsa babam bizim ‘kadın başımıza’ gece yarısı Ankara’lara gitmemize müsade etmezdi ama bu davet başkaydı. Melih GÖKÇEK’in yemeğiydi. Sabaha karşı muhteşem şehir Ankara’ya varmıştık. 2007 yılında geldiğimde hayran kalmıştım ama bu sefer daha bi büyük hayranlıkla şehrin güzelliğini, temizliğini, büyüklüğünü izliyorduk. Annemle: ”Melih Başkan yapmış ki ne yapmış” dedik...

Saat 11:00’da herkesten önce Ankara Ticaret Odası Kongre Merkezi’ne vardık. Yemeğin yapılacağı salona çıktım, hazırlıkları izleyip fotoğraf çektim. Daha sonra Selma GÜNER, Ayşe ATAMAN, Gülsüm TATLIPINAR hanımlarla tanıştık. Sanki kırk yıllık dostmuşuz gibi kucaklaştık, sohbet ettik, fotoğraf çekindik.

Yardımcınız Derya hanımla tanışıp tokalaştık.

Giriş kartlarımıza annemle benim adımızı yazıp verdi. İçeriye girerek heyecanla sizin gelişinizi beklemeye başladım..

Ve çok şükür kahraman başkanımı yakından görmüştüm! Sizi dinlemekten, heyecandan yemeklerden bile doğru dürüst yiyemedim.

Zaten mühim olan yemek değil, sizle görüşme şerefine ermekti. Güzel yemeklerinizi tattık, yeni insanlarla, AK Parti Yenimahalle Kadın Kolları’yla tanışıp sohbet ettik. Bursa-Mustafakemalpaşa’dan sizin için geldiğimizi öğrenince şaşırdılar, tebrik ettiler.

Bir ara Selma Hanıma mesaj attım.”Başkanımla fotoğraf çektirme şansım olabilir mi?” dedim.” Kendileri çok mütevazi, insan canlısı birisidir, herkesle fotoğraf çekinecektir" dedi. Heyecanla beklemeye başladım. Sıra bana gelince hemen platforma attım kendimi.Size kendimi tanıttım, Fan sayfasının kurucusu olduğumu, M.K.Paşa tatlısı getirdiğimi söyledim. Büyük bir içtenlikle ”öyle mi çok teşekkür ederim.” dediniz, sonra iki poz fotoğraf çekindik. Sizin vaktiniz boldu ama malesef ki bizim gitme zamanımız gelmişti. Yoksa ben toplantının sonuna kadar bekler, sizle oturup sohbet etmeden, size olan sevgimi, hayranlığımı  belirtmeden M.K.Paşa’ya dönmezdim...

Sizle en yakın zamanda tekrar görüşüp,bu sefer uzun uzun sohbet edebilmek dileğiyle.

En içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.