Başbakan Binali Yıldırım: 460 Bin işletlemeye KOSGEB kredisi vereceğiz
Başbakan Binali Yıldırım: 460 Bin işletlemeye KOSGEB kredisi vereceğiz
EKONOMİ / 28 Şubat 2017
İşte tüm detaylar...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmasına, bugünün 28 Şubat olduğunu hatırlatarak, "Bir bakalım, 20 yıl önce Türkiye'de neler olmuş?" diyerek başladı.
 
Yıldırım'ın bu sözlerinin ardından 28 Şubat'a ilişkin hazırlanan video izletildi.
 
Filmde, 28 Şubat'ta milli iradenin nasıl el değiştirdiğini çarpıcı şekilde gördüklerini ve hafızalarını tazelediklerini belirten Yıldırım, "Biz niye 'cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi' diyoruz? Çünkü millet yetkiyi sandıkta doğrudan kendisi verecek. Milletin verdiği yetkiyi abidik gubidik yaparak, oyunlarla, tezgahlarla hiç kimse değiştiremeyecek. Onun için 16 Nisan'da milli iradenin tesisi için hazır mıyız?" diye konuştu.
 
Grup toplantısına gelenlerin "evet" diye karşılık vermesi üzerine Yıldırım, "Maşallah, siz işi bitirmişsiniz." dedi. 
 
Başbakan Yıldırım, Ermenistan-Azerbaycan cephe hattındaki çatışmalara da değinerek, şehit olan 5 Azerbaycan askerine Allah'tan rahmet diledi. Azerbaycan halkının acısını paylaştıklarını aktaran Yıldırım, "Yukarı Karabağ Bölgesi yıllardır kanayan bir yaradır ve Azeri toprakları Ermeni çeteciler tarafından işgal edilmiş, bu sorun bugüne kadar çözülememiştir. Türkiye olarak, Azerbaycan'ın derdi bizim derdimizdir, sevinci bizim sevincimizdir. Kardeş Azerbaycan'ın haklı davasında her zaman yanında olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. 
 
Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın vefatını 6. yılı olduğunu anımsatan Yıldırım, "Ülkemize büyük hizmetleri dokunan devlet adamı, merhum Erbakan'ı, hocamızı rahmetle ve özlemle anıyoruz." diye konuştu.
 
HALK OYLAMASINA DOĞRU
 
Cumhurbaşkanlığı sistemi için yapılacak halk oylamasına sayılı günler kaldığını ve sayılı günlerin çabuk geçeceğini ifade eden Yıldırım, her anın verimli geçirilmesini istedi.
 
 Bu doğrultuda geçtiğimiz hafta AK Parti'nin en üst karar organı olan Merkez Karar Yönetim Kurulunu topladıklarını anlatan Yıldırım, ülke meselelerinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konuları ele aldıklarını söyledi.  
 
Başbakan Yıldırım, perşembe günü de Türkiye-Pakistan Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nı Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile gerçekleştirdiklerini aktararak, iki ülke arasında ekonomik konularda önemli kararlar aldıklarını dile getirdi.
 
Binali Yıldırım, "Terörle büyük bir imtihan veren Pakistanlı kardeşlerimizle tam dayanışma içerisinde olduğumuzu bir kez daha teyit ettik. Pakistan-Türkiye arasında serbest ticaret anlaşmasının bu yıl içerisinde tamamlanması konusunda bir mutabakat sağladık. Pakistan bizim için her zaman dosttur ve kardeştir, bu daima böyle olacak. Her iki ülkeyle aynı dostluk ilişkisi içinde olmak için azami çaba gösteriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
Yıldırım, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile dünkü görüşmesine değindi.
 
Barzani ile bölgedeki gelişmeleri konuştuklarını anlatan Yıldırım, terörle mücadele başta olmak üzere ikili ilişkilerin gelişmesi, terör örgütü PKK'ya karşı iş birliğinin artırılması ve terörle mücadelede etkin çalışma yapılması konularını ele aldıklarını aktardı.
 
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrağının gündemde olduğuna işaret eden Yıldırım, Irak anayasasına göre Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetiminin özerk bir yapı olduğunu, parlamentosu, başbakanı, bakanları, ayrı bayrağı bulunduğunu, dünyada da bu şekilde tanındığını söyledi.   
 
PKK'NIN KÜRTLERİ TEMSİL ETMESİ YALAN
 
Başbakan Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Sanki yeni bir teamülmüş, yeni bir uygulama gibi bunu gündeme getirmenin iyi niyetle izahı mümkün değlidir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğüne sonuna kadar saygı duyar, Irak anayasasının gereği neyse ona da saygı duyar. Bizim bunun dışında başkaca bir diplomatik teamül geliştirmek, buna göre yeni usuller ortaya koymak gibi bir uygulamamız olmadı, olamaz. Baştan beri söylüyoruz; Kürt kardeşlerimizle bizim bir sorunumuz yoktur. Irak'ta, Suriye'de yaşayan, terörle iç içe olmamış, teröre bulaşmamış Kürtler bizim kardeşimizdir. Ülkemizdeki Türk, Kürt kökenli kardeşlerimiz de bizim başımızın tacıdır. Kürtlüğü ile bu vatandaşlarımız ne kadar iftihar etse o kadar yeridir.
 
PKK'nın Kürtleri temsil etmesi, PKK'nın Kürtlerin dertleriyle dertlenmesi iddiası koca bir yalandır. Sorun, Kürt kökenli vatandaşlarımızın hayatını dar eden, geleceğini yok eden terör örgütü PKK'nın ta kendisidir. Terörle mücadeledeki amacımız da orada yaşayan onurlu Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kardeşlerimizi bu terör örgütünün belasından kurtarmaktır. Yaptığımız budur. Bunda da elhamdüllilah büyük mesafe katettik. Çukurlar açan, insanları hayatından bezdiren bu eli kanlı çeteleri, şehirlerden çıkardık. Kırda, kırsalda, dağda bayırda dünyayı bunlara dar ediyoruz. Bu mücadele yaz kış, gece gündüz tek bir terör unsuru kalmayıncaya kadar devam edecek."
 
ABD'YE SÖYLEDİĞİMİZ ÇOK AÇIK VE NETTİR
 
Yıldırım, AK Parti çatısı altında geçmiş yasama dönemlerinde görev yapan, bu davaya emek veren milletvekilleriyle, eski il başkanları, eski belediye başkanlarıyla geçen hafta bir araya geldiklerini, Türkiye'yi konuştuklarını, halkoylaması sürecini değerlendirdiklerini anımsattı.
 
Bakanlar Kurulunun dünkü toplantısında önemli konuları ele aldıklarını belirten Yıldırım, şöyle devam etti:
 
"Türkiye'nin Bab operasyonunu başarıyla, Özgür Suriye Ordusu'na destek vererek tamamlamasından sonra DEAŞ terör mensuplarının Rakka'dan çıkarılması konusunda da ABD, koalisyon güçleri, Rusya ve diğer paydaş ülkelerle görüşmeler devam ediyor. Bu konuda verilmiş bir kararımız yoktur. Ama verilmiş bir kararımız var, o da şudur: Rakka'da PKK'nın kuzeni, eşiti konumundaki YPG, PYD gibi örgütler, terör unsurları destek amacıyla kullanılırsa biz bu operasyonlarda katiyen olmayız. Hiçbir terör örgütüyle biz yan yana olamayız. Hele hele canımızı acıtan, enerjimizi azaltan bu alçak PKK terör örgütünün akraba örgütleriyle katiyen, hiçbir operasyonun içinde olmayız. ABD'ye söylediğimiz çok açık ve nettir: Bir terör örgütünü yok etmek için başka bir terör örgütünü kullanırsanız daha sonra o terör örgütünü yok etmek için ne yapacaksınız? Bu yerleşik devletlerin başvuracağı yöntem değildir. Bu, Türkiye-ABD stratejik ortaklığına, tarihsel iş birliğine hiçbir şekilde uygun düşmeyecek bir harekettir."
 
AÇILIŞLARI YÜZER YÜZER YAPIYORUZ
 
Yıldırım, geçen hafta Çevre ve Şehircilik Bakanlığının açılış programına katıldıklarını, Türkiye'ye yakışan, toplam yatırım tutarı yaklaşık 1 milyar lira olan 120 tesisin toplu açılışını gerçekleştirdiklerini anlattı.
 
Başbakan Yıldırım, "Bu millete hizmet aşkıyla o kadar çok çalışıyor, o kadar hizmet üretiyoruz ki açılışları yüzer yüzer ancak yapıyoruz. Vakit yok, hepsini ayrı ayrı açma imkanımız yok. Bu millete, bu büyük ülkeye, bu hizmetler, bu yatırımlar yakışır. Türkiye'ye yakışır." dedi.
 
Şu sıralar çok bereketli bir iş başlattıklarını dile getiren Yıldırım, 79 milyon vatandaşla birlikte yeni başarı destanı için şafak saydıklarını söyledi. Yıldırım, Türkiye'nin aydınlık  yarınlarının, berrak ışıklarıyla tertemiz bir güneş doğmasını istediklerini söyledi.
 
Yıldırım, Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya sel olup akan birlerce kardeşiyle Ankara Arena'da sözleştiklerini ifade ederek, çocuklar, gençler, iş, aş, bereket, istikbali parlak bir Türkiye için halkoylamasına kadar durmadan, yorulmadan çalışacaklarını kaydetti. Yıldırım, 81 ilin, 79 milyonun bunun için söz verdiğini ifade etti.
 
Yıldırım, "Bize her yer Trabzon, bize her yer Sivas, bize her yer Erzincan" diyerek, 81 vilayetin isimlerini saydı ve buralardaki vatandaşlara selamlarını gönderdi.
 
Geçen hafta yaptığı programlar hakkında bilgi veren Yıldırım, Almanya'da "Memleket Sevdalıları"nın programına katıldığını, Ankara'da halk oylaması kampanyasını başlattıklarını ve kalabalıkların salonlara sığmadığını söyledi.
 
Halk oylaması kampanyasında ilk mitingi Kahramankazan'da yaptıklarını anımsatan Yıldırım, "15 Temmuz alçak darbe girişimi sırasında 8 bin kişiyle Akıncı İhanet Üssü'nü kuşatan Kahramankazan, darbecilere karşı milli iradeyi savunmak için 9 şehit veren Kahramankazan, 25 bin Kahramankazanlı büyük bir heyecanla bizi bağrına bastı. Binlerce 'evet', yüzbinlerce 'evet'e sonra milyonlarca 'evet'e döndü. Sözler Almanya'da verilmeye başlandı, Ankara'dan Arena'dan 81 vilayetimize yayıldı." diye konuştu.
 
BAHANE DEĞİL İŞ ÜRETİYORUZ
 
Kahramankazanlıların demokrasi için, milli irade için "evet" dediğini vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:
 
"Evet, berekettir, 'evet' de bereket vardır. Bereket paylaşılarak çoğalır. O yüzden her demokrasi gönüllümüz 16 Nisan'a kadar konuya-komşuya, eşe-dosta neden 'evet' dediğimizi anlatacağız. 'Evet' diyerek sebepleri bir bir sıralayacağız. Diyecek ki; sadece geçen hafta havadan ve karadan terör gruplarına karşı 178 operasyon gerçekleştirdik, 40'a yakın teröristi etkisiz hale getirdik. Sadece bir haftada DEAŞ ile ilişkisi olan 66 kişi güvenlik birimlerimizce ele geçirildi. 
 
Bir nokta çok önemli; biz AK Parti hükümeti olarak bahane değil, iş üretiyoruz. Şu an referandum var diyerek millete karşı sorumluluğumuzu asla unutmuyoruz, işlerden asla taviz vermiyoruz. Referanduma gidiyoruz ama ekonomiyi de ciddiyetle takip ediyor, mali disiplini asla ihmal etmiyoruz. Eski tür siyaset yaklaşımları sergilemiyor, 'seçim dönemi' diyerek milletin kaynaklarını heba etmiyoruz. Referanduma gidiyoruz ama memleketin dört yanında projelere, yatırımlara hız kesmeden devam ediyoruz."
 
KOBİ'LERE VERİLEN DESTEK
 
Başbakan Yıldırım, dünyanın en büyük havalimanı inşaatının İstanbul'da son sürat devam ettiğini, Ankara-İzmir yüksek hızlı tren yapımının sürdüğünü anlattı.
 
KOSGEB aracılığıyla KOBİ'lere gerekli şartları sağlamaları durumunda 3 yıl vadeli, faizsiz 50 bin liraya kadar kredi verileceğinin geçen hafta ilan edildiğini belirten Yıldırım, 460 bin 167 işletlemeye bu krediyi verme kararı aldıklarını, kredi verme işlemlerinin de bugün başladığını söyledi.
 
Yıldırım, "Bu bağlamda esnafa, küçük işletmelere yaklaşık 11 milyar lira nakit kaynak sağlıyoruz. Ödemeler işletmenin yıllık cirosuna göre 20 bin ile 50 bin lira arasında değişiyor. İlk yıl ödeme yok, geri kalan 2 yılda da faiz yok, aldığın parayı ödüyorsun, eşit taksitlerle. 50 bin liraya kadar olan sıfır faizli kredinin ağırlıklı olarak ihtiyacı olan küçük esnafa verilmesi sağlanıyor." dedi. 
 
Vergilerini düzenli ödeyen mükelleflere yüzde 5 indirim yapan yasa ile yurt dışında yaşayan vatandaşların veya yabancıların Türkiye'den konut veya iş yeri satın almaları halinde KDV'den muaf tutulmasını sağlayan yasanın TBMM'den geçtiğini anımsatan Yıldırım, "Böylelikle bir avantaj sağladık ancak bunu kötüye kullanıp, ticarete dökerlerse alınmayan KDV tekrar onlardan geri alınacak. Bu, konut sektörünü, emlak sektörünü canlandıracak, aynı zamanda dışarıdan Türkiye'ye döviz girişini de artıracak önemli bir karardır." diye konuştu.
 
Başbakan Yıldırım, TBMM'de kabul edilen yasayla TEDAŞ borçlarının, tarımsal kredi alacaklarının ve çiftçilerin Ziraat Bankasına olan borçlarının yeniden yapılandırıldığını belirterek, "Bu kanunlarla yaptığımız düzenlemelerin olumlu etkilerini şimdiden görmeye başladık. Ocak ayında konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 13 artış gösterdi." ifadesini kullandı.
 
Yurt dışında Türkiye Uzay Ajansının kurulması, uzaya yönelik faaliyetlerin düzenlenmesi için de bir kanun tasarısının geçen hafta Meclise gönderildiğini, tasarının bu hafta TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda görüşülerek Genel Kurula geleceğini bildiren Yıldırım, "Uzay ve havacılık teknolojileriyle sistemlerinin geliştirilmesi, yerli ve milli kabiliyetimizin artırılması bu kanunla birlikte daha da geliştirilmiş olacak. Bu çerçevede araştırma, geliştirme merkezleri ihtisas bölgeleri başta olmak üzere araştırma yapacak bir çok tesis kurulmuş olacak. Sanayide rekabet gelişecek ve bu alanda çalışan nitelikli insan sayısı da artmış olacak." değerlendirmesinde bulundu. 
 
Yıldırım, Türkiye'nin her alanda lider ülkeler arasında yer almasını sağlamak için gece gündüz çalıştıklarını bildirdi.
 
Referanduma gidiliyor diye her şeyi bırakıp, işi gücü rafa kaldırmadıklarına işaret eden Yıldırım, kalkınma projelerinin devam ettiğini belirtti. Genel teşviklerden çok verim sağlayacak teşvikler üzerinde çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"23 ili kapsayan özel bir kalkınma planıyla ekonomiye can, vatandaşa iş, aş sağlayan cazibe merkezleri programını da başlattık. Bugüne kadar 25 milyar liralık bu bölgelere yatırım için müracaat geldi. Dün itibarıyla bu müracaatlar doldu, bundan sonra bunlar süratle yatırım yerleri tahsis edilecek ve 150 bin üzerinde vatandaşımıza, gencimize iş, aş imkanı sağlanacak. Buradan önemli bir müjdeyi de çiftçilerimize verelim. AK Parti iktidarı olarak 14 yıllık tarıma, hayvancılığa olan desteklerimizi 1,8 milyardan 12 milyarın üzerine çıkardık. Geçen senenin sonlarına doğru aldığımız bir kararla çeşitli adlar altında verilen bu destekleri, bir hasattan önce, bir de hasattan sonra olmak üzere, yani nisan-mayıs ayları ve eylül-ekim aylarında vermek suretiyle bu desteklerin daha anlamlı hale gelmesini hedefledik. Bu yıl içinde üreticilerimize toplam 12,8 milyar, yaklaşık 13 katrilyon ödeme yapacağız. Çiftçilerimiz her şeyin en iyisine layıktır. Mazot ve gübre desteğini mart ayı içinde ödeyeceğiz. Çiftçilerimiz hazırlıklarını yapsınlar."
 
İhracatçılar için de güzel bir haberi olduğunu belirten Yıldırım, "Farklı limanlarda, farklı ad altında yükleyicilerden yüksek ücret alındığını tespitini yaptık. Bir düzenleme yapmak suretiyle buraya bir sınır getirdik. Bundan böyle limanlarda, tartı, tolerans, doğrulama, teyit gibi adlar altında alınan ücretler 60 liranın üzerine çıkamayacak. İsteyen bu fiyatın altında da bir uygulama yapabilir. Böylece yıllık bu tip kalemlerden 75 milyon lira ihracatçının cebinde kalacak." ifadesini kullandı. 
 
Başbakan Yıldırım, Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı verilere göre, ekonomik güven endeksinin şubat ayında, geçen aya göre yüzde 6,8'lik artış gösterdiğine dikkati çekerek, "Geçici bir takım sıkıntılarımız olmasına rağmen geleceğe yönelik vatandaşın umudu olumlu. Geleceğe vatandaş umutla bakıyor. Her şeyin baharda daha güzel olacağını düşünüyorum. Bu göstergeler bunu gösteriyor. Olumsuz bir takım gelişmelere rağmen Türkiye istikrarını sürdürüyor, kalkınma ve büyüme yolunda tam yol ileriye doğru gidiyor. Bizim ülkemize, vatandaşımıza, milletimize güvenimiz tam." diye konuştu.
 
Toplantıya katılan Rizelilerin "Rize seninle gurur duyuyor" sloganını "Niğde seninle gurur duyuyor" olarak anlayan Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu:
 
"Yaşlandık artık, kusura bakmayın. İyice işitemiyoruz bazen. Ama Niğde de bizim, Rize de bizim. Ay yıldızlı bayrak da bizim, Anadolu 780 bin kilometrekare vatan toprağı da bizim. Biz, sizlerle gurur duyuyoruz, o zaman ne diyoruz? İş için, aş için, helal lokma için, kalkınan büyük Türkiye için, bereket için 'evet'. Sevdamız millet kararımız 'evet', gücümüz millet, kararımız 'evet, daima millet, kararımız evet, evet, evet. Allah sizden razı olsun."
 
Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı sisteminin faydasını anlatırken vesayetin ortadan kalkacağını dile getirdiklerini belirterek, "Sizler değil miydiniz, 15 Temmuz gecesi o ezanlarla, o selalarla milletin istiklalini, ay yıldızlı bayrağı yere düşürmeyen." dedi. 
 
Yıldırım, Türkiye'nin vesayetle mücadele ederek bugünlere geldiğini söyledi.
 
Vatandaşın yapılan seçimde oyunu kullandıktan sonra her şeyin bittiğini zannettiğini, bir dahaki seçime kadar rahat olunduğunu düşündüğünü ifade eden Yıldırım, "28 Şubat'ta gördük; vatandaş yetki vermiş, iktidar olmuşlar ama birileri bu iktidarı sevmemiş, hoşuna gitmemiş. Bir vesayetle 28 Şubat darbesi gerçekleşti, bazıları isim koyuyor, 'postmodern darbe'. Vatandaşa dürüst olun kardeşim bal gibi darbe teşebbüsü. Tanklar Ankara sokaklarında gezdi mi gezdi, 9 saat MGK toplantısı yapıldı mı, yapıldı. Şu karara bakın; 'Rejim tehlikede olduğu için imam hatip okullarının orta bölümleri kapatılsın'. Sanki imam hatip okulları kapatılınca Türkiye'nin rejim problemi çözülmüş olacak." ifadelerini kullandı.
 
MİLLET 'EVET' DİYECEK
 
28 Şubat dönemindeki başörtüsü yasaklarına da değinen Yıldırım, ömrünün baharında gençlerin irtica bahanesiyle uzun yıllar sürecek tutukluluk dönemini yaşadıklarını dile getirdi.
 
Üniversitelere alınmayan başörtülü kızların kapı önlerinde ne şekilde şiddete maruz kaldığının herkes tarafından görüldüğüne dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:
 
"Ortaçağ Avrupa'sında bile görünmeyen bu bağnazlıklarla kızlarımızın zorla başlarının açılması yollarına gidildi, ikna odaları kuruldu. İnançlı, tertemiz Anadolu insanının sahip olduğu firmalar fişlendi, 'irticai eylemlere destek oluyor' diye ticari hayatları sona erdirildi. Medya kontrol altına alındı, siyasi partiler kapatıldı, tam bir sıkıyönetim ilan edildi. Ülke süratle 2001 büyük krizine sürüklendi. İşte 28 Şubat'ın özeti budur. 15 Temmuz'da tanklarla sokakları işgal etmeye, milletin iradesine darbe vurmaya çalışanlar 28 Şubat'ı planlayanların hedefiyle aynı hedefteler. Bunlar darbe kardeşleridir. Her ikisi de milli iradeye karşı darbe girişiminde bulunmuştur. Tek fark vardır, 28 Şubat'çılar başarılı olmuş, 15 Temmuz'dakiler tuş olmuştur.
 
Milletin iradesi, halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir. Hükümet iş yaparken birtakım çeteler, gruplar 'rejim tehlikede' diye çığırtkanlık yapıyorsa bilin ki millete yapılan hizmetten rahatsız oluyorlar. O dönemde karanlık siyaset koridorunda at koşturanlar, 'demokrasiye balans ayarı verdik' diyenler, milli iradeye darbe vurmak isteyenler 15 Temmuz kulağınızda küpe olsun. Bu kahraman millet Çanakkale siperlerindeki ecdatlarının başını öne eğdirmedi.15 Temmuz'da vatanın ve milletin bekasına sahip çıktı. Şimdi bu millet sandığa gidecek, vesayet rejimi meraklılarını tarihe gömmek için 'evet' diyecek. Milletin üstünde bir güç olmaması için 'evet' diyecek. Sevdamız millet kararımız 'evet', gücümüz millet kararımız 'evet', daima millet kararımız 'evet' İşte karar verilmiş yapacak bir şey yok."
 
Binali Yıldırım, anayasa değişikliğiyle daha güçlü, üretken bir Türkiye'nin kapılarının açılacağını söyledi.
 
Seçimlerin 4 yıl yerine 5 yılda bir yapılacağını anımsatan Yıldırım, "Vatandaşı 'zırt pırt seçim var' diye rahatsız etmeyeceğiz. Uyum ve ahenkli bir çalışma gerçekleştirmek için Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle Meclis seçimini aynı günde yapacağız. Türkiye'yi mevsimlik hükümetlerden kurtardık şimdi bunu anayasal güvence altına alıyoruz." dedi.
 
TÜRKİYE SENİN DÖNEMİNDEKİ SSK GİBİ YÖNETİLMİYOR
 
AK Parti'nin, mevsimlik hükümetleri tarihe gönderdiğini vurgulayan Yıldırım, bunun anayasal güvenceye kavuşmasının şart olduğunu anlattı.
 
"Kavgaların, otellerdeki pazarlıklarla düşürülen hükümetlerin, istikrarsızlığın, kararsızlığın Türkiye'sine bir daha dönmeyeceğiz." diyen Yıldırım, şöyle devam etti:
 
"Meclisi, yeni anayasamız ile çok daha güçlendiriyoruz. Milletvekili sayısını artırarak vatandaşa daha çok temas eden, vatandaşın sorunlarıyla daha fazla haşır neşir olan bir yapı getiriyoruz. Kılıçdaroğlu sanki zamanında, 1995 de DYP ile birlikte birdenbire 100 milletvekili sayısını artırmamış gibi kalkmış '50 milletvekili' artırıyoruz. Allah'tan kork. O gün Türkiye'nin nüfusu 59 milyondu, 100 milletvekili artırdınız. Şimdi 80 milyon, 50 milletvekili artırılıyor diye kalkmış laf ediyor. Efendim neymiş, 50 milletvekilinin masrafı çok olurmuş, ülke batarmış, zarar görürmüş... Merak etme Sayın Kılıçdaroğlu, Türkiye senin dönemindeki SSK gibi yönetilmiyor, AK Parti yönetiyor, AK Parti. O yüzden Türkiye'ye bir şey olmaz merak etme."
 
Milletten aldığı yetkiyi Kandil'e peşkeş çekenleri de bu milletin asla affetmeyeceğini vurgulayan Yıldırım, bölgedeki gençleri, şehirleri hendek kazarak mahveden, yakıp yıkan, kamu binalarını kullanılamaz hale getiren bölücü terör anlayışına da milletin sandıkta gereken cevabı vereceğini söyledi.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.