Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir’e hareketinden önce basın toplantısında konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir’e hareketinden önce basın toplantısında konuştu
DÜNYA / 27 Şubat 2018
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört Afrika ülkesini kapsayan resmi ziyaret için Cezayir'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevinde düzenlediği basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sırasıyla Cezayir, Moritanya, Senegal ve Mali'yi kapsayan bu ziyaretin, tarihi anlamda çok ciddi öneme sahip olduğunu anlattı.
 
Bu seyahatinde kendisine bakan ve milletvekilleriyle birlikte kalabalık bir iş adamları heyetinin de iştirak edeceğini belirten Erdoğan, "Cezayir bizim bölgedeki en güçlü ticaret ortaklarımız arasında yer alıyor. Hele hele doğalgaz tedarikimiz bakımından 4. sırada. Cezayir ile ilişkilerimizi 2006 itibariyle, dostluk ve işbirliği anlaşması temelinde askeri, iç işleri, savunma sanayi ve kültürel alanda güçlendirmek istiyoruz. Ziyaretim sırasında yapacağımız görüşmelerde hem ikili münasebetlerimizi hem de bölgesel konuları ele alacağız. Kudüs, Suriye ve Libya gibi ülkelerimizi etkileyen konularda istişareler yapacağız." değerlendirmesini yaptı.
 
Cezayir'in ardından Türkiye'nin ortak tarihi ve kültürel bağlarının  olduğu Moritanya'ya geçeceğini anlatan Erdoğan, uzun zamandır bu ziyareti yapmayı arzuladığını, gerçekleştiremediğini ama şimdi bu ziyareti de yapacağını dile getirdi.
 
Bu ziyaretin Türkiye'den Moritanya'ya cumhurbaşkanlığı düzeyinde gerçekleştirilen ilk resmi ziyaret olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle de bu ziyaretin tarihi bir önemi olduğuna işaret etti.
 
Moritanya'nın ardından Senegal'in başkenti Dakar'a bir ziyarette bulunacağını, daha önce Senegal'i biri başbakanlığı diğeri ise cumhurbaşkanlığı döneminde olmak üzere iki kez ziyaret ettiğini belirten Erdoğan, üçüncü ziyaretin Senegal ile mükemmel düzeyde seyreden ilişkilerin nişanesi olacağını ifade etti.
 
"Senegal ile aramızdaki yakın bağları daha da güçlendirmek istiyoruz. Bilhassa ticari ve ekonomik işbirliğimize yeni projeler, yeni halkalar eklemeyi arzu ediyoruz." diyen Erdoğan, Afrika turunun son ayağında Mali'ye geçeceğini, bu ziyaretin de Türkiye'den Mali'ye cumhurbaşkanı seviyesindeki ilk resmi ziyaret olacağını aktardı.
 
Ziyaretinin Türkiye ile Mali arasında 14. yüzyıla dayanan tarihi bağları canlandıracağına inandığını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, "Göreve geldiğimizde 12 Afrika ülkesiyle büyükelçiliğimiz varken, şu an itibariyle 41'di, bu seyahatimiz itibariyle bunları daha da arttırmanın gayreti içinde olacağız." dedi.
 
İş adamlarının Afrika kıtasında giderek önemli bir rol üstlendiklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Özellikle müteahhitlik sektörümüz kıta çapında başarılı işlere imza atıyor. Taahhütlerini çoğu zaman öngörülen sürelerden önce tamamlıyorlar. Bu da firmalarımıza olan güveni daha da perçinliyor. Her ne kadar kıtadaki tarihimiz bin yılı geçse de son bir asırda Afrika'yı ihmal ettik. İç sorunlarımızla uğraşmaktan diğer kıtalara açılma fırsatı bulamadık. Son 15 yılda bu ihmale son verdik. 2005 yılında başlayan süreç -ki bir Afrika yılıydı- bu Afrika yılıyla başlayan süreci hızlandırarak devam ettiriyoruz. Karşılıklı ziyaretler ve zirveler vesilesiyle Afrikalı kardeşlerimizle kucaklaştık, hasret giderdik. Hamdolsun bugün kıtanın sathında Türk yatırımlarına, gönüllü kuruluşlarımızın çalışmalarına, resmi görevlilerimize rastlıyoruz. Bugün 5 bine yakın Afrikalı öğrenci ülkemizde eğitim öğretim görüyor. Turizm, kültür, ticaret, eğitim gibi alanlarda işbirliğimiz gün geçtikçe derinleşiyor."
 
Terör örgütü FETÖ'nün en çok istismar ettiği ülkelerin Afrika'da bulunduğunu belirten Erdoğan, "Aynı şekilde örgütün kanlı ve karanlık yüzünü ilk keşfeden, örgütün tasfiyesine dair adım atan ülkeler de Afrika kıtasındadır. Çabalarımız sayesinde bir çok ülke örgütle iltisaklı okulları kapattı ve Maarif Vakfımıza devretti. Moritanya, Senegal ve Mali bu ülkelerin başında geliyor. Vakfımızın ülkemizi ve Türk milletini en güzel şekilde temsil edeceğine inanıyorum. Ziyaret edeceğim ülkelerin hepsi de terörle mücadele etmiş veya terör tehdidiyle karşı karşıya bulunan ülkelerdir. Bunları en iyi anlayacak, çektikleri acıları en iyi hissedecek ülke hiç şüphesiz Türkiye'dir. Bu anlamda güvenlik alanında işbirliğimiz gündemimizdeki diğer bir önemli konu olacaktır. Ziyaretlerimizin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum." diye konuştu.
 
Salih Müslüm'ün Prag'da gözaltına alınması ve Türkiye'nin iade talebine ilişkin soru üzerine Erdoğan, konuyla ilgili olarak gerek Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, gerekse Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün yakın bir takipte olduğunu söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Konuyu bir defa adım adım izliyorlar. Malum konunun Interpol ayağı var, konunun tabii oradan istenmesi ayağı var. Bütün bu çalışmaları Dışişleri Bakanımız ve Adalet Bakanımız müşterek yaptıkları çalışmalarla takip ediyorlar. Orayla da gerekli görüşmeleri yapmak suretiyle bir yanlışa düşülmemesi noktasında adımlar atılıyor." diye konuştu. 
 
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Suriye'de ateşkes sağlanması kararı almasına karşın, Doğu Guta'da rejim güçlerinin önceki güne kadar bombalamayı sürdürmesine ilişkin soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Bu konuyla alakalı olarak da BM Güvenlik Konseyi'nin 2401 sayılı kararı, ki bu Suriye'deki Doğu Guta'yı kapsayan ateşkesle alakalı süreç, buradan karar çıktı. Çıkmasına rağmen iki gündür orada bu ateşkes uygulanmıyor. Süreç acımasız şekilde devam ediyor. Malum burayla ilgili biz aylar öncesinden başta sayın Putin olmak üzere sayın Ruhani'ye, 'Çocuk, kadın yaşlı, bu insanları lütfen bize verin, biz bunların tedavilerini ülkemizde yapalım.' dememize rağmen, bunlar bize verilmedi ve rejime bunlar teslim edildiler. Tabii rejimde de bunların akıbeti meçhul. Şu anda durum yine aynı şekilde seyrediyor.
 
Bugün sayın Macron ile yaptığım görüşmede bu konuyu etraflıca inceledik. Macron'un da bu konudaki hassasiyetini çok açık, net biçimde gördüm. Kendilerinin de aynı şekilde buradan rahatsızlığını bizzat kendi ifadeleriyle anlamış bulunuyorum. Bizler de bunu yine hem BM Güvenlik Konseyi'ndeki ülkelerle, BM'de ayrıca takip etmek suretiyle Doğu Guta'daki bu zulmün bir an önce son bulması yolunda takipçisi olacağız. Ağırlıklı olarak da sayın Putin ile bu konudaki görüşmelerimizi devam ettireceğiz. Aynı şekilde İran ile bu konudaki görüşmelerimizi devam ettireceğiz. Dışişleri Bakanımla yine muhataplarıyla bu süreci takip edeceğiz."
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.