clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Necip Fazıl Ergüt'ten "Kudüs'ten önce Kudüs'ten sonra" başlıklı analiz
Necip Fazıl Ergüt'ten
DÜNYA / 1 Şubat 2018
Erdemli Yöneticiler Akademisi (EYAD) Genel Başkan Yardımcısı Necip Fazıl Ergüt'ten, Kudüs izlenimleri sonrası kaleme aldığı muhteşem değerlendirme...
Kudüs müslümanların imtihanı, Kudüs insanlığın onurunun test edildiği yer.
Mescid-i Aksa esir, Mescid-i Aksa hüzünlü, Mescid-i Aksa kurtarıcısını bekliyor.
Peki Mescid-i Aksa'yı kim kurtaracak? Bunu en iyi İsrailliler ve Filistinliler biliyor.
Ecdadın izlerini sürdüğüm Kudüs sokaklarında, Osmanlı tarafından vakfedilmiş dükkanlar önünden Aksa'ya doğru yürürken hem geçmişle, hem de bugün ile yüzleşir insan. Aksa gibi, Aksa'ya uzanan yollarda'da ölümü öldürür her müslüman.
Daracık sokaklardan Mescid-i Aksa'ya doğru ilerken binlerce müslüman kardeşimizin bize eşlik ettiğini görünce çok duygulandım ve gelecek adına içimi bir sevinç kapladı. Bizden önce bu mübarek yollarda kimlerin yürümüş olabileceğini tefekkür ettim ve hüzünle doldum.
Kudüs'e bakış açımız Hz. Ömer gibi, Selahhaddin-i Eyyubi gibi, Kanun-i Sultan Süleyman gibi, Abdulhamit Han hazretleri gibi olmalı, olmalı ki; Aksa'nın kapısında yüzlerine ölüm korkusu sinen nöbetçi siyonist askerlere  bekledikleri hezimeti haykırabilelim.
Büyük kapıdan İsralli askerlerin kontrolünden geçtikten sonra zeytin ağaçlarıyla donatılmış bahçeye girdiğimiz an Kubbet-us Sahra muhteşem ve büyüleyici güzelliği ile önümüze çıkıveriyor. İlk kubbesi gümüş kaplama iken ancak inşaat için toplanan altınlar artınca eritilerek kubbe altınla kaplanmış. İçinde muallak kayası havada asılı duruyor fakat demir çubuklarla ve beton destek ile koruma altına alınmış.Bu kaya Peygamberimiz Miraç'a  yükselirken onunla beraber yükselmek istediği ancak Cebrail tarafından durdurulduğu için bu halde kaldığı söylenmekte. İçi oldukça geniş, merdivenle inip namaz kılınabiliyor.
Kudüslüler, Türk olduğumuzu öğrenince gözlerinin içleri gülerek "Turkiya'' '' Erdogan" diye tepki veriyorlar. Aksa'nın bahçesinde oyun oynayan çocukları görünce onları seyre bıraktım kendimi. Evet, gülüyorlardı ama bir hüzün ve yara vardı gülüşlerinde. Gülüşü yaralı çocuklardı onlar. Bizim orada olmamızdan hoşnutlardı. Yalnız olmadıklarını hisseden sevinci yüzlerinden okuyordum. Bu beni ayrı bir gururlandırdı. Hiç yabancı gibi değildim orada. Sanki hep oradaymışım ve başka bir hayatım olmamış gibiydi.
Ve işte bin yıllara meydan okurcasına karşımda duruyordu Mescid-i Aksa
"Bir gece,kendisine bazı ayetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir.O gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.'' ayeti yankılandı kulaklarımda..
Aksa Cami'sinin hemen yanında merdivenle inilen üç mescid daha var. Bunlardan biri Burak Mescidi, Peygamberimizin Miraç Gecesi'nde Burak adlı bineğinden dolayı bu isimi alır. Bu küçük mescidin duvarında Burak'ı bağlamak için kullanılan halka bulunmaktadır. İkinci Mervan mescididir. Hz. Meryem'in 15 yaşına kadar yaşadığı yer olarak bilinmeketedir. Ve üçüncüsü de Kadim Mescidi diğer bir  adı Cin Mescidi. Kuran-ı Kerim'de bahseldiği üzere  Hz. Süleyman'ın Cin taifesine yaptırdığı mescid.
İşgalci siyonistler bu mukaddes mabetleri yıkma amacına yönelik çalışmalar yürütmüşler. Özellikle Aksa ile Hz. Ömer Camii'nin içindeki haremi şerif bölgesinde alttan geçen tüneller açmışlar. İlk başlarda kazıların arkeolojik araştırmalar amacıyla yapıldığı ileri sürülürken, herhangi bir esere rastlanmayınca başka kılıflara başvurulmuş.
Mescid-i Aksa, Kudüs ve Kutsal mekanları siyonist saldırılarına karşı korunması için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyerek sonuna kadar savunmak zorundayız. Bu açıdan dünya Müslümanları olarak dikkatli olmalıyız.
Hz. İbrahim camiinin üçte ikiden fazlası yahudilerin işgali altında. Sadece belli bir bölüme Müslümanların girmesine izin veriliyor. Ne hazindir ki iki aşamalı turnikelerden geçmeniz gerekiyor.  Şehrin her tarafı utanç duvarları ile örülü. Müslümanların Mescid-i Aksa ile bağlarını kesmek için her yola başvurulmuş. Kudüs ve Filistin arasındaki yollar beton perdeler ile kapanmış. Sözüm ona Filistinli çocukların attıkları taşlardan korunmak için.
Kudüs Filistinlilerin değil, tüm Müslümanlarındır. İşte bu yüzden müslümanlar Kudüs'e gidip İsrail'e Mescid'i Aksa'nın arkasında bütün ümmetin olduğunu göstermelidir.  Yapılacak hayır ve hasenatlar özellikle zekatlarımızın bir kısmı burada dağıtılmalıdır.
Hükümetimizin gayretlerini buradan söylemeden geçemeyeceğim. Maddi destekler ile birlikte özellikle TİKA aracılığı ile müslümanlara ait mescidler, yapı ve mezarların resterasyonu konusunda  çalışmalar yapmaktadır. Türkiye olarak bize çok önemli görevler düşmektedir. Yapmamız gereken biraz geçmişi hatırlamak. Hafızamıza kavuştuğumuzda belki de başka bir şey yapmamıza gerek kalmayacak ve KUDÜS özgürleşecek.
Ey Kudüs! İzlerin ne kadar derin senin? Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Yusuf, Hz. İsa...Aşığın Maşukuyla kavuştuğu Miraç'ta adı güzel kendi güzel Hz. Muhammed... Her yer nebiler kokusu. Selam Olsun...
İran'da tanınmış Mecusi bir ailenin oğluyken evden kaçıp hak dini arama yolunda Şam, Musul, Amiriye gibi bir çok yere giden, Hz. Muhammed'e ulaşma aşkıyla Medine'ye doğru yola çıkmışken aldatılıp köle olan, bir yolunu bulup amacına ulaşan ve sonsuz nuru arama yolunda "Hakikat Merih Yıldızında dahi olsa Selman onu bulur" hadis-i Şerifine nail olan Selman-i Farisi Hazretleri... Selam Olsun...
Hasan Basri Hazretlerinin dahi evlilik teklifini "Bir yürekte iki sevgi olur mu?" Ben Rabbimin aşkıyla yanarken seni nereye koyayım." diyerek reddeden Allah dostu, kadın evliyaların piri, kız çocuklarımıza ismini verdiğimiz, Mısır direnişin sembol meydanına adını verdiğimiz Rabiatül Adevviye... Selam Olsun...
Deniz seviyesinden alçakta en büyük alçaklıkların yaşandığı sapkın Sodom ve Gomore şehri, helak  olan Lut Kavmi Lut Gölü, İbret Merkezi...Lanet olsun...
En çok çocuk bu topraklarda öldürüldü belki. Yetimlik, öksüzlük en çok bu coğrafyada paylaşıldı belkide. 
Anlatılacak ne çok yaşanmışlığın var Kudüs. Kelimeler  yeter mi seni anlatmaya?
Kudüs'e Yenişafak  gazetesinden bir dostumun daveti üzerine gittim. Döndüğümde artık ben eski ben değildim. Çünkü ben yoktum, hiçbir şey  yoktu. Kudüs'ten öncesi ve Kudüs'ten sonrası vardı.
 
Necip Fazıl ERGÜT
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.