bioreklamsol
biosag
bioreklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Cumhurbaşkanı El-Beşir ile ortak basın toplantısında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Cumhurbaşkanı El-Beşir ile ortak basın toplantısında konuştu
DÜNYA / 25 Aralık 2017
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sudan'da mevkidaşı Ömer El-Beşir ile baş başa ve heyetler arası görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.
El-Beşir'e ve tüm Sudan halkına şahsı ve milleti adına kalbi şükranlarını ifade eden Erdoğan, bu ziyaretin "cumhurbaşkanı" sıfatıyla Türkiye'den Sudan'a yapılmış ilk ziyaret olduğunu söyledi.
 
Bu ziyaretle, Sudan'la ilişkileri çok daha güçlü bir zemine taşımanın gayreti içerisinde olacaklarını belirten Erdoğan, "Bu anlayışla bugün bir adım attık, o da Türkiye-Sudan arasında iki ülkenin, iki milletin bir stratejik konsey anlaşmasını imzalamış olması. Büyük önem arz ediyor. 12 anlaşma, mutabakat zaptı bunun ilk adımı olmuştur." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm ilgili bakanların kendi aralarında çalışmalarını yapacaklarını, her yıl bir ülkede gerçekleşen çalışmaları değerlendireceklerini bildirdi.
 
Sudan'ın, kendi dünyalarında çok farklı bir konumunun bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, ülkenin, özellikle Afrika ile ilişkilerde müstesna bir yere sahip olduğunu dile getirdi.
 
Erdoğan, 2005'te başbakanlığı döneminde Türkiye'nin, Afrika'yı adeta "bir stratejik kıta olarak" ele aldığını hatırlatarak, "O zaman 12 büyükelçiliğimizin olduğu Afrika'da, şu anda 39 büyükelçiliğimiz var. Bölgede istikrarın tesisine en fazla katkı sağlayabileceğine inandığımız bir dönemde Sudan, maalesef çok büyük haksızlıklara uğradı. Sudanlı kardeşlerimiz, ticari ve ekonomik ambargolarla adeta tecrit edildi, hayattan tecrit edildi. Ama sabırla bu süreci atlatmanın gayreti içerisinde oldular. Biz bu tür tecrit politikalarına karşı olduğumuzu her zaman söyledik ve Sudan'ın sürekli yanında olduk." dedi.
 
AMBARGONUN KALDIRILMASINDAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ
 
Ticari ve ekonomik ambargoların faydadan ziyade zarar getirdiğini, sivil halkın acı çekmesine neden olduğunu her vesileyle ulusal ve uluslararası toplantılarda ifade ettiklerini anımsatan Erdoğan, "Geldiğimiz noktada Türkiye'nin itirazlarının ne kadar doğru olduğunu bir kez daha görüyoruz. Sudan'a yıllardır yapılan bu haksız ambargonun, uygulamaların kaldırılmış olmasından da şüphesiz ki memnuniyet duyuyoruz. Yeterli mi? Hayır. Daha atılması gereken bir çok adımlar var. Bu adımların da süratle atılmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Bu başarıda kardeşim Cumhurbaşkanı El-Beşir'in sağduyulu, dirayetli politikalarının ciddi payı olmuştur. Sudan'ın, ulusal diyalog ve birlik çabalarını takdirle takip ediyoruz." diyen Erdoğan, bu sürecin, ülke ve Sudanlılar için hayırlara vesile olmasını Allah'tan temenni ettiğini söyledi.
 
Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Sudan yönetimi ve halkının, Türkiye'ye en güçlü desteği verdiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
 
"Sudan, Türk milletinin gerçek dostu olduğunu o gece bir kez daha göstermiştir. Şahsım ve milletim adına Cumhurbaşkanı El-Beşir'e ve Sudan halkına en kalbi şükranlarımı ifade ediyorum. Bu desteği ve sergilenen dayanışmayı hiçbir zaman unutmayacağız. 15 Temmuz gecesi 251 insanımızı şehit eden FETÖ ile mücadelemizi her alanda kararlılıkla yürütüyoruz. Eğitim, diyalog, hoşgörü gibi kavramların arkasına saklanan bu hain yapının gerçek yüzü artık ifşa olmuştur. Sudan gibi diğer dost ülkeler de FETÖ'ye karşı gerekli tedbirleri almaya başlamıştır. Örgütün tüm Afrika kıtasında kökünün kazınacağına inanıyorum."
 
500 MİLYON DOLARLIK BİR İKİLİ TİCARET HACMİ BİZE YAKIŞMIYOR
 
Cumhurbaşkanı El-Beşir ile ikili ve heyetlerarası görüşmeler yaptıklarını aktaran Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliğinin Konseyi'nin kurulmasına dair adımların atıldığını bildirdi. Erdoğan, konsey sayesinde, iş birliğini çok daha hızlı bir şekilde ilerletme şansına sahip olacaklarını vurguladı.
 
İlerleyen dönemde, siyasi, askeri, ticari, kültürel, özellikle dış politikaya yönelik birçok alanda atılacak müşterek adımlarla, "kazan-kazan" esasına göre, her iki ülkede çok şeyler elde edileceğini belirten Erdoğan, ortak açıklamaya ek olarak çeşitli belgeleri de ilgili bakanların imzaladıklarına işaret etti.
 
Erdoğan, bu belgeler sayesinde ekonomik ve ticari ilişkilerin kendilerine yakışır bir düzeye çıkaracaklarına inandığını dile getirdi.
 
"80 milyonluk bir Türkiye, 39 milyonluk bir Sudan, 119 milyonluk iki kardeş ülke şu anki ticaret hacmimize baktığımız zaman 500 milyon dolarlık bir ikili ticaret hacmi bize yakışmıyor." diyen Erdoğan, ilk etapta bunun 1 milyar dolara, ardından da 10 milyar dolara doğru gitmesi gerektiğinin altını çizdi.
 
GEREKLİ HEYECANI VERECEĞİZ
 
Erdoğan, gerçekleştirilen önemli projelerde, Türk insanının ve iş dünyasının Sudan'da bulunacağına inandığını ifade ederek, "Özellikle yanımda 200'e yakın iş adamı geldi. Sudanlı işadamlarıyla yapacağımız bu iş formunda kendilerine gerekli heyecanı da vereceğiz. İnanıyorum ki buradaki yatırımlara yönelik adımlar da çok daha farklı bir zemin bulacaktır." diye konuştu.
 
Ortak kültürün bir parçası olan ve restorasyonu tamamlanan tarihi yapıları da yarın ziyaret edeceğini belirten Erdoğan, Port Sudan'a giderek limanda incelemelerde bulunacağını söyledi.
 
Erdoğan, iş adamları Sudan'da yatırım yapmaya teşvik ettiklerinin altını çizerek, bu anlayışla yarın yapılacak iş formunu çok önemsediğini kaydetti.
 
Görüşmelerde ele alınan konular arasında Türkiye ile Sudan'ı yakından ilgilendiren küresel ve bölgesel istikrar sorunlarının da bulunduğunu aktaran Erdoğan, bunların başında, ABD'nin Kudüs'e yönelik attığı adımın geldiğini dile getirdi. Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak, yapılan davete icabet eden Sudan Cumhurbaşkanı El-Beşir'e teşekkürlerini iletti. 
 
TÜM İNSANLIĞIN SORUNU
 
Kudüs'ün sadece İslam dünyasının sorunu olmadığını aynı zamanda Hristiyan dünyasının, tüm insanlığın sorunu olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuya ilişkin Papa'yı arayıp görüştüğünü, Rusya Devlet Başkanının desteğini istediğini anlattı. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulundaki Kudüs oylamasına ilişkin, "Attığımız müşterek adımlarla birlikte 128 ülkenin verdiği destek ve ABD'nin burada 9'da kalması ve hangi ülkelerle 9'da kaldığı düşünüldüğünde ortaya bir gerçek çıkıyor. Ne kadar güçlü olursanız olun en güçlü olan haktır ve hak burada da galip gelmiştir." dedi. 
 
Bundan sonra yapılacakların önemli olduğunu dile getiren Erdoğan, özellikle bu işin üçüncü etabında Filistinlilerin yanında olmak, yapılan yanlışların karşısında durmak suretiyle BM'nin bu işin takibini çok daha yakın planda ele almasını isteyeceklerini ifade etti. 
 
PAPA'NIN TAVRINI TAKDİRLE KARŞILADIM
 
"Sayın Papa'nın bu noktadaki tavrını takdirle karşıladım. Bu süreci takdirle karşılamamın sebebi daha sonrada yaptıkları açıklamalarla yine bu süreci onların da takip edecek olması, bizim aynı şekilde takip ediyor olmamız bir dayanışmayı ortaya koymuştur." diyen Erdoğan, bunun tüm insanlığın meselesi haline geldiğini söyledi.
 
Oylamada çekimser kalan ülkelerin konumunun da önemli bir konu olduğuna işaret eden Erdoğan, çekimser kalan ülkelerin de geçici bir ürkekliği, korkaklığı yaşadıklarını ama bunun daha sonra yine lehte gelişeceğini belirtti.
 
Kudüs'ün sahiplerinin tüm insanlık olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin büyükelçiliğinin Kudüs'te olduğunu açıkça ifade etmek istiyorum. Fiili olarak bu böyledir ama işgal kalktığı zaman gereği yapılacaktır." ifadesini kullandı.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.