Arzu Karamanlı NAZMİ - Yürek Güreşi
Arzu Karamanlı NAZMİ - Yürek Güreşi
BAŞYAZAR / 8 Mart 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Yürek Güreşi" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Ey Oğul;

Hayat “bilek güreşini” kazananların değil, “yürek güreşini” kazananlarındır aklından çıkarma. Şairin de dediği gibi, “Kalbim etten bir organ sadece, kalbim yüreğim olur sen gelince”… Yüreğine “değer” koyamadığın sürece, kalbin sadece yumruğunun büyüklüğünde. Yüreğinde adamlık yoksa saatte 5 litre kan pompalamaya yarar, bu oran bile kanını muhafaza edebildiğin müddetçe…

Cesur ol evlat, korkma koridorlardaki topuk seslerinden. Gidiş geliş aynı güzergah, merdivenler hem sen hem de kadınlar için. Adı üstünde “Hak ediş”, adil paylaşım ve emeğin doğrultusunda.

Yiğitliğin insanlığında, “erkeklik” kahraman yapmıyor unutma. Bazen bir “kadın” senin başaramadığını rahatça yapabilir. Kadınların başarısından bile kendine pay çıkartıp “taviz” verdim sayma ya da başarısızları etrafında toplayıp egon için çalışma.

Mertçe” mücadele et oğul. Rekabet edip yenildiğin kadının sırasıyla; işine, hayatına, namusuna dil uzatma. Gelemese de seninle “halı saha maçına”, maç doksan dakika ve belki uzatmalara kalır umutsuzluğu kapılma.

Aslanın dişisi, erkeği olmaz” özünde bir atasözü, ancak mutlak var aslanın da cinsiyeti ama paylaşırlar “mutlakiyeti”… Sevgili Prenslerine bunları söyleyebilen ya da evvelden söylemiş olan “Annelerin”, 8 Mart Dünya Kadınlar günü hayırlara vesile ola.

Ama anneler kızlarına da söylemeli birkaç cümlede olsa 8 Mart’ta…

Kızım,

Sen de yüreğine koyabildiğin değerler ve onların uğrunda verdiğin mücadele nispetinde büyüksün. Mücadelenden yılma hedeflerin kalbin kadar yakınında, “zafer inanlarındır” unutma.

Cinsiyetini” ön plana çıkartıp “insanlık onurunu” ayaklar altına alan kadınları görürsen şaşırıp afallama, “erdemlerine” sıkı sıkı bağlan sakın geri adım atma.

Güçlü kadınların karşısında tek başına durmayı beceremeyen hemcinsleri olur. İşte onlar birleşir kendisi gibi olanlarla, “iftira” ve “itibar suikast” tugaylarına dönüşüverirler bir anda. Sakın ciddiye alma “ittifakları” biter “çıkarları” birbirlerininkiyle çakışdığı dakikada. Böyleleri de çıkacak karşına, sonra “Vay ben duymadım, vay ben işitmedim” yapma.

Hayata önce yüreğini sonra “emeğini” koyacaksın aklından çıkarma. Güzellik ve estetik sonradan gelir, bu konudaki karar mercii de insanın kendisidir. Bilesin ki pahalı bir ruj, bir çocuğun bir öğün yemeğinden daha önemli değildir.

O yüzden adaletin tecellisi, hayat hakkının kutsallığı, paylaşımın terazisi ve istismarın önünde kalkan olmak en temel vazifelerindendir ve “paylaşmak” inancımızın temelidir. Aman kızım hiçbir “mazlumu” bir “zalimin” eline bırakma sonra hesabı hem sana, hem bana.

İyilik ve erdem olduğu kadar kötülük, nankörlük ve zulüm tüm insanlar içindir. İnsanların kalitelerine değer katmak “imaj maker” ların üstesinden gelebileceği bir iş değildir o tamamen “yürek işidir”.

Sevgili kızım; çalışma hayatında, evde, okulda, hayatın her alanında “Sana gül bahçesi vaat edemiyorum” ama tavizsiz ve erdemli bir hayat için önerilerde bulunabiliyorum… “Gerisi sana kalmış” falan da demiyorum, yaşadığım sürece “Demeokles’in kılıcı” gibi başının üstünde nöbet tutuyor olacağımı bilmeni istiyorum…

Bütün bunların üzerine kız annelerine de “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” ile alakalı birkaç iyi cümle kurmak isterdim ama maalesef onların işi çok daha zor, onlara ancak “Allah yardımcınız olsun” diyebilirim.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.