Arzu Karamanlı NAZMİ - Ruhumuzda Var
Arzu Karamanlı NAZMİ - Ruhumuzda Var
BAŞYAZAR / 3 Mart 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Ruhumuzda Var" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

“Herkesten bir anı saklar bu yollar

Herkesin acısı, sevgisi kadar

Güzelmiş, çirkinmiş ne fark eder ki?

Deli gibi sevmek ruhumuzda var…”

Bugün şarkılar seninkiler, özlüyoruz seni koca yürekli adam. Rahmet içinde kal, acımasız bir “darbeden” hiç suçsuz yere nasibini alan insan. Yasaklanan, hor görülen, aşağılanan, esirgenen bu milletin evlatlarından…

Uzatmalı itin biri, Yusuf’u gaflette vurdu” diyen kadar hükmün yoktu, şarkılarını özgürce dinleyebilmek için büyümek gerekiyordu. Bizler gibi 80’lerin çocuklarının payına, bir “cuntanın” doktrinleri ile yaşamak düşüyordu.

Çukurova’nın sesini kimse duysun istemiyorlar ama her pazar sabahı saatlerce bilmem kimin, bilmem neredeki orkestrasını dayatıyorlardı. Tam 22 yıl dayattılar ve koca bir nesli zorladılar, “asimilasyon” gayretleriyle çocukluğumuzu aldılar.

İdamlar, işgenceler, bir tek duruşmaya çıkmadan aylar süren hücre cezaları, yasaklananlar, vatandaşlıktan çıkarılanlar; “Bizim çocuklar başardı” diyen Amerikalı Generalin planladığı bir darbenin, siyasi tezahüründen sadece birkaçıydı.

Tüp, mazot, şeker, yağ gibi temel ihtiyaç maddeleri için kuyruklarda günler geçirmek, günlük hayatın bir parçası gibi algılanıyordu. “Darbe” sosyal ve ekonomik hayatı stokçuların emrine sunmuş kim bilir kimler nerelerde, ne paralar kazanmıştı.

Yaşamın hiçbir alanını rahat bırakmamışlardı, en çok da “kültür” ve “iletişim” alanına yükleniyorlardı. Koskoca “Yeşilçam’ı” mahvetmişler, ahlaksız ve iğrenç filmlere set yapmışlardı.

Toplumsal Dönüşüm” için “Kültürel Dezenformasyon” şarttı ve Müslüm Baba, Orhan Baba, Ferdi Baba televizyonlarda yoktu. Milletin “Baba” dediği sanatçılar, milletin kanalında yasaklıydı.

Küllerinden doğmaya” muktedir bir kromozom yapısına sahip insanımız için her ayrıntı hesaplanmış, önce Abdullah Öcalan ve PKK sahaya sürülmüş sonrada Fetullah Gülen ve örgütü ringe çıkmak için hazırlanmıştı.  Ola ki ülkenin “bekası” ve “istikrarı” yeniden tesis edilirse diye ihanetler ince ince planlanmıştı…

Değişmedi Müslüm Baba, istikrar ve büyüme karşıtı cılız bir ses olsa da şimdilerde devam ettirdikleri, malum “Hayır” kampanyası. Yaşasaydın muhtemel tepkin, “Eveeeet, zaten ne hayırlarını gördük ki?” olacaktı.

Eveeeet” bu vatana iğne ucu kadar “hayrı” dokunmayan “hayırsızların”, güçlü ve büyük Türkiye’ye  karşı  yürüttükleri “Hayır Kampanyaları” eminiz seni de senden alır, onlara inat “Usta” şarkısını okuttururdu.

Gene ne hallerdeler “Bir bilebilsen”… Referandumun sonuçlarına kontra atak cihetinden o hiç bitmeyen “darbe” kışkırtıcılığına hız kesmeden devam. “Darbe Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı”nın yüzünü eskitme korkuları dahi olmadı.

Bilemedik biz ihanet mi, düşmanlık mı  “Adını sen koy”.

En iyisi sen bu arzuhale “17 Nisan’a” kadar bir virgül koy. Sen “İtirazım Var” demeden biz yerimizi bilelim, sen “Sevgiyi” söyle biz dinleyelim.

“Adam”, güzel gönüllü insan; huzur içinde uyu. Bütün engellemelere rağmen biz seni çok sevdik, seninde dediğin gibi “Deli Gibi Sevmek Ruhumuzda var”…

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.