Arzu Karamanlı NAZMİ - Bir rahatsızlığınızı alırız
Arzu Karamanlı NAZMİ - Bir rahatsızlığınızı alırız
BAŞYAZAR / 1 Mart 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Bir rahatsızlığınızı alırız" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

IMF topladı tası tarağı gitti. NATO bu millet nezdinde inandırıcılığını kaybetti, FETÖ’cü subayları bile kendi karargahına “zenne” etti. Lafta kaldı hep söyledikleri bir gün bile ortaklığını hissettirmedi.

NATO’yu yerden yere vuran TRUMP bile Kongre konuşmasında hem beyaz mendil salladı hem de en çok alkışı DEAŞ ile mücadele kararlığında aldı. Melania’nin aldığı alkış, DEAŞ’ın aldığı alkışın yanında solda sıfır kaldı.

Aslında kararlılığı PYD gibi terör örgütlerini silahlandırmak, aleni verdiği desteği daha da  meşrulaştırmaktı. Böylelikle Amerikan Üniforması giydirip fotoğraflarını çektikleri PYD’li terörist kızların, Hollywood yolunda gördükleri rüyalarına bir adım daha atılmış oldu.

Birbirlerine söylediklerini ilk Kongre’de yiyip yutan NATO ve Amerikan Başkanı bu kadar çabuk havlu attıklarına göre, Suriye hattındaki Türk Ordusunun varlığı sandığımızdan çok daha fazla rahatsızlandırdı.

İlk resmi sınavından önce tükürdüğünü yalamaya başlayan Trump’ın istifaya zorlanan Baş Danışman komploları gözünü fena korkutmuş olmalı. Hatırı sayılır ölçüde bütçesi arttırılan Pentagon’da bunun bir kanıtı. Daha şimdiden yeşil ışık yakmaya başladığı ise, “My Partner” dedikleri PYD’nin Suriye’nin kuzeyindeki toprakları...

Dünya genelinde itibar kaybeden NATO, “Bir terör örgütünü yok edemiyorsam neye yarar benim çok uluslu askeri müttefikliğim?” demeyi bıraktı patronu Derin ABD ile ortak hedeflere konuşlandı. Bu arada en büyük korkularından biri de bu topraklardan silinip, IMF ile yapmak zorunda kalacağı bir “akıbet ortaklığı”. 

Gerek Suriye’de gerekse terörle mücadelede tüm dünyaya ders veren “Türk Ordusunun”, NATO’nun itibarını derinden sarsması ve karizmasını tartaklaması ise en büyük rahatsızlığı. Birde üç beş satılmış “üniformalı ajanın” hazırladığı raporlara bakıp bunca talimi yalan yanlış yere yapmasaydı…

Ezberleri, moralleri, planları bozuldu.

Trump’ın gelişi ile dibe vurmuşlardı ama araları düzelmiş görünüyor haydi hayırlısı.  Nasıl düzelmesin, kaset falan, bitmez onların “Ali Cengiz” oyunları. Sıkıcı, sarsak, köhne, para basan, sözde akıl oyunları. Güya elli yılda bir yeniledikleri “Yeni Dünya” planları.

En çok takdir edilen yanları ise hiç vazgeçmemeleri, aptal durumuna düşmelerine rağmen gösterdikleri kararlılıkları. Türkiye ise adeta saplantı olmuş ruhlarına kazıdıkları. 15 Temmuz’dan bu yana dağılan karizmalarını toplamak için her yöntemi deniyorlar.

Her zaman iş gören, en sevdikleri yöntem “Ordu” ile “Milletin” arasının açılması. Her zamanki gibi sonuç alınacağından ümitvar, başlatıyorlar “algıcılık” oyunlarını. Alamancının ortağı bu işlerin en uygun mecrası, bu konudaki kallavi tecrübesi de işin cabası.

15 Temmuz’dan sonra bizimkilerden “ekmek”, kendi mahallesinden “dayak” yiyen Hande Fırat’ın “editoryal hata” imzası ve tamda sene-i devriyesinde bir “28 Şubat” kanırtması, gelsin bize yeni bir “kaos” ortamı.

Ama tutmadı, tutmaz. Öncelikle çok aşinayız ve de hazırlıklıyız. On yılların “kamera şakası” bir bitmediniz, “Medya Planınızı” bile değiştirmediniz.

Daha da önemlisi “Çürük Raporlu” ajanların düzmece analizlerine aldanmayın. Türk Ordusu asıl sizin rahatsızlığınız, bizim “Peygamber Ocağımız”. O ordunun son nefesine kadar arkasında savaşmaya kararlı olduğu “Başkomutan’ı”;  sadece kendi milletinin değil koskoca bir coğrafyanın son kalesi, son umudu.

Bundan sonra bu böyle, değişmez. Bunlar daha iyi günler. Kronikleşecek rahatsızlık nöbetlerine avans mukabilinden “Eee bir rahatsızlığınızı daha alırız”…

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.