Arzu Karamanlı NAZMİ- Çık Dışarı
Arzu Karamanlı NAZMİ- Çık Dışarı
BAŞYAZAR / 24 Şubat 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Çık Dışarı" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

15 Temmuz’da” hangi kompartımanda seyahat ettiğine açıklık getiremeyenler bugün “Demirden korksak trene binmezdik” güzellemesindeler. Hayırdır seyahat nereye ya da hemşerim memleket nire?

El cevap, “Dedim ya yahu, bu dünya benim memleket”…

Bizdeki tasavvuru da “Ona ne şüphe vay ne şeref, vay ne şeref?”

Zira Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü “Kati Piri” de seninle aynı görüşte. Zaten size de yabancı değil iade-i ziyaretlerle omuz omuza, dirsek dirseğe. Geçirmecilik oyununuz “olağanmış” gibi devam etmekte.

Anladık sizin yolculuk aynı trende de ama içinizden biriniz “numarasız” biletle seyahat etmekte. Öğrencilik yıllarımızda daha ucuz olduğu için tercih ettiğimiz bir “Meram Ekspres” vardı, gecenin bir köründe Eskişehir’in uzak mahalle istasyonlarından birinde “nakliye kamyonu” gibi yolcu boşaltırdı.

Kış “oruçalarında” bile hem iftarı hem de sahuru aynı trende yapmak çok olağandı ya da kopan vagonları unutup yola devam etmek son derece sıradandı.

O trende “Ramazanı” geçirebilir, bayram sabahına evde olabilme bahtiyarlığın normal karşılanırdı. Sizin bu yolculukta aynı o treninki gibi hiç bitmiyor. Hatta “Kati Piri” nin yağlı saçları, gudubet suratı da bu uzun ve kifayetsiz yolculuğun bir kadına yapabileceği büyük kötülüğün bir uzantısı. Vah zavallı Avrupa Parlamentosu.

Ey “Sıfırcı” ve Avrupalı kankası; hangi trene binersen bin, kondüktör bu milletin has evladı. Biletin, yolculuğun, istasyonların “bin yıllık” tecrübesi ve kavgası.

İkide bir bu memleketi tehdit edip, ayar vermeyin. Ceberrut ceberut aynı güzergahta seyr eylemeyin. İnin “Kasımpaşa’ya” ya da arada “Üsküdar’a” gelin. Bu milletin ve kadim geçmişinin özeti Kasımpaşa’da,  Üsküdar’da bunu iyi bilin…

Sizin Pelin Batu hala kömürle çalıştığını zannetse de Türkiye’de trenler artık demir yığını falan değil. Genco Erkal’ın trenlerden gözünü alamayışı da hep bu sebeptendir. Elbette bir kromozom kodlamasının da yadsınamaz desteği vardır lakin gözünü dikip öylece kalması hiç hayra alamet değil. Doktora götürmenizde fayda var, çare bulamazsanız farklı hastalara hizmet veren sağlıkçılar derdine deva olabilir…

Şimdi sabah İstanbul’dan trene biniyorum iki saat sonra kahvaltıda evdeyim. Bütün bu konfora rağmen “Kara tren gecikir belki de gelmez” türküsünden vazgeçecek değilim. 

Değerlerimizden bir zerreye tasallut ettirmeyiz. Kasımpaşalı değilsek de izindeyiz, hazır son teknoloji trenin içinde son sürat gitmekteyiz… Gerçi biz uzaya uydu gönderdik siz onun için bile tepiştiniz, teröristleri vuracağız diye son derece muzdariptiniz amma…

Her fırsatta “Komutan Logar” yerine koyduğunuz Kati Piri’ye koşup, “Komutan Logar bir cisim yaklaşıyor” diye ağlayan bir gelenek geliştirmişsiniz. Ayıp ayıp önce cismin ne olduğunu anlayın bari. Uzaya gönderilen bir uydu mu, tren mi yoksa bir savaş helikopteri mi?

Komutan Logar yerine koyduğunuz abla boynunuza sarılıp sizinle beraber ağlayabilir ama bu millet o repliği çok iyi bilir ve cevabı da o minvalde verir;

Kimsin sen, çık dışarı”… 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.