Arzu Karamanlı NAZMİ- Ser'imi Meydana Koymaya Geldim
Arzu Karamanlı NAZMİ- Ser'imi Meydana Koymaya Geldim
BAŞYAZAR / 23 Şubat 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Ser'imi Meydana Koymaya Geldim" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

İkilik kinini içimden atıp

Özde ben bir insan olmaya geldim

Taht kurarım ariflerin gönlüne,

Sözde ben bir insan olmaya geldim.

Ser’imi meydana koymaya geldim.”

Emanet bir canı kutsal değerler uğruna meydana koyamıyorsak, emanet bedenle kutsal değerler uğruna varlık gösteremiyorsak, yemek, içmek, barınmak gibi temel ihtiyaçları lüks sınıflara yerleştirerek “Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisine” sığınıyorsak neye yarar bu insan olmak?

Farklı düşüneni aşağılayıp, farklı giyineni suçluyorsak; “değerlerimizi” ihtiraslarımıza satıyorsak, olduğumuz gibi görünmeyip, göründüğümüz gibi olamıyorsak neye yarar bu insan olmak?

Vatanı mukaddes bilip o düstur üzerine duramıyorsak; anasız, babasız, evlatsız yaşanır ama vatansız yaşanmaz gerçeğini hala anlamadıysak; ikilik çıkarmak yerine “hiç” olup “bir’likte” yücelmeye meyl etmiyorsa neye yarar bu insan olmak?

En nihayetinde varacağımız yer üç beş metre beyaz kumaş, iki üç metreküp toprak. Kadim “birliği” yok sayıp “sırat-ı müstakim’e” yüzsüz çıkmak.  Eşref-i Mahlukat iken, diğer canlılardan bir farkımız mı var, neye yarar bu insan olmak?

Bütün makyajlarını sildiğinde insan özünde sadece “insan” dır. Onu değerli kılan uğruna yaşadığı hayattır; “vatan”, “bayrak”, “emanet” yoksa hayatında, yaşadığı sadece “yalan”dır. Esas gerçeklik görünmeyen, soyut kavramlarda kalandır.

Esas olan “üç tarafı denizlerle kaplı” gibi temel coğrafi bilgileri öğrenip bir kenara bırakarak “üç kıtaya hükmedenlerin” mirasçılar olarak, her yanı düşman olan bir ülkeye sahip çıkmaktır. Ve o denizlerin bir vakitler bize dair çizilen haritalarda “göl” olduğunu unutmamaktır.

Her su veren ele açan kolay çiçekler” misali siyasi ikbal uğruna düşmana hizmet etmeyi adet edinenlere itibar etmemektir. “Mağduriyet” hesabiliğiyle “ikilik” çıkarmak peşinde olanlara had bildirmektir.

Şehidini”, “Gazisini” yok sayıp “Gezisinin” peşine düşenlere, birlikte ve kardeşçe yaşamak zorunda olduğumuz bir ülkemiz ve varmak zorunda olduğumuz “menzilimiz” olduğunu gösterebilmektir.

Paranoyak” ve “Ayrımcı” dinozorların sokağa sürdüğü beynini 140 karaktere okutan “ergenlere” rağmen, sahtekarların sahte beyanlarına ve “sahte kabadayılıklarına” rağmen “Ya Sabır” çekip irade koyabilmektir…

Sadıkların menziline yettiği, Enbiyanın evliyanın gittiği, İzde ben bir insan olmaya geldim” diyebiliyorsak ne ala.

Esas olan, “Ortak değerler” ve “Ortak hedefler” ışığında “Kardeşlik” demine erebilmektir. Kardeşliğin, vatanın, evvelin, ahirin için yaşamak ve mücadele vermektir. 

Dünya kimseye kalmaz”…

Esas olan, esaslı hayat; daha önce “Bir hilal uğruna batan bütün güneşler” gibi başını meydana koyabilmektir. Yoksa neye yarar insan olmak?

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.