Arzu Karamanlı NAZMİ- Artist Mektebi
Arzu Karamanlı NAZMİ- Artist Mektebi
BAŞYAZAR / 21 Şubat 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Artist Mektebi" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Yanıyorda yeşil köşkün lambası,

Hiç bitmiyor şu gönlünün kavgası...”

Tamda ömrünü “Ah ile, vah ile boşa geçirmiş”, gönlü ve kendisi ile olan kavgalarını bitiremeyenlerden bir tanesi “Operalar ve baleler Diyanet İşlerine bağlanır” halüsinasyonunu yeni dışa vurmuşken, bir diğerinin köşkü ateşe veriliverdi…

Güç, “kariyerin dibine vurulduğunda” daha çok zehirliyormuş insanı. Şöhretin “Panik Atak” hali. Gerçek olmayan kalp krizine “Kardiyoloji” servisi seferber edildi, sonrasında klasik “Histeri Krizi” gösterisi ile perde iniverdi.

Ama eğer varsa hayranları üzülmesinler, referanduma kadar bu gösterilere “türevleri” ile devam ederler. “Mektebin Senaristleri” iş başındalar ancak yeni sürprizler beklemeyin sadece şimdi değil 57 yıldır hiç kreatif değiller.  Onların olayı daha çok “copy, paste” şeklinde ilerler, sadece oyuncu değişikliğine giderler.

Ya çapsız ya da çaptan düşmüş oyunculara iş gördürürler. Ha, arada yeni yeteneklere de olanak verdikleri olur ama onlardan beklentileri daha yüksektir, “oscarlık” performans beklerler. Çünkü onlara daha ziyade “çok uluslu” yapımlar da yer verilir, dolayısıyla çıta yükseltilir.

Bu çerçeveden bakıldığında yeni bir “Fadime Şahin” karakteri bir yerlerde rolüne hazırlanıyor olabilir. Pek yakında her türlü “ahlaksızlığın” ve “küfrün” en iyi şekilde hakkını verenlerin, “ahlak abidesine” dönüşmesi gösterileri sergilenecektir…

Son bir asırdır opera ve bale salonlarını doldurmadığımız, kapalı gişe zevkini yaşatmadığımız için özür dileriz. İşin içinde makarna ve kömür olmayınca biz pek ilgilenmiyoruz. Garabetimizin kusuruna bakmayın. Ancak Cumhuriyet tarihinin en büyük gösteri salonlarının, son on beş yapıldığını takdir etmemek sizin artistiliğiniz.

Sadece bir sezonda “235 özel tiyatronun” 4. 590. 000 TL desteklendiğini görmezden gelebilirsiniz. Yalnızca bir yılda 30 filme 25.000.000 TL’den fazla fon sağlayan “Merkezi Hükümete” hakkı teslim etmek istemeyebilirsiniz.

Ama biz kimin “artistlik” yaptığını şıp diye çözmekte bizim işimiz. Buna da kömürüm “isine”, makarnanın “karbonhidratına” bağlayabilirsiniz. Tıpkı daha önce, sanat kostümü içinde kanırttığınız “propaganda” gösterilerindeki berbat oyunculuklarınızda olduğu gibi bundan sonra sergileneceklere de gülmeye dahi tenezzül etmeyiz.

Bu arada ufak bir hatırlatma “özgür basın” manifestolarına pek “girmeyin” deriz, o konu çok işlendi. Her ne kadar sıkıcı, ironik ve sığ olsa da CHP referandum kampanyasında promosyon olarak halka “sarı basın kartı” dağıtacak olabilir. Durum o derece vahim.

Hem bu kadar artist, biraz zorlanırsa daha rantabl olarak değerlendirilebilir. Biraz planlama, biraz eğitim sizin artistleri “role sokabilir”. Hepsinden önce “rolü yaşamak” gerekir. Turuncu pantolon, kırmızı flar, köpek kucakta gülümseyen pozlarla sizin “mağduriyetler” pek inandırıcı olamıyor.

Hiç değilse fotoğraf çekilirken role girip, rolü yaşamanız gerekir. Yoksa yanan bir binaya ziyarete gelip önünde gülümseyen pozlar veren milletvekili kadar rezil kepaze olunu verilir.

Biz sanatı toplum için mi yoksa sanat için mi yaptığınızla bile ilgilenmiyoruz. Biz sadece yörüngesinden çıkmış bayağı ve bayat gösterilerle komik duruma düştüğünüzü belirtiyoruz. O da size “cest olaraktan”.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.