Arzu Karamanlı NAZMİ - Oturmaya mı geldiniz?
Arzu Karamanlı NAZMİ - Oturmaya mı geldiniz?
BAŞYAZAR / 13 Şubat 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Oturmaya mı geldiniz?" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Özgüveni tavan. “Türkiye’yi ayağa kaldıracak”, hem de yeniden…  Evet, hiç kimse anlamadı ya da herkes çok korktu. En son ne zamandı sizin bu ayağa kalkma eylemi? Sizin gibi bütün enerjisini özgüvene dönüştürmüş kaç kişiyi ayağa kaldırılabilmişti?

Refah, ilerleme, ekonomik büyüme, teknolojik kalkınma değil, sizinkisi sadece “ayağa kalkma” eylemi. Biz daha ziyade “kalkışma” diyoruz. Başka bir reaksiyon için oturduğunuz yerden kalkmadığınızı da iyi biliyoruz…

Ama bu kadar tehdit etmene gerek yok ki, biz yapınca alışverişi zaten alıyoruz satış fişi. Böyle bir gizem halleri, çakma CIA figürleri falan. İnan hiç gerek yok, “Üniversite Eylemleri” için kolların sıvandığı çok net, belli.

Bak hiç hazırlığa da gerek yok. 1960’ta ne yapıldıysa aynen tekrar edeceksiniz. Tıpkı 1960’ta ve daha sonra yapılan tüm kargaşa ve anarşi girişimlerinde olduğu gibi. Öyle “Aman efendim biraz kreatif olalım, tepesine tüy dikelim, şapkadan kuş çıkaralım” diye kendinizi kasmak zorunda bile değilsiniz.

Birkaç “Kampüs Girişi”, birkaç “Devrimci Hoca”... Cübbeler yerlere atılır, özellikle kız öğrenciler polislere “Burası benim, üniversitemden defol!” diye bağırtılır. En nihayetinde karşıt görüşlü öğrenciler çatıştırılır.

Arada sizlerden birkaç kişi tazyikli sudan yere düşmüş olarak görüntülenir. Açlık grevi yapan bir iki hoca, oturma eylemleri ile desteklenir. Cezaevlerindekiler suskun kalmaz onlarda önce açlık grevi ile başlar sonra rehine infaz koruma memurları, yangınlar derken “isyanlar” haber bültenlerinin ana başlığı haline gelir.

Ancak, önce üniversiteler karargah haline getirilmelidir. Bu eylem illaki bu kampüslerde şekillenmelidir… Bunların hepsini planlayabilir hatta yapabilirsiniz. Ama Türkiye eski Türkiye değildir işte orada çuvallayabilirsiniz.

Ne öyle kalabalık öğrenci kitlelerini arkanızdan sürükleyebilirsiniz ne de velilerine hareketinizde “haklıymış” gibi yedirebilirsiniz. Biraz sizi oyalar o kadar.

Beş yıldızlı otel konforundaki yurdunda elinde son model akıllı telefonu, ücretsiz ulaşım kartı, öğrenim bursu olan, tek derdi ilim irfan gayreti olması gereken gençlere; “emperyalizm”, “faşizm” gibi “mottolar” ile ülke böldüremezsiniz.

Hadi diyelim ikna edip meydanlara indirdikleriniz oldu, onlarında velileri gelir saçından tuttuğu gibi uçağa bindirir. Bak dikkat et, “Uçağa bindirir” diyoruz. Zira artık bu insanlar “Ulus’tan” da geçebiliyorlar, “Esenboğa’yı” da iyi biliyorlar.

Ha belki vatandaşın ekmeğinden uzun süredir nemalanamayan “seçkincilerin”, gökten zembille inen evlatları size destek olabilirdi ama onlara da “iklimsel” nedenler mani. Bu hava, ekoloji nazik bünyelerine ters. Ya havaların ısınmasını bekleyeceksin ya da  FETÖ’cülerin çocuklarıyla, yakınlarıyla yetineceksin.

Bak onlar yüzde yüz sizinle. “Cevşen” i kapan soluğu yanınızda alır. Biraz gözyaşı, biraz beddua biraz da sizin sloganlardan derken konsept tamamlanır.  Ama eylem amacına varır mı, işte onun cevabı da Pensilvanya’dan yayınlanacak videolardan alınır.

Hareket kabiliyetinizi göz önüne alırsak, siz iyisi mi hazır ayağa kalkmışken hiç oturmayın. Oturmaya mı geldiniz? 16 Nisan’a kadar bekleyin, efendi efendi gidin “Hayır” oyunuzu verin, tıpış tıpış geri gelin. 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.