Arzu Karamanlı NAZMİ- Böyle Bir Sevmek
Arzu Karamanlı NAZMİ- Böyle Bir Sevmek
BAŞYAZAR / 8 Şubat 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Böyle Bir Sevmek" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Ne NATO müttefikleri gördük zaten yoktular… “NATO karargahı” deyip İncirlik’i yol geçen hanına çevirdiler, “istihbarat paylaşımında” yoktular.

Terör örgütlerine mermisinin tanesi 100.000 dolar olan silahlar, zırh deliciler verdiler;  terörle mücadelede yoktular.

Hala koruyup kollamakta oldukları “Şarlatan FETÖ’nün” ciğeri beş para etmez avanesini yıllarca “Mickey  Mouse Üniversitelerinde” yetiştirip Harward’lı kılığında yutturdular, senatolarında bildiri okuttular; “15 Temmuz” ve sonrasında yoktular.

Ne zaman ihtiyacımız olsa yoktular. O nedenle, “Türkiye’yi seviyoruz, bizim NATO müttefikimiz” diye başlayan cümleler kurulduğunda Atilla İlhan’ın o muhteşem şiiri geliyor akıllara.

“Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir.

Azıcık okşasam sanki çocuktular

Bıraksam korkudan gözleri sislerinir

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Böyle bir sevmek görülmemiştir”…

İnsanlık tarihinin gördüğü en “dobra millete”, bu karmaşık sevgi çok fazla. “Saklı lafını düğün evinde söyleyen” bir şeffaflıkta yaşayanlar için “Böyle bir sevgiyi” kabul etmek mümkün değil. Hasılı, NATO bizi daha mı az sevse acaba? Ya da en iyisi yaptığı işe duygularını karıştırmasa da sadece işini mi yapsa?

İlk ziyaretini Türkiye’ye yapmak için görevlendirilen yeni CIA Başkanı Pompeo bu prensip üzerine işe başlayabilir mesela. Duygularını her daim çok yoğun yaşamış bir millet olduğumuzdan bizim hiç sevgiye ihtiyacımız yok.

Tarafsız olsun. Saygılı ve ölçülü olsun… Birleşmiş Milletlerde bile “İncil” üzerine yemin ederek göreve başlayanlar olarak, “Baskıcı, İslamcı yönetim” diye başlayan cümleler kurmasın yeter.

Hele hele, “Bu dünya düzenini biz kurduk. Biz koruduk. Kendi kendisini sürdüremez. Desteklemezsek dağılır ve yıkılır.” diyen Selefi Petraeus gibi düşünüyorsa, bu sözde sevgileri hepten “platonik” kalır…

Birkaç yüzyıl önce kurulan bir ülke olarak son yüzyılda dünyaya şekil verdikleri doğrudur. “Bir düzen kurdular” sonrada dünya patladı gitti... Bombalar; nükleer, biyolojik, kimyasal silahlar kadınların, çocukların, masumların üzerinde patladı gitti. Ölüm ve kan düzeni tesis edildi.

Her ne kadar geçtiğimiz asra bu şekilde damga vurmuş olsalar da, “751 Talas Savaşından” bu yana dünyaya yeni düzenler kuran bizlere, bu mavralar üzerinden okumalarda bulunmasalar ya. Üstelik yüz yıldır denemiş olmalarına rağmen buralarda “dikiş tutturamadıkları” da ortada.

Yine öyle “Sevgi Pıtırcığı” güzellemeliriyle bir ziyaret yapacaklarsa, hem kendi batık ekonomilerine harcırah zararı hem de bizim kıymetli vaktimize ziyan.  Bizim sevgimizde tezahürata yer yok.

Biz sevdik mi tam severiz, sildik mi bir kalemde… 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.