Arzu Karamanlı NAZMİ - Ayrılda Gel
Arzu Karamanlı NAZMİ - Ayrılda Gel
BAŞYAZAR / 6 Şubat 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Ayrılda Gel" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

Kampanya stratejileri netleşti, “Ayrıştırma” eksenli bir kampanya üzerine çalışacaklar. “Laiklik”, “Tek Adam”, “Saltanat” gibi söylemleri ziyadesi ile yıpratanlar, “Ayrıştırıyorlar” diye diye bölmeyi deneyecekler.

Sözde “tarafsız” televizyon kanallarında sözleriyle ve üsluplarıyla “muhafazakar demokrat” tartaklayanlar bu konsept üzerine “yüksek ses” argümanıyla yola koyuldular bile.

Ses yüksek, ego yüksek, küfürbaz, saldırgan, had bilmez bir beden dili karşısında oturtulmuş mütebessim, mahcup iyi niyet elçileri...  Her ikisini birden yöneten ise kalemi parmaklarının arasında, sağa sola talimatlar veren gergin moderatörler.

İçlerinde, botokstan mütevellit gerginliği buyurgan ve kibirli ruh haline karışmış olanlarda var, köy köy dolaşıp hiç birinde sevilmeyenlerde. Ama programlar sırasında bizim “iyi niyet elçilerine” öyle bir gözüküyorlar ki maruz kaldıkları “tarafsızlık” karşısında az kalsın korkudan bayılacaklar.

Bu da yetmiyormuş gibi programın sonunda moderatörden kocaman bir “sıfır” alıp evlerine öyle dönüyorlar… Bütün bu bağıranlar, çağıranlar, kalem sallayanlar birleştirici ve tarafsızlar; kelimelerinin yarısı boğazında kalmış mütebessim arkadaşlarımız ise yedikleri sözlü dayakla kalıyorlar…

İşleri güçleri, “Şu fakire bir algı”.

Şimdilerde “züğürdün tesellisi, hayırcıların algısı”.

Hayır diyenleri teröristlerle yan yana getiriyorlar, ayrıştırıyorlar, ötekileştiriyorlar” ajitasyonu. Meydanlar terörist alkışlamanız, terörist cenazelerinde “helva kaşıklamanız” kimse tarafından ciddiye alınmayacak küçük kaçamaklarınız halbuki…

Hiçbir kutsalı olmayan cani, ihanet örgütü FETÖ, “Hayır” diyor. “Dilene dilene” büyüdüler, “İlene İlene” hayatta kalmaya çalışıyorlar. Kaçamayan, işinden atılan “şakirt artıkları” ve yakınları çarşıda, pazarda, sokakta yemin billah duyar biriktiriyorlar.

“Doğmamış çocuğumu görmek nasip olmasın”, “Çocuklarımı elimle toprağa vereyim” , “İstedikleri rüşveti vermediğim için FETÖ üyeliği ile atıldım” epeyce popüler cümleler. Parçaladıkları ailelerde intihara sürükledikleri sabiler için infaz emrini verenler, 16 yaşındaki çocukların üzerine kurşun sıkıp şehit edenler, ne bu dünyada ne öbür dünyada rahat yüzü yok size PR’nızı yesinler.

Bir kısım “Hayırcılar” bunlar, bir kısmı da Kandil’deki “Fistanlılar”…  Bir de “terörle yan yana gelmeyiz” deyip söylem birliği yapanlar, “ayrıştırma” ipine bel bağlayıp kendi yazdıklarını tersten okuyanlar. En büyük destekçileri de doğuştan ayrıştırıldığını düşünmeye meyilli olanlar.

Hepsi aslında ne de “Hayırlılar”.

Malum bu günlerde “Hayırda, hayır var” diyerek hidayetle şeref buldular, hayırda yarışıyorlar. Ama “terör örgütleri ile aynı ifadeleri kullanıyorsunuz” denildiğinde pek bir sinirleniyorlar.

Çünkü onlar özlerinde “iyi çocuklar” ama “arkadaş kurbanı” oldular.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.