Arzu Karamanlı NAZMİ - Hayır'sız
Arzu Karamanlı NAZMİ - Hayır'sız
BAŞYAZAR / 3 Şubat 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Hayır'sız" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

15 Temmuz sonrası üç maymunu oynayanlar aylar sonra ziyaretleriyle şereflendiriyorlar. Aslında acele etmeyeceklerdi, “Yıl Dönümü Anma Etkinliklerinde” bakanlık düzeyinde katılım sağlayacaklardı fakat “Fırat Kalkanı” ellerini kollarını bağladı.

Çok ciddi bir işgal teşebbüsüne, ekonomik manipülasyonlara aldırmadan “Darbenin” kırkı çıkar çıkmaz “Fırat Kalkanı Operasyonu” nu başlatan “Çılgın Türkler” hesaplarını alt üst etti. Mavi Boncuk vererek “Mülteci” sorununu bertaraf ettiklerini düşündükleri bir sırada Suriye hesapları da alt üst oluverdi.

Şimdi biri gidiyor, biri geliyor. Gelen inceden ayar vermeyi de ihmal etmiyor…

Siyasette ve diplomaside “dil sürçmesi” yoktur, Sayın Merkel. “Gafları Efendisi” Genel Müdür’ün, dil sürçmelerine bakmayın, bir onunki gerçek. O hayatın “mizah” tarafı.  Sebebi ziyaretiniz her ne kadar “Müslümanların Lideri” nin gözünün içine baka baka “İslamist Terör” demek olmasa da gelmişken bunu da aradan çıkarmak istemeniz aşikar.

Tarih boyunca Müslümanların hiçbir Yahudi’yi sabun haline getirmediğini düşünecek olursak; bu acımasızlığı, zorbalığı, ırkçılığı, vahşiliği abilerinizin tarihe geçen utancından iyi biliyor olmanız gerekir. “Terörü”, “vahşeti” İslam’la bağdaştırabilmek sadece gaflettir.

Tabi bu gafletin altında “arka bahçenize” çevirdiğiniz, parasını ve kasasını elinize geçirdiğiniz, “Misyoner” topluluk Avrupa Birliği’nin de payı büyüktür…

Acımasızca sınırlarınızdan kovulanlar Müslümanlar değil de Hristiyan olsaydı böyle görmezden gelinir miydi? Mülteci Kamplarında insanlık dışı şartlarda yaşamaya mahkum edilir miydi? Hemen “yaşam hakkı” kutsanır, “Evrensel Kurallar” işletilirdi öyle değil mi?

Din üzerinden dış politika üretmeye kalkarsanız sınıfta kalırsınız dahası “bumerang” gibi döner gelir sizi vurur, şimdilik söylemekle yetinelim…

Biz her ne kadar “şerefyab” olmasak da ziyaretinizin esas amacı, sizin “hayırcılara” daha doğrusu “hayırsızlara” moral, motivasyon, takviye…

Sarayınızda keyif çatarak “Bu kış Türkiye için çok zor geçecek” diye tehditler savuran vatan hainlerini düşündükçe “Hayra” yoramıyoruz maalesef. Üstelik aynı günün sabahı Genel Müdür, sizin Misyonerler Birliği’nin bütün büyükelçilerini toplayıp “Referandum sağlıklı şartlarda gerçekleşemez, Türkiye’de baskı var” demişken… İyi niyetli olabiliriz ama saf değiliz.

Gerçek saflar; 2017’nin Ankara’sında Avrupa’nın bütün büyükelçilerini toplayıp vatanını şikayet edenlere “Bu nasıl baskı?” diye soru sormayı akıl edemeyenler. Esas saflar milletten umudunu kesip, Avrupa kapılarından medet bekleyenler. Ceket ilikleyip, el pençe huzuruna duranlar. Göbeğini sen ve senin gibilere bağlayanlar.

Ama bu millet asla saf değil!

O yüzden bundan sonra eğer geleceksen daha samimi ve içten gel. Kampanya yüzü olmaya, plan kurmak için “partner” seçmeye gelme…

Amasız, fakatsız gel. Hayır’sız gel!

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.