Arzu Karamanlı NAZMİ - Yol tarifi
Arzu Karamanlı NAZMİ - Yol tarifi
BAŞYAZAR / 26 Ocak 2017
İşte Başyazarımız Arzu Karamanlı Nazmi'nin "Yol tarifi" başlıklı bugünkü köşe yazısı...

“İti , ite kırdırdık” diyenler,

“Bir sağdan asanlar, bir soldan asanlar”…

Onlar öldüler fakat hazırladıkları “Anayasa” içimizde yaşıyor. Bizi de, ona göre yaşatıyor.  Kıyamete kadar sürecek değil Allah’ın izniyle. Bir sağdan, bir soldan evlatlarını kurban verenler, 1960’dan bu yana “bedel” ödeyenler o “Anayasayı” da tarihe gömecekler…

Anlaşılmayacak bir konu değil. Millet nasıl yönetilmek istiyorsa öyle yönetilecek, kimin tarafından yönetilmek istiyorsa, o yönetecek. İtirazı olanlarda itiraz için “mahkemeye” değil “millete” gidecek.

Tabi sadece; “birbirine kırdırma” ihtiyacı hasıl olduğunda millete gidenler, o güzergahı pek sık akıllarına getiremezler. Fakat “postal” desteği alamadıklarında, “Onların, çocuklar başaramadıklarında” akıl edebilirler. O zaman da “millete” giden yolu, ancak harita üzerinden tayin edebilirler…

Artık teknoloji çok gelişti, bu kısa tarif sizi millete götürecektir; “Anayasa Mahkemesine” sırtınızı verin ve akıllı telefonlarınıza “Anadolu” yazın. Dikkat edin, “Anayasa Mahkemesi” değil, “Anadolu” yazacaksınız. Eğer telefondaki “gergin ablanın” telkinlerine uyarsanız, millete giden yolu bulursunuz.

O gergin abla, yol üzerindeki İlçe Emniyet Müdürlükleri ve Semt Karakollarına gelindiğinde sizi uyaracak bir donanıma sahip değil. O yüzden aklı başında olanlarınız bu konuda ihtiyatı elden bırakmasın. Malum; içinizde “TOMA” görünce üzerine zıplayan var, “kelepçe” bulunca kendini bağlayan var. Siz bilmezsiniz, milletin önünde bu davranışlar hoş karşılanmaz.

Gergin abla” demişken, “Sıfırcı Böke’ yi” de Parti Binanızda bırakmanızı tavsiye ederiz. Bu kadar terör eylemi ve darbe kalkışmasının ardından vatandaşın surat çekecek, azar işitecek hali yok. Bu hatırlatmada size küçük bir jestimiz…

Şimdi, vatandaşın karşısına öyle eli boş gidilmez. Neden itiraz ettiğinizi içeren bir söylem geliştirmelisiniz. Isırmak, burun kırmak, Tuncay Özkan’ı bağırtmak sizi kurtarmaz. İlle de tutarlı olacaksınız.

Tutarlı olacaksınız unutmayın!

Bir vilayette “terörist alkışlatıp”, bir başka vilayette “Ben Ülkücüyüm” demeyeceksiniz!

Laiklik en temel sığınağımız” deyip, İslam’a dair “fetva” vermeyeceksiniz!

Sahi, “Laiklik” diye başlanan bir cümle nasıl olurda “Başkanlık İslam’a aykırı” fetvası ile bitirilebilir? Kısacık bir konuşmada bile yolunu karıştıranlar millete giden yolu nasıl bulabilir? Hadi “buldu” diyelim, ya aynı cümleleri orada da tekrar ederse?

Bu tarz “gaflar” vuku bulduğunda; “O zaman alkış” mı, “Bir sağdan bir soldan” mı diyeceksiniz? Böyle durumlarda “taziyeye” giderken otobüste dans etmeyi ihmal etmeyen partililerinizin, meydanlarda olmasını mutlaka tesis etmelisiniz…

Hadi bakalım yolunuz açık olsun. Su gibi gidin, gelin. Aman giderken otobüslerin üzerindeki “Evet” yazılarını sildirmeyi ihmal etmeyin!

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.